1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Cuntacılıkla Suçlanan Albayın Yalanını Telefon Görüşmesi Ortaya Çıkardı
Cuntacılıkla Suçlanan Albayın Yalanını Telefon Görüşmesi Ortaya Çıkardı

Cuntacılıkla Suçlanan Albayın Yalanını Telefon Görüşmesi Ortaya Çıkardı

Erzurum'da, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin tutuklanan ve aralarında dönemin 109. Topçu Alay Komutanı Albay Çobanbeyli, 1. Tabur Komutanı Yarbay Kayacı ve 2. Tabur Komutanı Yarbay Aslan'ın da yer aldığı 7 eski askeri personele "anayasal düzeni ortadan k

A+A-

ERZURUM (AA) - MUHAMMET MUTAF - Erzurum'da Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin tutuklanan ve örgütün sözde "Erzincan Sıkıyönetim Komutanı" Ekrem Çağlar'dan aldığı darbe talimatlarını Kars ve Iğdır'daki örgüt mensuplarına ileterek "kuryelik" yaptığı belirtilen eski 109. Topçu Alay Komutanı Albay Oğuz Çobanbeyli'nin "görüşmedim" yalanını, telefon görüşmeleri ve Çağlar'ın ifadesi ortaya çıkardı.

FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin Erzurum'daki 109. Topçu Alay Komutanlığı'nda yaşananlarla ilgili tutuklanan eski askeri personelden dönemin 109. Topçu Alay Komutanı Albay Oğuz Çobanbeyli, 1. Tabur Komutanı Yarbay Ramazan Kayacı, 2. Tabur Komutanı Yarbay Serkan Aslan, Binbaşı Kadir Aluç, Üsteğmen Cemal Doğan, Üsteğmen Onur Vahap Aslan ve Astsubay Soner Kurtkaya hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma tamamlandı.

Yedi eski askeri personel hakkında "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından 7,5 yıldan ağırlaştırılmış müebbet hapse kadar hapis istemiyle Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı.

Mahkemece kabul edilen 77 sayfalık iddianamede, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) kuruluşu, amacı, stratejisi, yapılanması, faaliyeti, yönetim modeli, hiyerarşik yapısı, devlet kurma çabaları, terörizm hakkında genel bilgilere ve tanık beyanlarına yer verildi.

İddianamede, Çobanbeyli'nin, Erzincan'a 14 Temmuz 2016'da mesai saatlerinden sonra gittiğini ancak kimseyle yüz yüze görüşmediğini beyan etmesine rağmen örgütün sözde "Erzincan Sıkıyönetim Komutanı" olarak görevlendirdiği ve başka bir davada yargılanan dönemin 3. Ordu Komutanlığı Harekat Kurmay Yarbaşkanı eski Tuğgeneral Ekrem Çağlar'ın Çobanbeyli ile görüştüğünü söylediği anlatıldı.

- Sağlık durumunu sorduğu anne 4 yıl önce ölmüş

Çobanbeyli'nin, darbe girişiminden bir gün önce yaptığı telefon görüşmesinde de Çağlar'ın annesinin sağlık durumunu sorduğunu beyan etmesine rağmen Çağlar'ın annesinin 2013 yılında öldüğünün tespit edildiği anlatılan iddianamede, Çağlar'ın, 13 Temmuz'da Ankara'da olduğu, 14 Temmuz'da Erzincan'a döndüğü ve aynı gün 22.00-23.00 saatleri arasında Çobanbeyli ile kendi evinde görüştüğü belirtildi.

İddianamede, şu bilgiler aktarıldı:

"Çobanbeyli'nin, 15 Temmuz'da mesai saatinden sonra Kars'ın Sarıkamış ilçesine giderek 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs' eyleminde bulunan dönemin Sarıkamış Tugay Komutanı Murat Yetgin ile akabinde Kars'a giderek aynı suça karışan Iğdır 5. Hudut Alay Komutanı Ekrem Küçükberber ile görüştüğü, aynı gün söz konusu suça ilişkin hakkında dava açılan eski Tuğgeneral Ali Avcı komutasındaki Kars 14. Mekanize Tugay Komutanlığı Kışlasına aracıyla girdiği hususları nazara alındığında 15 Temmuz'da yaşanan eylemlerle ilgili örgütün daha öncesinde planlama yaptığı, Çağlar'ın da Ankara'ya giderek Erzincan'daki 3. Ordu Komutanlığı Bölgesi ile ilgili aldığı talimatları Çobanbeyli'ye aktardığı, Çobanbeyli'nin de 9. Kolordu Komutanlığı bölgesiyle ilgili aldığı talimatları Sarıkamış, Kars ve Iğdır'da görevli örgüt üyelerine ilettiği, bu hususun örgütte yönetici pozisyonunda olduğunu ortaya koyduğu Çobanbeyli'nin bu şekilde 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs' eylemiyle ilgili 9. Kolordu Komutanlığı'na bağlı ve ast birliklere söz konusu emri ulaştıracak kurye vazifesini üstlendiği, Kars'tan dönüşte evine dahi uğramaksızın 109. Topçu Alayı Kışlasına giderek bir kısım rütbeli personeli odasına çağırıp araç hazırlanması, askerlere konuyla ilgili bilgi verilmemesi, askerlerin televizyon ve iletişim araçlarından uzak tutulması, rütbeli personele mühimmat dağıtılması gibi emirler verdiği anlaşıldı."

- Darbe hazırlığı için her bölükten asker, silah ve araç hazırlanmış

İddianamede, Kayacı'nın ise komutasını yürüttüğü 1. Tabur Komutanlığında her bölükten 15 asker ve birer araç hazırlanması ve cephanelikten mühimmat getirilmesi için astlarına emir verdiği bildirilerek, sanığın oğlunun FETÖ ile irtibatlı Aziziye Kolejinde kaydının bulunduğu, evindeki aramada 1 doların ele geçirildiği ve darbe girişimi günü için de "emir gelirse çıkarız" şeklinde konuştuğu kaydedildi.

Sanık Serkan Aslan'ın da komutasındaki 2. Tabur Komutanlığında mühimmat getirilmesi, araç hazırlanması, yapılan işlemlerin tatbikat olduğu konusunda askere bilgi verilmesi, her bölükten 30'ar kişilik takımlar oluşturulması için astlarına emir verdiğinin anlatıldığı iddianamede, Aslan'ın, FETÖ/PDY tarafından icra edildiğini bildiği kalkışma eylemleri devam ederken tabur komutanlığında yaptığı faaliyetlere bakıldığında örgüt üyesi pozisyonunda olduğu ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ettiği belirtildi.

İddianamede, sanıklardan Aluç'un darbe girişimi gecesi Çobanbeyli ile telefon görüşmesi yaptıktan sonra kışlaya gittiği, Çobanbeyli kışlaya gelmeden önce EYS adlı sistemden "Sıkıyönetim Direktifi" konulu belgeyi yazdırarak Çobanbeyli'ye ibraz ettiği belirtilerek, Aluç'un, Çobanbeyli'nin odasındaki toplantıdan sonra bu kişinin "rütbeli personel mühimmat alsın" konusundaki emrini diğer sanıklara aktardığı kaydedildi.

- Darbe başarısız olunca "Sıkıyönetim Direktifi"ni imha etmişler

Darbe girişimi sonrası Çobanbeyli'nin, Kars'taki 14. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına vekaleten görevlendirilmesinden birkaç gün sonra Aluç'u arayarak 109. Topçu Alay Komutanlığı binasında bulunan odasındaki çekmecede yer alan "Sıkıyönetim Direktifi" konulu belgeyi imha etmesi konusunda talimat verdiği de anlatılan iddianamede, Aluç'un da bu belgeyi kağıt kırpma makinesinde imha ettiği aktarıldı.

Sanık Doğan'ın da komutasındaki bakım bölüğünden mühimmat getirilmesi, araç hazırlanması, bölükten 30 kişilik takım oluşturulması için astlarına emir verdiği ifade edilen iddianamede, sanığın konuşma esnasında astlarına "Emir bekliyoruz" ve "İç hizmet kanunu" gibi ifadelerde bulunduğu ayrıca Bank Asya'da hesabının bulunduğu bilgisi yer aldı.

- Darbe hazırlığını askerlere tatbikat olarak anlatmışlar

İddianamede, sanık Onur Vahap Aslan'ın görev yeri olan 2. Tabur Komutanlığında diğer sanık Serkan Aslan'ın talimatı ile kendi bölüğünde görevli askerlerden takım oluşturduğu, araçların getirilmesi konusunda astlarına emir verdiği, yapılan faaliyetlerin tatbikat olduğu konusunda astlarına konuşma yaptığı, emir verilmesi durumunda kışla dışına çıkmak istemediğini söyleyen astına "Böyle bir şey yok, emir verilirse çıkacaksın" şeklinde emir verdiği ifade edildi.

İddianamede, sanık Kurtkaya'nın, bir uzman çavuşun "Emir verilirse emre uymayacağı, gerekirse tel örgülerden atlayıp kaçacağına" dair ifadeleri üzerine "Arkadaşlar biz askeriz, biz asker olduğumuzu unutmayalım, ne emir verilirse biz onu yaparız" şeklinde konuşma yaptığı belirtildi.

Polislerin itfaiye mevkinde yolu kapatarak kışlaya gelmek isteyen bir kısım askeri personeli göndermedikleri konusunda konuşulurken de sanık Kurtkaya'nın "Çıkıp illaki dağıtmak mı lazım" şeklinde sözler sarf ettiği belirtildi.

İddianamede, tüm sanıkların "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT