1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Kavakcı:
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Kavakcı:

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Kavakcı:

"(28 Şubat süreci) Eğer o zaman o günler yaşanmasaydı şimdi çok daha ileride olurduk. Onun liderliği olmasa... Kendi maruz kaldığı ayrımcılıklardan dolayı bile devlet adına üzüntülerini ifade etmek suretiyle devletle milleti barıştıran, devleti vatandaşa

A+A-

YALOVA (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı, 28 Şubat sürecine ilişkin, "Eğer o zaman o günler yaşanmasaydı şimdi çok daha ileride olurduk. Onun liderliği olmasa... Kendi maruz kaldığı ayrımcılıklardan dolayı bile devlet adına üzüntülerini ifade etmek suretiyle devletle milleti barıştıran, devleti vatandaşa hizmet eder hale getiren liderimizden Allah razı olsun." dedi.

Kavakcı, AK Parti Yalova Kadın Kolları 5. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, 28 Şubat sürecinin seneyi devriyesi olduğu için İnsan Hakları Başkanlığı olarak 28 Şubat üzerine çalıştıklarını belirtti.

O dönemki zihniyetin "Bu başbakan olmaz, değişecek?" dediğini ve tankların Sincan’da yürütüldüğünü anımsatan Kavakcı, şöyle konuştu:

"Hemen dönemin medyası dahil olur olaya. Televizyonda farklı görüntülerde insanlar görürüz. Şehrimiz istila edilmiş sanırız. Camdan dışarı bakarız, öyle bir durum yok aslında ama algı budur. Sermayeye karşı ayrımcılık uygulanır. Yeşil sermaye denir. Eğer belli bir düşüncede iseniz bu ideal vatandaş modeline uymuyorsanız, siz paranızla da iş yapamazsınız ve Sincan’da tanklar yürütülür. Akabinde bir başbakan, hükümetin başındaki başbakan istifaya zorlanır ve Türkiye’ye maliyeti, maddi manevi büyük olur. Eğer o zaman o günler yaşanmasaydı şimdi çok daha ileride olurduk. Böyle bir zihniyet hakimdir o dönemin Türkiye’sinde. Bir iki sene geriye gidelim, sene 1999. 1999’dan birkaç hadise paylaşacağım sizlerle. 2 Şubat 1999. Kürt bir sanatçımız Ahmet Kaya, bir toplantıda bir ödül töreninde şöyle bir ifade kullanır: Ben Kürtçe kaset çıkartmak istiyorum. Bunu söylediği için anadilinde şarkı söylemek istediğini ifade ettiği için Ahmet Kaya bir linç kampanyasına maruz kalır. Sonradan memleketinden uzaklarda hayatını teslim eder."

Kavakcı, 26 Mart 1999'da 1994’te Refah Partisi ile belediye başkanı olarak gelmiş, bu alanda çığır açmış Recep Tayyip Erdoğan'ın okuduğu bir şiirden dolayı hapse mahkum edildiğini vurgulayarak, "Hangi şiirdir bu şiir? Ziya Gökalp’in şiiri, Milli Eğitimin kitaplarında okutulan şiir." ifadesini kullandı.

Suyu akmayan, çöpleri toplanmayan İstanbul'a belediye başkanı seçildiğinde iyi hizmet eden, Refah Partisi’nin il başkanlığını da yapmış Recep Tayyip Erdoğan’ın önünün kesilmesi yönünde o dönemin anlayışının karar verdiğine işaret eden Kavakcı, şöyle devam etti:

"Vatandaşa tepeden bakan, milletin iradesini hiçe sayan anlayış onun önünü kesmek ister. O anlayış o kadar zavallıdır ki muhtarlık gibi şerefli vazifeyi bile aşağılar. Ne der manşetlerde, 'Muhtar bile olamaz. Siyasi hayatı bitti.' O günü çok iyi hatırlıyorum. Soğuk bir gündü. Binlerce insan, İstanbul Fatih’ten Pınarhisar’a reisini yolcu etmişti. O düğüne gider gibi gitti. Oradan bulunduğu yerden bile hapis yattığı sürede dışarıda kardeşlerine sahip çıktı. Allah ondan razı olsun."

- "1999 senesi acılarla doludur"

Birkaç ay sonra 19 Nisan 1999'da yerel ve genel seçimlerin yapıldığını, aynı soyadını taşıdığı milletvekili seçilen Merve Kavakcı'nın 2 Mayıs 1999 saat 15.00’te Meclise gittiğine değinen Kavacı şunları anlattı:

"Merve Kavakcı salona girip yerini aldığında ortalık ayağa kalkar. Dönemin başbakanı, o tepeden bakan devlet anlayışının temsilcisi, bizi biz yapan değerleri umursamayan, onları hakir gören anlayışın temsilcisi, kürsüyü işgal eder ve o acı konuşmayı yapar. Ne utanç verici bir gündür o Türkiye Cumhuriyeti tarihi için. 'Lütfen ile başlar, bu kadına haddini bildirin.' diye bitirir sözünü. Bir kadına haddi nasıl bildirilir? Türkiye görür. Vatandaşlıktan çıkartırsınız, evine gece vakti başsavcı gönderirsiniz, sonra birden merhamete gelirsiniz sanki Türkiye Cumhuriyeti'nde o dönem için hiçbir kadına haksızlık yapılmamış gibi başsavcıyı geri çekersiniz, hakkında iftiralar atarsınız, her sayfada ayrı haber yaparsınız... Çocukları var 2 tane. Çocukları da okulda yuhalatırsınız. O anne, Merve Kavakcı sonradan, 'O günü hiç unutamıyorum. Ama kime daha çok üzüldüm, bilmiyorum. Kendi evlatlarıma mı? Onları yuhalayan arkadaşlarına mı, ne yaptıklarını bilmeden? Hangisine üzüleyim?' der. 1999 senesi acılarla doludur. Eğer o zaman o günler yaşanmasaydı şimdi çok daha ileride olurduk."

Kavakcı, "Cumhurbaşkanı Erdoğan, her yerde ayrımcılığa karşı mücadele etti ve o ceberut devlet anlayışını ortadan kaldıran millete hizmeti şeref saydı. Onun liderliği olmasa... Kendi maruz kaldığı ayrımcılıklardan dolayı bile devlet adına üzüntülerini ifade etmek suretiyle devletle milleti barıştıran, devleti vatandaşa hizmet eder hale getiren liderimizden Allah razı olsun." diye konuştu.

Bangladeş’te ziyaret ettiği kampta gördüklerini de değinen Kavakcı, Türk Kızılayı, TİKA, AFAD ve adını bile duymadığı insani yardım dernekleriyle Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün mazlum ülkelere yardım ettiğini aktardı.

Kavakcı, Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK) yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'nda görevli askerlerin yanlarında olduklarını belirterek, şehit olanlara Allah'tan rahmet, yaralılara ise acil şifa diledi.

AK Parti Yalova Milletvekili Fikri Demirel, İl Başkanı Yusuf Ziya Öztabak ve partililerin katıldığı, tek listeyle gidilen kongrede Melahat Yalçın başkan seçildi.

HABERE YORUM KAT