1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Binalı Yıldırım Canlı Yayında Soruları Yanıtladı
Binalı Yıldırım Canlı Yayında Soruları Yanıtladı

Binalı Yıldırım Canlı Yayında Soruları Yanıtladı

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım: (2)- "(İSPARK) Kirayı düştükten sonra karı azalabiliyor veya eksi de olabilir ama toplamına baktığınız zaman 'eksi de olabilir' dedim ama olmamış. Hiçbir zaman, 2005'ten beri eksiye düşme

A+A-

İSTANBUL (AA) - AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, İSPARK bilançosuyla ilgili, "Kirayı düştükten sonra karı azalabiliyor veya eksi de olabilir ama toplamına baktığınız zaman 'eksi de olabilir' dedim ama olmamış. Hiçbir zaman, 2005'ten beri eksiye düşmemiş, hep artı. Az olmuş, çok olmuş ama sürekli kar eden bir kuruluş. Zaten mantığı yok. Niye zarar edecek kardeşim?" dedi.

"Özel Röportaj" programında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Yıldırım, İBB Genel Sekreterinin 3 tane arabası olduğu yönündeki iddialara ilişkin, "Herhalde yaz-kış lastiğiyle karıştırdı arkadaş. Adamın bir tane arabası var, çoğu kere de Fatih'te oturduğu için yürüyerek gelip, gidiyormuş işe. Bu kadar çarpıtma olamaz. Bu arkadaşın yaptığı en güzel iş, söylenenleri değiştirerek sosyal medyada köpürtmek veya hiç söylenmeyeni söylenmiş gibi takdim ederek onun üzerinden saldırmak." diye konuştu.

Yıldırım, "Bir kaç tipik örnek vereyim. Mesela, bu seçimlerle ilgili itiraz sürecinin başladığı ilk günlerde biz dedik ki 'Bütün oyların sayılmasını istedik, CHP engelledi.' Buna 'Hayır, biz itiraz etmedik.' dedi. Halbuki ben biliyorum iki, üç tane itiraz ettiklerini, engellediklerini bizzat ben biliyorum." dedi.

İSPARK'ın zarar ettiği iddialarına ilişkin de Yıldırım, kurumun bugüne kadar zarar etmediğini belirterek, şirketin kurulduğu 2005'ten bugüne kadar eksiye düşmediğini söyledi.

Yıldırım, İSPARK'ın bütün hesaplarının kamuya açık, yüzde 100 devlete ait bir anonim şirket olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Dolayısıyla kirayı düştükten sonra karı azalabiliyor veya eksi de olabilir. Ama toplamına baktığınız zaman eksi de olabilir dedim ama olmamış. Hiçbir zaman 2005'ten beri eksiye düşmemiş, hep artı. Az olmuş, çok olmuş ama sürekli kar eden bir kuruluş. Zaten mantığı yok. Niye zarar edecek kardeşim? '2 bin 500 kişi çalıştırıyorsun aldığın park parası eğer onların maaşını da çıkarmıyorsa, o işi niye yapıyorsun?' diye sorarlar adama. Artı, bir başka şey olabilir. Kayıt dışı çalıştırırsın. Aldın parayı yatırmadın, cebine attın. Böyle bir şey de olmaz. Hepsi kayıt içi. Dolayısıyla tamamen algı oluşturmaya yönelik saçma sapan bir şey. Baktım bütün detayları geldi. Bu kadar insan orada çalışıyor. 2,2 milyar ciro yapılmış, 845 milyon SGK, Katma Değer Vergisi, Damga Vergisi, Kurumlar Vergisi olarak da ödenmiş bu süre içerisinde. Devlete 750 milyon, İBB'ye 300 milyon lira ödemiş, üstüne üstlük de karı da var."

İBB'nin borçlarına ilişkin iddiaların hatırlatıldığı Yıldırım, "Belediyenin bütçesi ne kadar? Şirketleriyle beraber 60 milyar. Üçte biri kadar borcu var. Madem o kadar iddialı, kendi yönettiği belediyenin borcu ne kadar açıklasın? Borçsuz hiçbir kimse olamaz. Vatandaşın da şirketlerin de devletlerin de belediyelerin de borcu var. Önemli olan iflas etmemek. Gelirlerin personel maaşını karşılamıyorsa iflas etmişsin demektir. Bizim onun için yüzde 30 şartı vardı ama bugün bunu uygulayan belediye kalmadı. O bakımdan görüldüğü gibi borç öyle bütçesinden fazla değil, bütçesinin üçte biri kadar. Bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi, mali yeterliliği, mali itibarı şu anda en yüksek belediyedir." değerlendirmesini yaptı.

- "Benim muradım İstanbullulara faydalı olan neyse onu konuşalım"

Yıldırım, Ekrem İmamoğlu ile ortak yayına çıkmasına ilişkin de şunları söyledi:

"Tabii bu yayının İstanbullara bir katkı sağlamasını ben önemsiyorum. Tercihim ağırlıklı İstanbul olmalı. Onu söyleyince onu da çarpıttılar. 'Korkuyor musun, diğer konularda cevap veremeyeceğin için mi istemiyorsun?' gibi yine aslı astarı olmayan şeyler söylediler. Her şeyi konuşurum ben, hiç arkadaşımızın siyasi tecrübesinden kat kat tecrübem var, yaşadıklarım da var. Bu bir hakikat. Benim İstanbul belediyeciliğim 1994'te başladı. Yeni İstanbul'a aday oluyor falan değilim. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan ile 4,5 sene İstanbul'a çalışmışız. Bütün Marmara'yı deniz taşımacılığıyla buluşturmuşuz. Her şeyi konuşuruz ama benim muradım İstanbullulara faydalı olan neyse onu konuşalım. İstanbulluya ne yapacağız, gençlerine, kadınlarına, kültür ve sanat hayatına hangi katkıları sağlayacağız, İstanbul'un ekonomisin nasıl daha geliştireceğiz? İstanbul'u Avrupa'da 10 büyük kentten biri haline getireceğiz, bütün bunları konuşmak lazım."

"Rakibinizi ne kadar samimi buluyorsunuz? Örneğin yayın arasında gelen bir mesajda diyor ki 'CHP'nin adayı İmamoğlu şimdiye kadar 27 Mayıs'ı hiç anmamış, seçim döneminde birdenbire tweet atmaya başlamış gibi, nasıl görüyorsunuz?" sorusu üzerine Yıldırım, "Bu fark edilmiyor mu? Onlar zaten bunu gizlemiyor ki. Bu kampanyamızın esası dedikleri 'biz AK Parti seçmeninden bir oy devşirmesi yapabilir miyiz, yapamaz mıyız?' Bunun üzerine kurulu." yanıtını verdi.

Yıldırım, şöyle devam etti:

"Kur'an-ı Kerim okuması ve sürekli partisinin adını ağzına almaması, parti mensuplarını kampanyasına dahil etmemesi size ne çağrıştırıyor? Bu bile başlı başına bir ölçüdür. Bir aday partisiyle anlam ifade eder. Hatırlayın Bedrettin Dalan, tekrar adaylığı sırasında Anavatan Partisi düşüşteydi, çıktı dedi ki 'Ben ANAP değilim, ben Dalan'ım.' Millet 'kim olursan ol' dedi, oy vermedi. Yoksa Bedrettin Dalan başarısız bir belediye başkanı mıydı? Çok başarılı bir belediye başkanıydı. Onun için partini, parti kimliğini yok sayamazsın, partinle vatandaşın önüne çıkmalısın, benim kanaatim o. Dolayısıyla zaten aday, rakibim genellikle benim gördüğüm, beni kopyalıyor. Yani halkla daha sıcak ilişkiler içerisinde, halkın içinden ayrılmadığı görünümünü veriyor ama taklidimden sakınmalarını ben tavsiye ediyorum vatandaşlarıma."

İBB'nin web sitesi için 80 milyon lira harcandığına ilişkin iddiaların da sorulduğu Yıldırım, "Külliyen yalan. Bunların hepsi belgeli şeyler, bunları söylersiniz ama hemen doğruları karşısına çıkar. Onun için 15 milyon İstanbullunun desteğine talipseniz, bu şehri yönetmeye talipseniz önce güven sorununuz olmaması gerekiyor diye düşünüyorum." yanıtını verdi.

İmamoğlu'nun AK Parti'den oy almak için çaba içinde olduğunu söylediği hatırlatılan Yıldırım, "Genellikle bizim mahallelerde dolaşıyor da dolaşsın bir mahsuru yok. Benim ona bir itirazım da yok. Ama sırıtmaması lazım. 27 Mayıs meselesine CHP zihinsel olarak kapalıdır. Bu sene mi aklınıza geldi geldi kardeşim? Sorarlar adama. Bu biraz sırıtıyor." dedi.

Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben İstanbul'da yaşayan, İstanbul'un zorluklarını göğüslemeye çalışan, geleceğini İstanbul'da arayan herkesten oy istiyorum. Buna CHP seçmeni de dahil, buna HDP'ye oy veren ya da vermeyen Kürt hemşehrilerimiz de dahil, buna Saadet Partisi tabanı da dahil. Bütün kesimlerden destek istiyorum. Çünkü ben siyaseti hizmet aracı olarak görmüşüm, hayatım boyunca da rozetimi çıkarıp, herkese hizmet götürmüş birisiyim. Anadolu'nun her köşesine bakarsanız, bölünmüş yollara, tünellere, internet ağlarına, havalanlarına, tren yollarına, hastanelere bakarsanız bunu görürsünüz. Biz İstanbul'a hangi hizmeti yaptıysak Hakkari'ye de aynı hizmeti yaptık veya İzmir'e daha fazlasını yaptık. Orası bize oy vermiyor diye öyle bir anlayış bizim siyasetimizde yoktur. Biz hizmet vatandaş içindir, siyaset seçimde yapılır, seçimlerde çıkarsınız vatandaşın önüne, derdinizi anlatırsınız, vatandaşın derdini dinlersiniz, destek talep edersiniz, vatandaş da kararını verir. Size verir veya vermez. O iş orada biter. Ondan sonra başlarsınız projelerinizi gerçekleştirmeye."

(Sürecek)

HABERE YORUM KAT