1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Erdoğan, Sosyal Medya Ve Televizyon Ortak Yayınında
Erdoğan, Sosyal Medya Ve Televizyon Ortak Yayınında

Erdoğan, Sosyal Medya Ve Televizyon Ortak Yayınında

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (8)- "Bu davadan kopup ayrılana nereye kadar benim kalkıp da ben sana kırgın değilim, dargın değilim... Nereden nereye kadar diyeceğim ki? Kopup gittiyse 'selamünaleyküm, aleykümselam' bir yere kadar deriz. Ond

A+A-

İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu davadan kopup ayrılana nereye kadar benim kalkıp da ben sana kırgın değilim, dargın değilim... Nereden nereye kadar diyeceğim ki? Kopup gittiyse 'selamünaleyküm, aleykümselam' bir yere kadar deriz. Ondan sonra eğer partimize karşı bir ihanet halkası oluşturuyorsa kusura bakmasınlar yani onlara karşı da herhalde el bebek gül bebek davranacak halimiz yok çünkü dava başka bir şeydir. Hiçbir şeyle mukayese edilmez." dedi.

Erdoğan, sosyal medya ve televizyon ortak yayınında, Ahmet Hakan, Işıl Açıkkar ve Salih Nayman'ın sorularını yanıtladı.

AK Parti'nin bir millet hareketi olduğunu, milletin gönlünü kazanmış büyük bir parti olduğunu anlatan Erdoğan, Milletin desteğini ve gücünü arkasına alan AK Parti'nin kendisini 2023 vizyonuna kilitlediğini söyledi.

Erdoğan, buradan, bu yolda kendileriyle beraber yürüyenlerin ve kopanların da olacağını dile getirerek, şöyle konuştu:

"Yani bu siyasi hareketlerin hepsinde de Milliyetçi Hareket Partisi'nde de ne oldu? Birileri koptu gittiler, kendilerine göre bir parti kurdular. Şu anda o partiyle bakalım nereye kadar yürüyecekler. Bunlar ana gövde değil. Bunlar parça ve bunların istikbali falan da çok fazla olmaz ve bunun dışında benzer şeyler CHP'de oldu, kopanlar oldu, gidenler oldu ama onların da esamesi okunmuyor. Şimdi bizimle ilgili olarak bir partiye kırgınlık olursa kaybedenler olur ama davaya kırgınlık asla olmaz."

Erdoğan, "Siz o isimlere kızgın mısınız ya da kırgın mısınız?" sorusu üzerine "Bu davadan kopup ayrılana nereye kadar benim kalkıp da ben sana kırgın değilim, dargın değilim... Nereden nereye kadar diyeceğim ki? Kopup gittiyse 'selamünaleyküm, aleykümselam' bir yere kadar deriz. Ondan sonra eğer partimize karşı bir ihanet halkası oluşturuyorsa kusura bakmasınlar yani onlara karşı da herhalde el bebek gül bebek davranacak halimiz yok çünkü dava başka bir şeydir. Hiçbir şeyle mukayese edilmez." yanıtını verdi.

- "Davaya küsülmez"

"Küskün seçmen" iddiasına ilişkin soru üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küskün seçmen noktasında kim küskünler, kim değildir onu bilemeyiz ama biz bütün bunları nazarı itibara alarak şu anda en geniş örgüt ağına, teşkilat ağına sahip bir parti olarak diyoruz ki 'Nerede bir küskün, dargın filan varsa bunlara yönelik ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları olarak bunlara yönelik değerli arkadaşlar yoğun çalışmaların içerisinde olacaksanız." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, gazeteci Ahmet Hakan Coşkun'un "Yani küskünlüğü gerektirecek bir durum yok mu diyorsunuz?" ifadesini kullanması üzerine şunları kaydetti:

"Öyle diyorum tabii. Öyle bir adım atmış değiliz çünkü hizmet aşkıyla zaten koşmuşuz, koşturmuşuz. Onun için de biz hep şunu söyledik, arkadaşlar davaya küsülmez. Onun için bunu bütün bu tür kırgın, küskün olan varsa onlara anlatmalısınız. Davaya küsülmez. Yanlış mı yaptık, yanlışlarımızı sizler de söyleyin anlatın. Biz de bu yanlışlarımızı düzeltme yoluna gideriz ama bakıyorsunuz bir kısmı belli yerlerde, onlara belli imkanlar tanınıyor. Tanımadığı zaman bundan dolayı 'küstüm' diyor. E kardeşim yani böyle bir şeyden dolayı eğer buna küsüyorsan bu yanlıştır."

- "Bu tamamıyla abartıdan müteşekkil bir yaklaşım tarzıdır"

Erdoğan, Ahmet Hakan Coşkun'un "3 kelime söyleyeceğim israf, şatafat, kibir. Bu 3 kelime üzerine eleştiriler yapılıyor. Siz öz eleştiri yapabilen bir siyasetçisiniz. Bu 3 kavram üzerine sizce bir öz eleştiri ihtiyaç var mı, yoksa bu abartılı bir yaklaşım mı?" demesi üzerine şöyle devam etti:

"Bu bana göre tamamıyla abartıdan müteşekkil bir yaklaşım tarzıdır. Örneğin millette yaptığımız hizmeti israf telaki edenler var. Şimdi burası Vahdettin Köşkü. Birilerine göre bu Vahdettin Köşkü'nü o yıkık, harabe halden bu hale getirmek birilerine göre israftır. Ana muhalefet buraya israf diyor. Ana muhalefet, külliyeye de israf diyor. Ben burayı şu anda kullanmıyorum. Zaman zaman buraya gelişlerim olur. Misafirlerim ile beraber buraya gelişlerim olur. Bunun dışında burada benim kaldığım çok çok istisnadır. Şu anda ben kendi evimde kalıyorum. İstanbul'a geldiğin zaman Kısıklı'da kendi evimde kalıyorum. Çünkü aile olarak, geniş aile hep aynı yerdeyiz, orada kalırız. Burada kaldığımız çok çok istisnadır. Burası da Huber de çok çok istisnadır. Ama bunun kampanyasını da yine malum ana muhalefet yapmıştır, yapmaya da devam etmektedir. Ama biz şimdi buraya diyelim ki İstanbul zirvesini bizim burada toplamamız, burada o toplantıyı yapmamız, bunlar bir büyüyen veya büyük devlet olmanın emaresidir. Aynı şeyi mesela Ankara'dan külliyede yaptığımız toplantılarda o tür yaklaşımlar, o gelenler hangisi olursa olsun bakış açıları Türkiye'ye karşı değişiyor. Bu Tayyip Erdoğan'ın kendi şahsi ortaya koyduğu bir yatırım değil ki. Bu dünyaya karşı ülkeme bakışı değiştiren bir yaklaşımdır. Bununla da Sayın Putin'in bir ifadesi var. Çok manidardır 'Aslında büyük devletler bu tür yerlerden anlaşılır' demiştir. Bana ilk geldiğinde ve ilk resmi ağırlama yaptığımızda. Dikkat edilirse onların var. Şimdilik Kremlin Sarayına baktığımız zaman çok çok farklıdır. "

- "İsraf olmadığını tarih de kaydedecek, millet de kaydedecek"

Onun için "saray" ifadesini kullanmadığını Ankara'da cumhurbaşkanlığı makamı için "külliye" ifadesini kullandığını anlatan Erdoğan, "Ben orada muhtarlarımızı ağırlıyorum hala da ağırlamaya devam ediyorum. Aynı şekilde orada Kültür Merkezi yaptık. 2 bin 300 kişilik bir kültür merkezidir, kongre merkezidir ve orada her türlü etkinlikleri de yapabiliyoruz. Onun yine arka tarafında bizim Ankara'nın en güzel camilerinden bir tanesi, arkasında da aynı anda 2 bin 300 kişiye yemek verebileceğimiz bir devasa, çok etkinlikli bir alan olan salonlarımızı yaptık. Hemen onun yanında şimdi Türkiye'nin en büyük kütüphanesini bitiriyoruz. Şurada 2-3 ay içerisinde inşallah bu kütüphane bitecek. Hedefimiz orada 5 milyon ciltlik bir kütüphane ama dijital ortama taşınacak şekilde. Şimdi bunları israf görenler var. Ama bunların hiçbirisinin israf olmadığını tarih de kaydedecek, millet de kaydedecek." ifadesini kullandı.

Erdoğan, buradan bakıldığı zaman AK Parti'ye "israfçı" denildiğini anlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Şu anda bizden önceki 70 yıla baktığımız zaman geldiğimiz nokta ortada. 'Şatafat...' Ben şimdi bütün bunlarla neyine bunların şatafat diyeceğiz. 'Kibir...' bir defa her yerde benim konuşmalarımı takibe alınırsa. Konuşmalarım da ben bütün teşkilatıma hep tevazu telkin etmişimdir. 'Aman tevazuyu elden bırakmayın, tevazudan asla taviz olamaz, hele hele halka karşı tevazuda kesin bir kararlılık içerisinde olacaksınız.' Çünkü halkın karşısında tepeden bakmak olmaz. Orada Mevlana'nın diliyle 'Toprak gibi olacaksınız.' Bunu da elimizden geldiğince yapmaya gayret ediyoruz ama tabii bizim de belli yerlerde hatalarımız belki olabilir, ayrı. Fakat tabii bizleri bununla yaftalayanlar, bizlere bu şekilde damga vuranlar biraz da kendilerine bakarlarsa herhalde istikameti çok daha doğru buluruz diye düşünüyorum."

- "AK Parti bu seçimin kaybedeni olmaz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı olarak sarayların restore edildiğini belirterek, Yıldız Sarayı'nın da restorasyonuna tepki gösterildiğini, yapılmasının istenmediğini anlattı.

Restorasyonu bittikten sonra Yıldız Sarayı'nı ilk ve ortaokul, lise ile üniversite öğrencilerine açacaklarını dile getiren Erdoğan, "Benim ecdadım kim, neymiş, ne oldu? Bunu görmesi lazım. Tarihine gururla bakan bir millet geleceğini gururla inşa eder." dedi.

Dolmabahçe Sarayı'nın restorasyonlardan geçtiğini, daha önceden bakımın yapılmadığını anlatan Erdoğan, toplantıların Dolmabahçe Ofis'te gerçekleştirildiğini, bakanların da otellerde değil de restorasyonu yapılan tarihi yapılarda toplantılar yaptığını kaydetti.

"Otel köşelerinden devlet olarak kurtulmamız lazım." diyen Erdoğan, İstanbul'un müze fakiri olmaktan çıkmasını istediklerini kaydetti.

Erdoğan, restorasyonu yapılan tarihi yapıları öğrencilerin ziyaretine açacaklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kaybederseniz, (seçimin) yenilenmesinden dolayı pişmanlık duyar mısınız?" sorusu üzerine, şunları söyledi:

"AK Parti bu seçimin kaybedeni olmaz. Niye? Biz şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesinde meclis kahir ekseriyetiyle bizde, komisyonların tamamı bizde, meclis başkan vekilleri aynı şekilde."

Ahmet Hakan'ın "Bir sembolik başkan kalıyor, onu da onlar alsın mı diyeceksiniz?" sorusuna Erdoğan, "Hayır, onu da onlar alsın demem. İstanbul'a hizmet ancak bu şekilde olur. Tamamlansın, onun olması halinde sürekli belli sıkıntıların olacağı ortada. Burada düşünce birliği olmayacaktır, yönetim bütünlüğü olmayacaktır. Sürekli olarak birçok konularda anlaşmazlıkların çıkacağı ortadadır." dedi.

Erdoğan, sözlerinin sonunda tüm İstanbulluların pazar günü demokratik haklarını kullanmayı ihmal etmemelerini, şehir dışındakilerin de gelip oylarını kullanmalarını, oy vermek suretiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bütünleşmesi noktasındaki sürece destek vermelerini, eksik bırakmamalarını istedi.

(Bitti)

HABERE YORUM KAT