1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. 3. Ar-ge Ve İnovasyon Zirvesi
3. Ar-ge Ve İnovasyon Zirvesi

3. Ar-ge Ve İnovasyon Zirvesi

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan:- “Datanın yerli ve milli olarak saklanması çok önemli. Bunu sağlamak, adeta coğrafi sınırlarınızdaki güvenliğinizi sağlamak kadar önemli”- “Daha önce sektörün içinde olanların dahi tahayyül etmekte v

A+A-

İSTANBUL (AA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, datanın yerli ve milli olarak saklanmasının önemini vurgulayarak, “Bunu sağlamak, adeta coğrafi sınırlarınızdaki güvenliğinizi sağlamak kadar önemli.” dedi.

Mimar ve Mühendisler Grubu’nca düzenlenen 3. Ar-Ge ve İnovasyon Zirvesi kapsamında, “İnternet Ekonomisi: İletişim Sektörünün Yenilikçi Dönüşümü" başlıklı panel gerçekleştirildi.

Panelin moderatörlüğünü yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, Ar-Ge ve inovasyonun, kalkınmanın ve rekabetçiliğin en önemli iki aracı olarak nitelendirilebileceğini belirtti.

Bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Ar-Ge ve İnovasyon Zirvesi’nin, Türkiye’nin geleceğine ışık tutacak bir zirve olacağını ifade eden Sayan, şunları kaydetti:

“Hakkında konuştuğun şeyi ölçebildiğinde ve onu numaralar şeklinde ifade edebildiğinde gerçekten o şey hakkında bir şey biliyorsundur. Hakkında konuştuğun şeyi numaralarla ifade edemiyorsan bilgin ancak yüzeysel ve yetersiz seviyede demektir.' 19. yüzyılın büyük bilim adamlarından Lord Kelvin söylemiş. Etrafımızdaki hemen her şeyin dijitalleşmesi, son zamanların en önemli fenomeni olmuş durumda. Daha önce sektörün içinde olanların dahi tahayyül etmekte ve çoğu zaman da telaffuz etmekte zorlandıkları exabyte ve zettabyte gibi ölçüler, dünyada üretilen dijital veriler mevzubahis olduğunda sıkça kullanılan kavramlara dönüşmüş durumda. Aslında gelişme bu şekilde devam ederse saklayabildiğimiz data açısından adeta metrik sistemi tüketeceğiz. Bu datanın saklanmasıyla ilgili maliyetlerin düştüğü de bir dönemdeyiz.”


- “Yenilikçi dönüşümü yerli ve milli unsurlarla yapabildiğiniz ölçüde varsınız”


Ömer Fatih Sayan, bazı araştırmalara göre, 2021 yılına kadar toplam internet trafiğinin 3,3 zettabyte’a ulaşacağını aktararak, “Bu rakam da 2015-2021 arasında 127 katlık bir artış anlamına geliyor. Yani yaklaşık 700 milyar adet DVD’ye depolanacak bir veriden bahsediyoruz. Hayal gücümüzü dahi zorlayan bir gelişim hızı ile karşı karşıyayız. Ülkemiz açısından da durum farklı değil. BTK tarafından yayımlanan 3 aylık gelişmeler bülteninde yer alan internet trafiği verilerine baktığımızda, 2010 yılının son çeyreğinde toplam internet trafiği ülkemiz için 300 bin TeraByte bile değilken 2018’nin ikinci çeyreğinde 4,1 milyon TeraByte’ı aşmış durumda.” şeklinde konuştu.

Tüm bu gelişmelerin sayısal çağın geçmiş dönemlere göre en ayırıcı özelliğinin bu değişim hızı olduğunu gösterdiğini vurgulayan Sayan, “Bildiğiniz gibi 4,5G ihalemizi yaptık. Yenilikçiliğe yerlilik ve millilik kavramlarını ekledik. Yenilikçi dönüşümü yerli ve milli unsurlarla yapabildiğiniz ölçüde varsınız.” ifadelerini kullandı.

Sayan, datanın yerli ve milli olarak saklanmasının önemine işaret ederek, “Bunu sağlamak, adeta coğrafi sınırlarınızdaki güvenliğinizi sağlamak kadar önemli.” dedi.

Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı'na 3 telekom şirketinin de destek verdiğini anımsatan Sayan, şirketlerin yatırımlarının artarak devam etmesinin önemli olduğunu ve onların hiçbir şeyden taviz vermeden yatırımlarını sürdürdüğünü kaydetti.


- “Türk Telekom ağının 5G dönüşümü, yerli ve milli kaynaklar kullanılarak gerçekleştirilecek”


Türk Telekom Üst Yöneticisi (CEO) Paul Doany de Türkiye'nin kendi teknolojisini üretebilmesi ve dış kaynaklara bağımlı olmamasının ekonomik ve stratejik açıdan son derece önemli olduğunu, bu amaçla Türk Telekom’un, attığı her adım ve giriştiği her projeyle Türkiye'nin dijital geleceğini inşa etmek ve Türk mühendisliğini dünyaya ihraç etmek için sürekli çalıştığını aktardı.

Doany, Türk Telekom’un Ar-Ge iştiraki Argela’nın, Telekom ağının dönüşümünde yapı ve stratejinin belirlenmesi, kullanılacak teknolojilerin araştırılması ve geliştirilmesinin yanı sıra açık kaynak projelerinin ağa adaptasyonu üzerinde çalıştığını ifade ederek, “Bu kapsamda, Türk Telekom ağının 5G dönüşümü, yerli ve milli kaynaklar en üst seviyede kullanılarak gerçekleştirilecektir.” dedi.

Türkiye'nin teknoloji tüketen bir ülke yerine teknoloji üreten ve ihraç eden bir ülke haline gelmesi için Ar-Ge faaliyetlerini kesintisiz olarak sürdürdüklerini kaydeden Doany, “Argela’nın önümüzdeki dönemde, büyük Türk şirketleri tarafından kullanılan, dönüşüme yön veren projelerini de hayata geçireceğiz. Çok yakın bir zamanda bunları duyuracak olmamızdan dolayı da son derece heyecanlıyız. Ayrıca, Ar-Ge şirketimiz Argela, Türkiye'nin ilk ulusal baz istasyonu olan ULAK'ın geliştirilmesinde, Aselsan, Netaş ve projeye tam destek sağlayan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı gibi aktif bir rol üstlenmiştir.” şeklinde konuştu.

Doany, geçen hafta, yerli ve milli olarak üretilmiş en son uygulamaları ELEQ'i kullanıma sunduklarını hatırlatarak, “ELEQ, kullanıcıların birbirleriyle yarışma ve gerçek para ödülü kazanma şansı yakaladıkları canlı bir mobil yarışma programıdır. TAMBU'ya benzer şekilde, ELEQ, herkese açıktır, hangi GSM operatörüne bağlı olursa olsun, herkes tarafından kullanılabilir. Aynı zamanda yerli, milli ve şirket içi çabaların bir ürünüdür.” ifadelerini kullandı.


- "Türkiye dijital dünya sıralamasında ilk 10'da"


Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu ise bilginin paylaştıkça çoğaldığını belirterek, söz konusu paylaşımlar sonucu yeni yatırımlara odaklanılacağını söyledi.

Dijitalleşmeyle birlikte ekonomilerin şekillendiğini ifade eden Terzioğlu, "Türkiye'nin en önemli konularından biri, dijital ekonomide lider konumuna yükselmek. Dünyadaki ekonomik sıralamalarda Türkiye 16-17. sırada. Ama Türkiye dijital dünyanın sıralamasında ilk 10'da. Hangi dijital platforma bakarsanız bakın, Türk insanın internetle ilgili olduğunu, ne kadar data üreticisi olduğunu görüyorsunuz. Eskiden petrol üreticisi ülkeler vardı, bugün veri üreticisi ülkeler var. Petrolün ham hali şimdi 80 dolarsa ama işlendiğinde milyarlarca dolar değerine çıkıyorsa, datanın da ham hali GB'ı 2,5 dolar. Sosyal medyadan müziğe kadar datayı işlediğiniz zaman, yeni değerler yarattığınız zaman, trilyon dolarlık ekonomiler ortaya çıkıyor. İşte bizim Turkcell olarak son 3,5 yıllık yolculuğumuz, bu düşüncenin etrafında oluştu." şeklinde konuştu.

Türkiye'de insanların, telekom operatörleriyle ortalama 32 dakikalık bir konuşma ilişkisi olduğunu belirten Terzioğlu, bu süreyi arttırmak için çalışmalar yaptıklarını, bu planların arasında dataları işlemek olduğunu anlattı.

Terzioğlu, devamla şunları kaydetti:

"İnsanların gün içinde interneti neden kullandıklarına bakarak, o alanlara yatırım yaparak yeni bir iş modeli kurduk. 4,5G'nin hayatımıza girmesinden sonra standart bir Turkcell müşterimizin hayatında 48 dakika müzik dinlemek, 16 dakika BİP ile mesajlaşmak, 58 dakika televizyon izlemek ve 30 dakika Hadi oynamak var. Bu ilişkiyi ne kadar derinleştirirseniz, o kadar değerli oluyorsunuz. Bütün dünyada son 2 yılda, cirosunu yüzde 52 büyüten başka bir operatör yok. Bunun arkasında bizim dijital operatör olma sürecimizin çok etkisi var. Son 10 yılda yaşadığımız, en yüksek müşteri sadakatini görüyoruz. Müşterilerimizle oyunlarla, müzikle beraber neredeyse 250 dakikalara varan ilişkimiz var. İleride Endüstri 4.0 ile beraber yepyeni alanlar karşımıza çıkacak. Belki araba kullanırken, gece nefes kalitenizi ölçerken, belki de tarım ve sağlık alanlarında yeni uygulamalarımızla yanınızda olacağız."


- "Türkiye’nin dijital dönüşümünün geleceği fiber harflerle yazılacak"


Vodafone Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Colman Deegan, telekom sektöründe manzaranın hiç olmadığı kadar hızlı değiştiğini belirterek, dijitalleşmenin iş süreçlerini, şebekeleri, işletme ve inovasyon yapma biçimlerini de etkilediğini vurguladı.

Vodafone olarak, herkesi daha iyi bir yarın için birbirine bağlamayı amaçladıklarını dile getiren Deegan, şunları kaydetti:

"İnovasyon ve ölçeğin kilit önemde olduğu, hızlı hareket eden bir pazarda faaliyet gösteriyoruz. Dolayısıyla Vodafone olarak ‘dijital’ düşünüyoruz. Geleceğin; müşterilerimize mobil, sabit ve diğer hizmetleri bir araya getiren, birleşik bir deneyim sağlamakta yattığına inanıyoruz. Global mobil sektörü, 1,65 trilyon avro civarında gelir üretiyor. Türkiye’de sektörümüzün geliri 29,8 milyar lira düzeyinde. Diğer yandan, mobil veri hizmetlerine yönelik talep hızla artıyor. 2011 ve 2016 yılları arasında mobil veri trafiği yılda ortalama yüzde 75 artarken, bugün dünya çapında mobil şebekelerdeki toplam trafiğin yüzde 95’ini veri oluşturuyor. 2020 yılına kadar global olarak hayata geçirilmesi beklenen mobil teknolojideki bir sonraki büyük adım olan 5G, 1Gbps’e varan hızlar ile birlikte son derece hızlı reaksiyon sürelerini mümkün hale getirecek. Bu aşamada sektörümüzün mobil tarafındaki gelişmeleri fiberdeki genişleme fırsatıyla birleştirmek hayati derecede önemli. Türkiye’deki fiber ayak izini yaygınlaştırmak, sadece sabit pazar için değil, aynı zamanda mobil şebekelerin veri taşıma kapasitesini güçlendirmek için de gerekli. Türkiye’nin dijital dönüşümünün geleceği fiber harflerle yazılacak."



HABERE YORUM KAT