1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Ak Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı
Ak Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı

Ak Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan: (3)- "Türkiye, başka hiçbir ülkenin yapmayacağı bir şekilde FETÖ'yle mücadelesini hukuk devleti içinde, uluslararası güvenlik, hukuk ve adalet kriterlerine uygun şekilde yürütüyor. Yakın zamanda bunları öze

A+A-

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, başka hiçbir ülkenin yapmayacağı bir şekilde FETÖ'yle mücadelesini hukuk devleti içinde, uluslararası güvenlik, hukuk ve adalet kriterlerine uygun şekilde yürütüyor. Yakın zamanda bunları özel hazırlanmış tulumları içerisinde göreceksiniz, özel elbiselerle duruşmalara geldiklerini göreceksiniz. İyi tanınmaları lazım. İnşallah yıl sonuna kadar da ben inanıyorum ki yargımız bunlarla ilgili kararları büyük ölçüde vermiş olacak. Çünkü bizim öyle çok vaktimiz yok." dedi.

Erdoğan, partisinin Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'ndaki konuşmasında, terörle mücadele başta olmak üzere çeşitli konularda Batı ülkeleriyle, özellikle Avrupa Birliği devletleriyle Türkiye arasındaki anlayış farklılığının son dönemde arttığını dile getirerek, şunları söyledi:

"Türkiye, güya tüm dünyanın bir olup kendisine karşı savaştığı DEAŞ'ın saldırılarına uğrarken, maalesef bu ülkelerin kılı kıpırdamadı. Büyükşehirlerimizdeki canlı bomba saldırılarından sınırlarımızın havan ve füze atışlarıyla tacizine kadar, DEAŞ'ın her türlü saldırısıyla tek başımıza mücadele etmek zorunda kaldık. Hatta ülkemizin üzerinden yabancı savaşçıların Suriye ve Irak'a geçişini engellemek için talep ettiğimiz istihbarat paylaşımını bile tam olarak ve zamanında bizimle yapmadılar. Fırat Kalkanı Harekatı ile Suriye'de elde ettiğimiz başarı, Batı ülkelerinin bölgedeki oyunlarını açığa çıkardı. Meselenin DEAŞ değil, bölgenin yeniden dizaynı olduğunu açıkça söyleyemedikleri için başka terör örgütlerini yanlarına alarak, aynı projeyi ısrarla sürdürüyorlar."

Türkiye'ye dost olarak görünenlerin, PKK, PYD, YPG ve Suriye Demokratik Güçleri olarak belirlenen yine ismi değişen, kurulmuş veya kurulacak tüm örgütlerin aynı yapı olduğunu bildikleri halde yalan söylediklerini aktaran Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Suriye ve Irak haritasındaki güçlerin dağılımına bakan herkes, oynanan oyunun amacını açıkça görecektir. Suriye ve Irak'ta güya DEAŞ'la mücadele için örgütlere dağıtılan silahları, birer ikişer PKK'nın ülkemizde gerçekleştirdiği eylemlerde ele geçirmeye başladık. Hangi ülkenin silahları PKK'da, hangi ülkenin silahları PYD'de, YPG'de var, hangi ülkenin silahları DEAŞ'ta var, bunları biliyoruz. Tabii biz bunları önlerine koyduğumuzda, bunu da inkar ediyorlar. Hatta çok daha nüktevari ifadeler kullanıyorlar, 'Ya ben ülkemin parasını DEAŞ'a mı vereceğim? PYD'ye mi vereceğim?' Ben, 'Kime verdiğinizi bilmem ama biz bunları buralarda yakaladık.' dedim. Batı ülkelerinin anlamadıkları veya anlamak istemedikleri, anlıyorlarsa da bizim için taşıdığı önemi idrak edemedikleri mesele şudur: Bugün bölgede güç gösterisi yapan herkes, işi bittiğinde veya işine gelmediğinde çekip gidecek, ama biz bin yıldır olduğu gibi bundan sonra da coğrafyamızda kalacağız. Onlar gittiğinde, sınırlarımız boyunca kurulan terör yapılarıyla uzun ve kanlı bir mücadeleyi verecek olan bu ülkeler değil. Kim? Türkiye. Ülkemizi böyle bir cendereye sokmak isteyenlerin hedefleri politik olabilir. Bizim için mesele beka meselesidir. Hiç kimse kusura bakmasın, bekamız söz konusu olduğunda gözümüz kimseyi görmez, görmeyecektir. İttifakmış, müttefikmiş, diplomasiymiş, ticaretmiş, istiklalimizin ve istikbalimizin tehdit altında olduğu yerde bunların hepsi de hükmünü yitirir. Bu böyle bilinmelidir."

- "FETÖ denilen alçaklar, bu ülkeden eli boş çıktı"

Erdoğan, 15 Temmuz gecesi milletin meydanlara yürüdüğünü hatırlatarak, "250 şehit verdik mi? Verdik. 2 bin 193 gazimiz oldu mu? Oldu. Ama bu FETÖ denilen alçaklar, bu ülkeden eli boş çıktılar. Şimdi neredeler? Cezaevlerinde. Bir kısmı bu ülkeyi terk etti, gitti; bir kısmı Avrupa'da, bir kısmı Pensilvanya'da. Onlar kaçacak biz kovalayacağız, bunu böyle biliniz. Ha PKK ha FETÖ, ha DEAŞ ha FETÖ, hiç bunların birbirinden farkı yok. Al birini vur öbürüne." dedi.

FETÖ'nün Türkiye'nin demokrasisine, varlığına, birliğine, geleceğine saldırdığını anlatan Erdoğan, "Milletimiz, tek yumruk, bu ihanet çetesine geçit vermemiştir. Dünyanın hangi ülkesinde böyle bir teşebbüs olsa, inanın bana gerçekten çok kötü sonuçlar ortaya çıkardı. Türkiye, başka hiçbir ülkenin yapmayacağı bir şekilde FETÖ'yle mücadelesini hukuk devleti içinde, uluslararası güvenlik, hukuk ve adalet kriterlerine uygun şekilde yürütüyor. Yakın zamanda bunları özel hazırlanmış tulumları içerisinde göreceksiniz, özel elbiselerle duruşmalara geldiklerini göreceksiniz. İyi tanınmaları lazım. İnşallah yıl sonuna kadar da ben inanıyorum ki yargımız bunlarla ilgili kararları büyük ölçüde vermiş olacak. Çünkü bizim öyle çok vaktimiz yok. Anneler, babalar, kardeşler ağlıyor. Hepsi ne diyor? Süratle adımı atacağız." diye konuştu.

- "Farklı havalara girenler, bunun bedelini ağır öderler"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin terör örgütleriyle mücadelesi üzerinden tehdit edilmesinin, doğrudan varlığına, birliğine, egemenliğine yönelik bir saldırı olduğunu belirterek, "Böyle bir saldırının içinde olan hiç kimse, masum değildir, bu ister ülkemizdeki bir siyasi parti olsun, ister şu veya bu uluslararası kurum olsun, hiç fark etmez." değerlendirmesinde bulundu.

Maruz kalınan saldırılar karşında 80 milyonun birlik olup, ahitleştiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz 80 milyon tek millet olduk mu? Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Abazasıyla, Boşnağıyla, velhasıl 80 milyon tek millet olduk mu? Yetmez. Biz, tek bayrak olduk mu? Onlar güneydoğuda kendilerine farklı paçavralar hazırlıyorlardı. Ama bizim bayrağımız bu. Tek bayrak... Rengi, şehidimizin kanının rengi, hilal tamamen bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin ta kendisi. Bayrağımıza eş, asla... Tek vatan, 780 bin kilometrekareyle Türkiye tek vatan. Bunlar ne yaptılar? Güneydoğuyu, doğuyu, hatta İç Anadolu'ya doğru bölme operasyonlarına girdiler. Böyle bir şeye bizim müsaade etmemiz mümkün mü? Neredeyiz? Gabar'da, Cudi'de, Tendürek'te, Bestler Dereler'de, Küpeli'de. Oraları bunlara mezar yaptık, mezar. Mezar yapmaya da devam edeceğiz. Çünkü bütün bu şehitlerimizin bedelini bunlar ödeyecek. Lice'de, Özalp'ta 2 tane bizim başkan yardımcılarımızı şehit etmişlerdi. Bak, 4'ü de öldürüldü. Aynen, gebertildi, dördü de. Çünkü biz, onların bedelini bunlara ağır ödeteceğiz. Biz 20-25 yıl önce oralarda siyasi çalışmalara gittiğimizde bu kardeşlerimizin evlerinde kaldık, yer yataklarında, kerpiç evlerde onlarla beraber kaldık. Yola öyle çıktık. Şimdi de beraber yürüyoruz, kadere bak. 'Kaderin üstünde bir kader vardır' diyoruz ya, işte bu. Biz buna aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Tek devlet... Yok paralel yapıymış, yok şuymuş buymuş. Bizim Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden başka devletimiz asla. Biz bu devletimizle beraber yola devam ediyoruz, devam edeceğiz. Onun için de farklı havalara girenler, bunun bedelini ağır öderler. Bunu da bilmeleri lazım."

Erdoğan, salondakilere, "Bütün bu adımları atarken benim sizden istirhamım, ricam şu; bir defa bu yoldaki heyecanımızı, coşkumuzu asla kaybetmeyeceğiz." şeklinde seslendi.

(Sürecek)

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT