1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Ak Parti Myk Toplantısı
Ak Parti Myk Toplantısı

Ak Parti Myk Toplantısı

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: (2)- "(CHP'nin İstanbul adayı) Sempatik mesajlar vermek hukuki sürecin alternatifi değildir, sempatik mesajlarla hukuki sorunları örtbas edemezsiniz"- "(Avrupa Parlamentosu seçimleri) Herkesin aşırı sağın ajandasını kullanmaya

A+A-

ANKARA (AA) - AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu'na ilişkin, "Sempatik mesajlar vermek hukuki sürecin alternatifi değildir, sempatik mesajlarla hukuki sorunları örtbas edemezsiniz." dedi.

Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında parti genel merkezinde Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi ve soruları yanıtladı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin süreci çeşitli şekillerden hırpalamaya çalışmanın, milletin hakemliğiyle kavga etmek olduğunu belirten Çelik, şunları kaydetti:

"Sonuçta mazbata birinden alınıp diğerine verilmiyor. Vatandaşın, milletin huzuruna gidiliyor ve deniyor ki 'İrade daha net bir şekilde ortaya çıksın' diye. Sonuçta siyasetçinin yegane patronu olan ülkemizin yönetiminde yegane olan aziz milletimiz, İstanbullular kararını verecek ve hepimiz bunu saygıyla karşılayacağız. Biz aynı saygı çerçevesinde bu süreci yöneteceğiz, bu sonucu selamlayacağız. Birbiriyle çelişen, birbiriyle kavgalı, birbiriyle zıtlıklar içerisinde boğuşan bu tutumlardan sonuna kadar uzak duracağız."

Sempatik mesajlar vermenin hukuki sürecin alternatifi olmayacağını vurgulayan Ömer Çelik, "Sürekli sempatik mesajlar vererek hukuki sorunları örtbas edemezsiniz. Görülmesi gereken şey sürecin sağlıklı işlemesidir. Netice itibarıyla da Türkiye'nin, belediyelerin yönetilmesinde yegane söz sahibi vatandaşlarımız kararını verecektir, hepimiz de saygıyla karşılayacağız." diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi ile ilgili çalışmaları AK Parti Genel Merkezi'nde yaptıklarını bildiren Çelik, "İstanbul İl Başkanlığımızla koordine edilmektedir ve bununla ilgili görevlendirmelerimiz de yapılmıştır. Arkadaşlarımız da çalışmalarını sürdürüyor." dedi.

- "Görünmez Berlin duvarları kurmaya çalışmaktır"

Mayıs ayında çok önemli dış politika gündemleri olduğuna dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:

"Avrupa Parlamentosu seçimleri 23-26 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek. Buraya giren adayların büyük bir çoğunluğuna baktığımızda özellikle sağ adayların, neredeyse bütün Avrupa çapında merkez sağ diye bir figürün kalmadığını, onun yerine sağ denildiğinde herkesin merkez sağ olsa bile aşırı sağın ajandasını kullanmaya başladığını görüyoruz. Müthiş bir Erdoğan düşmanlığıyla başlıyorlar, İslam düşmanlığı ve Türkiye düşmanlığıyla devam ediyorlar. Aşırı sağcıların ve ırkçıların sloganlarının esası şu, Avrupa'da daha az İslam, daha az göçmen, daha az çoğulculuk ve daha az hukuk istiyorlar. Irkçılığın ve popülizmin tamamen öne çıktığı bir siyasi tabloyla karşı karşıyayız.

Daha önce bunları, bu konularda uyarılar yapmıştık. 'Eğer merkez sağ ve soldaki siyasetçiler Avrupa Parlamentosu seçimlerine yaklaşırken bu şekilde aşırı sağ ve aşırı sola göz kırpan birtakım uygulamalardan vazgeçmezlerse İslam düşmanlığı konusunda net tavır almazlarsa sonuç olarak Avrupa demokrasilerini bu aşırı gruplar zehirleyecek ve yutacak' demiştik. Şimdi maalesef bütün bu uyarılarımız gerçek olmaya başladı, bundan da büyük bir üzüntü duyuyoruz. Yine daha önce söylemiştik, bu aşırı sağcıların ırkçılık ve İslam düşmanlığı üzerinden yapmaya çalıştığı şey görünmez birtakım Berlin Duvarları kurmaya çalışmaktır. Bir Berlin duvarı somut olarak yıkıldı ama soyut olarak ideolojik düzeyde, kafalarda yüzlerce Berlin Duvarı Avrupa içerisinde inşa ediliyor' demiştik. Şimdi bunların hepsinin ortaya çıktığını görüyoruz."

- "Irkçılık ve nefret siyaseti doyumsuz bir canavardır"

Birtakım kampanya stratejistlerinin aşırı sağın daha da güçlenmesi için alanen kampanya yaptıklarını vurgulayan Çelik, "Aşırı sağ, birleşik bir grup olarak tüm Avrupa'da ortak ajandayla hareket ediyor. Bunun, Avrupa için büyük bir tehlike, büyük bir sıkıntı olduğunu ifade etmek isterim." değerlendirmesinde bulundu.

Aşırı sağı tatmin etmek için birtakım uygulamalara imza atılmasının aşırı sağı daha da büyüteceğine değinen Çelik, aynı hatanın devam ettiğini söyledi.

Bu kapsamda Avrupa'daki uygulamalara işaret eden Çelik, "Zannediyorlar ki 'Biz bu şekilde davranırsak aşırı sağı önleyebiliriz'. Hayır, ırkçılık ve nefret siyaseti doyumsuz bir canavardır. Onu bu şekildeki tavırlarla asla doyuramazsınız. Siz bu şekilde yaklaştıkça onun azgınlığı ve açlığı daha da artacaktır. Sonuç olarak Avrupa demokrasilerini yutacak kadar büyüyünceye kadar bu büyümesi devam edecektir." dedi.

Türkiye karşıtlığı, daha az İslam, daha az göçmen, daha az çoğulculuk üzerinden kurgulanan bu şeyin Avrupa için en büyük tehdit olduğunun altını çizen Çelik, Avrupa'nın uzun zamandır bu tehdidin Rusya ve Çin'den geleceğini beklediğini ama tehdidin içerden olduğunun görüldüğünü aktardı.

- "Aşırı sağ Avrupa'nın DAEŞ'ıdır"

Ömer Çelik, "Aşırı sağ Avrupa'nın DAEŞ'ıdır. Bizim bölgemiz için DAEŞ nasıl bir tehdit, nasıl bir insanlık suçu, nasıl bir nefret siyasetini, nasıl bir katliam şebekesini temsil ediyorsa, aşırı sağ da Avrupa için bunu temsil etmektedir." yorumunu yaptı.

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer'un açıkladığı 2018 siyasi suç raporuna değinen Çelik, bu rapora göre 910 olarak kayıtlara geçen İslam düşmanlığı suçlarının yüzde 92,3'ünün aşırı sağcılar tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çekti.

Aynı rapora göre, PKK yandaşlarının karıştığı suç sayısının ise bin 873 olduğunu dile getiren Çelik, bu sayının önceki yıla göre yüzde 82,2 oranında arttığına işaret etti.

- "Avrupa'da bir siyasi hayalet ürettiler"

Hem aşırı sağ hem de PKK konusundaki Türkiye'nin uyarılarının Almanya İçişleri Bakanlığının açıkladığı raporla teyit edildiğinin altını çizen Çelik, şöyle devam etti:

"Avrupa'da bir siyasi hayalet, siyasi matruşka ürettiler. Bu siyasi matruşkanın en tepesine Erdoğan ve Türkiye düşmanlığını koydular. Onu kaldırdığınızda altından İslam düşmanlığı çıkıyor. Ama daha derinlere gitmek lazım. Aşırı sağın ideolojisi bugün İslam, Erdoğan ve Türkiye düşmanlığı üzerinden asıl ajandasını örtmek üzere bir taktikle kuruludur. Bunları kaldırdığınızda altından bir antisemitizm çıkar. 2. Dünya Savaşı öncesi yaşanan acılardaki ideolojik fanatizmi aynen yaşatan gruplardır bunlar. Onu da kaldırdığınızda aslında tamamen eurofobik bir yaklaşım ortaya çıkar. O da Avrupa'nın temel değerlerine, demokrasiye, Avrupa Birliği'ne, hukuka, çoğulculuğa düşmanlıktır. Gelecek nesillerin birbirinden, ırkçılıktan ve fanatizmden uzak bir şekilde birlikte yaşama iradesine dönük bir sabotajdır. Bütün bunların görülmesi lazım."

"Erdoğan, İslam ve Türkiye düşmanlığının" başka şeyleri örtmek için kullanıldığına işaret eden Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Avrupa'ya geçmişte 2. Dünya Savaşı gibi büyük acılar yaşatmış ideolojik fanatizmin yeniden Avrupa'yı ele geçirmesi için büyük bir yaklaşım ortaya koymaya başladılar. Umarız Avrupa demokrasisini tehdit eden bu durum gerçekten sağduyulu insanların zaferiyle sonuçlanır. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya konulan emekler yeniden heba olmaz. Avrupa'da demokrasi, çoğulculuk, birlik beraberlik içinde bir ortak yaşama iradesi kurma duygusu kazanır diye ümit ediyoruz. Bütün sağduyulu siyasetçileri bu nefret siyasetinden uzak durmaya, uzak durmak da artık yetmiyor bu ajandayı paylaşmamaya ve bu ajandaya karşı tavır almaya davet ediyoruz. Bu ayın sonunda yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri bu bakımdan çok önemli bir gösterge olacak."

(Sürecek)

HABERE YORUM KAT