1. YAZARLAR

  2. Dinçer Suroğlu

  3. BU AYIP BİZE YETER
Dinçer Suroğlu

Dinçer Suroğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

BU AYIP BİZE YETER

A+A-

2017 yılı kurumlar vergisi rekortmenleri açıklandı. Verilere göre; 3 milyar 91 milyon 367 bin 707 lira vergi tahakkuk ettirilen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası birinci sırada yer aldı. Merkez Bankası'nı sırasıyla, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Akbank, Türkiye İş Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, Vakıflar Bankası, Halk Bankası izledi.

2018 yılı istatistiklerine göre dünyada KREDİ KARTI BORCU OLANLARIN NÜFUSA ORANI ise şu şekilde: Türkiye % 51 ile en üst sırada. Ardından sırasıyla ABD % 40 Avustralya % 30, İngiltere % 30 Portekiz % 18, İspanya % 17, Belçika % 14, İtalya %10, Fransa % 7 ile geliyor.

Kredi kartı borcu ile yaşamak konusunda liderliğe oturduğumuza göre, kurumlar vergisi rekortmenlerinin bankalar olması şaşırtıcı olmasa gerek.

Dönelim geçen ağustos ayının ortalarına. 24 Haziran seçimlerinin kırkı çıkmadan, piyasalardan sinyaller gelmeye başlamıştı. Dillendirilen en popüler senaryo, FAİZ LOBİSİ’nin baskıyı arttırma niyetinde olduğu şeklindeydi. Derken bu senaryo gerçekleşti ve bizim lobiye dışarıdan da “doldur boşaltçılar” da destek olunca, döviz fiyatları rekora koştu. Anlatmaya gerek yok, sonuç ortada. Faizler arttı, bir anda kontrolden çıkan dövizin ateşi yavaş yavaş düşmeye başladı. Bir anda yükselen ama düşmesini pek beklemediğimiz emtia fiyatları, yüksek enflasyon rakamları, bankalarda yüksek faizlerine ilaveten ağırlaşan yeni kredi kullanım kriterleri, enflasyonla topyekün mücadele kampanyasının afişleri vs. ile kaldık başbaşa.

Hal böyle iken, şimdi yazımızın ilk iki paragrafına dönelim.

Kurumlar vergisi rekortmenleriniz bankalar ise ve kredi kartı borcu olanların nüfusa oranında ikinci sıradaki ABD’ye %11 fark atarak %51 ile birinci sıradaysak, gerçekten bu ayıp bize yeter. Bakın ticaret ve yatırım yapmak için kredi kullananlardan bahsetmiyorum; kredi kartı borçlusu sayısı nüfusun yarısına ulaşmış.

Parasını bankaya koyup yattığı yerden geçinip gidenler dışında bu tablodan memnun olan biri var mı aramızda? Ondan sonra “nereden çıktı bu ekonomik kriz” diye hayıflanmak da neyin nesi? Borcun varsa, burnunda halka takılıdır. Bir oyana, bir bu yana çekiştirip dururlar.

Kimse çıkıp da bana “tüm ülkelerde vergi rekortmenleri bankalardır” falan demesin. Bana ne elin gavurunun kurduğu üç kağıt rejiminden. Dövizdeki dalgalanmadan ve faizdeki artıştan para kazanan birileri varsa, kaybeden birileri de olacaktır. Sen aylık faizini bankadan almaya giderken, birileri de aylık faizi ödemeye gidiyor bankaya. Ortaya çıkan tabloda bir gülen yüz, bir üzgün yüz, bir de vergi rekortmeni bankadan başka ne olabilir ki?

Çözüm ne diye sorarsanız bir fikrim yok. Çok ortaklı yapılar üzerinden helâl ve bereketli kazancın yolunu da meşhur Konya holdinglerimiz pislediğine göre, çık işin içinden de görelim.

Yine bir istatistikle bitirelim. DÜNYANIN EN MUTLU MİLLETLERİ sıralanmış. İlk üç sırada Finlandiya, Norveç ve Danimarka var. Ruslar 59’uncu, Türkiye 74’üncü, Pakistan 75’inci ve Suriye 150’inci sırada. Anlayacağınız mutluluk da bize uzak ve bu banka borçlarıyla yakın zamanda yüzümüz gülmez gibi.

Bankaların rekortmen olduğu ülkemin, yüzde doksan dokuzu MÜSLÜMAN olan değerli kardeşlerim; kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT