1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. "Eşim Dhkp-c, Ben Fetö Üyesi Olmaktan İhraç Edildik"
"Eşim Dhkp-c, Ben Fetö Üyesi Olmaktan İhraç Edildik"

"Eşim Dhkp-c, Ben Fetö Üyesi Olmaktan İhraç Edildik"

Erzurum'da, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan, aralarında dönemin 109. Topçu Alay Komutanı eski Albay Çobanbeyli, eski 1. Tabur Komutanı Yarbay Kayacı ve eski 2. Tabur Komutanı Yarbay Aslan'ın da olduğu 7 kişi ilk kez haki

A+A-

ERZURUM (AA) - Erzurum'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan, örgütün sözde Erzincan Sıkıyönetim Komutanı Ekrem Çağlar'dan aldığı darbe talimatlarını Kars ve Iğdır'daki örgüt mensuplarına ilettiği belirtilen eski 109. Topçu Alay Komutanı Albay Oğuz Çobanbeyli'nin de aralarında bulunduğu 7 eski subayın yargılanmasına başlandı.

Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yaklaşık 16 saat süren duruşmada, tutuklu sanık eski 1. Tabur Komutanı Yarbay Ramazan Kayacı ile tutuksuz sanıklar eski Üsteğmen Onur Vahap Aslan, eski Astsubay Soner Kurtkaya, sanık avukatları ve tanıklar hazır bulundu.

Diğer sanıklar eski 109. Topçu Alay Komutanı Albay Oğuz Çobanbeyli, eski 2. Tabur Komutanı Yarbay Serkan Aslan ve eski Binbaşı Kadir Aluç, Ağrı Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan, eski Üsteğmen Cemal Doğan da Van Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumundan Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.

Sanık Çobanbeyli savunmasında, 14 Temmuz 2016'da mesai devam ederken iki fırtına obüsünün Kars'a sevkiyatını takip ettiğini ve bundan bir gün sonra Kars'a gittiğini söyledi.

Erzurum'a döndüğünü ve 15 Temmuz'u 16 Temmuz'a bağlayan gece saat 00.00 gibi kışlaya geldiğini belirten Çobanbeyli, "Dönemin Kolordu Komutanı Korgeneral Şeref Öngay beni aradı, nerede olduğumu sordu. Ben de yolda olduğumu söyledim. Kendisi de kışlaya gidince 'Uzun hattan görüşelim' dedi." ifadelerini kullandı.

Çobanbeyli, 00.15 gibi kışlaya girdiğini, Binbaşı Aluç'la yürürken görüşmeye başladığını anlattı.

Aluç'un, kendisine sözde sıkıyönetim emrini gösterdiğini aktaran Çobanbeyli, şöyle devam etti:

"Kendi aramızda bunun saçma bir emir olduğu konuştuk. Kolordu komutanını aradım. Emirle ilgili görüşmemizde ikimiz de bunun saçma olduğunu söyledik. Bana 'Birliğine sahip çık, kışladan dışarı çıkmayın' dedi. Ben de 'Emredersiniz' deyip telefonu kapattım. Toplantı esnasında söylenen emirleri ben verdim. Yalnız ben Aluç'a, 'Lider personel mühimmat alacak, hazırlanacak, benden haber bekleyecek' dedim. Emir tüm personele verilmesi olarak algılanmış. Verdiğim emir kışlanın emniyetimi alacağımız, kışladan çıkmayacağımız, nöbetçilerin yerlerinin güçlendirilmesi, araçların kontrol edilmesi yönündeydi."

Toplantı başlamadan polislerin kışlaya girişte personeli alıkoyduğunun kendisine söylendiğini bildiren Çobanbeyli, durumla ilgili kolordu komutanını arayarak yapılması gerekeni sorduğunu belirtti.

Oğuz Çobanbeyli, şunları kaydetti:

"1. Ordu Komutanı ile görüştüm. Kendisine, kolordu komutanının 'Kışladan dışarı çıkmayın' emri verdiğini söyledim, o da 'Aferin çıkmayın' dedi. (Dönemin Sarıkamış Tugay Komutanı) Murat Yetgin'le 01.16'da görüştük ve ona da kışladan çıkmayacağımızı söyledim. Yetgin'le görüştükten sonra personele mühimmatlarını bırakıp yatmaları emrini verdim. Yetgin'le iddia edildiği gibi darbeyle ilgili görüşmüş olsam personele yat emri verir miydim? Sabah kolordu komutanı beni arayarak Kars Tugay Komutanlığına geçici görevle görevlendirildiğimi söyledi. Ben de Kars'a gittim ama birileri beni darbe girişimiyle ilgili oraya gittiğimi düşünüyor. Ekrem Çağlar'la telefonda görüştüm, yüz yüze değil. Kendisine annesiyle ilgili 'Geçmiş olsun' dedim ama rahmetli olduğunu bilmiyordum. O da beni düzeltmedi. Olay, hakkımda iddia edildiği gibi değil. Erzincan'dan aldığım talimatları Kars, Sarıkamış ve Iğdır'a ilettiğim, kuryelik yaptığım söyleniyor. Kurye olsam sadece Kars ve Iğdır'a değil, bağlı diğer illere de giderdim. Çağlar'dan talimat aldığım iddia ediliyor ama talimatın ne olduğu belli değil. Erzurum'da darbeye kalkışılsa ben çıkardım, en büyük bana bağlıydı ama böyle bir şey yok. Darbeye katılacak olsam Kars'a neden gideyim, bekler hazırlık yapardım."

Eski Astsubay Kurtkaya ise savunmasında, darbe girişiminin yaşandığı gece nöbetçi olduğunu, televizyon haberlerinden olayları öğrendiğini ve nöbetçi amiri aradığını dile getirdi.

Nöbetçi amirin emriyle Üsteğmen Doğan'ı aradığını aktaran Kurtkaya, "Uyuyor gibiydi. Ne olduğunu sordu, durumu anlattım, 'Televizyona bak' dedim. Sonrasında beni aradı ve personeli çağırmamı söyledi." dedi.

Kurtkaya, nöbetçi olmasından dolayı askerleri uyandırarak tekrar içtima aldığını, silahlığı gezdiğini ve araçları saydığını anlatarak, şöyle konuştu:

"Birliğe zimmetli araçları, gözümün önünde olması, herhangi bir durumda kullanılması durumunda sorumluluğunu almamak adına garajdan çıkarttırdım. Doğan, kompozit başlık, hücum yeleği ve mühimmatla durulması yönünde talimat olduğunu söyledi. Ayrıca doktor olan eşim ben açığa alındıktan bir süre sonra açığa alındı. İfadesi alınırken DHKP-C üyesi olmaktan açığa alındığı söylenmiş. Ben FETÖ üyesi olmamdan, eşim de DHKP-C üyesi olmaktan Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edildik. Aynı evde hem FETÖ hem de DHKP-C üyesi olması hayatın olağan akışına aykırıdır."

Diğer sanıklardan eski Üsteğmen Doğan da hakkındaki suçlamaları reddederek, darbe girişimiyle bir ilgisinin olmadığını ileri sürdü.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, dinlenilmeyen tanıkların beyanlarının alınması ve dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için duruşmayı erteledi.

- İddianameden

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, örgütün sözde "Erzincan Sıkıyönetim Komutanı" olan dönemin 3. Ordu Komutanlığı Kurmay Yarbaşkanı eski Tuğgeneral Ekrem Çağlar'ın darbe girişiminden önce Ankara'ya giderek aldığı darbe talimatlarını eski 109. Topçu Alay Komutanı Albay Oğuz Çobanbeyli'ye aktardığı, Çobanbeyli'nin de 9. Kolordu Komutanlığı bölgesiyle ilgili bu talimatları Kars ve Iğdır'daki örgüt mensuplarına ileterek "kuryelik" yaptığı belirtiliyor.

Çobanbeyli'nin, 15 Temmuz'da mesainin tamamlanmasından sonra Kars'ın Sarıkamış ilçesine giderek dönemin Sarıkamış Tugay Komutanı Murat Yetgin ile akabinde Kars'a giderek aynı suça karışan Iğdır 5. Hudut Alay Komutanı Ekrem Küçükberber ile görüştüğü, aynı gün söz konusu suça ilişkin hakkında dava açılan eski Tuğgeneral Ali Avcı komutasındaki Kars 14. Mekanize Tugay Komutanlığı Kışlasına aracıyla girdiğinin anlatıldığı iddianamede, sanığın Kars'tan dönüşte evine dahi uğramaksızın 109. Topçu Alayı Kışlasına giderek bir kısım rütbeli personeli odasına çağırıp araç hazırlanması, askerlere konuyla ilgili bilgi verilmemesi, askerlerin televizyon ve iletişim araçlarından uzak tutulması, rütbeli personele mühimmat dağıtılması gibi emirler verdiği yer alıyor.

İddianamede, eski Yarbay Ramazan Kayacı'nın ise komutasını yürüttüğü 1. Tabur Komutanlığında her bölükten 15 asker ile birer araç hazırlanması ve cephanelikten mühimmat getirilmesi için astlarına emir verdiği, Aluç'un "Sıkıyönetim Direktifi" konulu belgeyi yazdırarak Çobanbeyli'ye ibraz ettiği ve Çobanbeyli'nin odasındaki toplantıdan sonra "Rütbeli personel mühimmat alsın." emrini diğer sanıklara aktardığı, Doğan'ın da komutasındaki bakım bölüğünden mühimmat getirilmesi, araç hazırlanması, bölükten 30 kişilik takım oluşturulması için astlarına emir verdiği ve konuşma sırasında astlarına "Emir bekliyoruz." ve "İç Hizmet Kanunu" gibi ifadelerde bulunduğu kaydediliyor.

Eski Üsteğmen Onur Vahap Aslan'ın diğer sanık eski 2. Tabur Komutanı Yarbay Serkan Aslan'ın talimatı ile kendi bölüğünde görevli askerlerden takım oluşturduğu, araçların getirilmesi konusunda astlarına emir verdiği, yapılan faaliyetlerin tatbikat olduğu konusunda astlarına konuşma yaptığı, emir verilmesi durumunda kışla dışına çıkmak istemediğini söyleyen astına "Böyle bir şey yok, emir verilirse çıkacaksın." diye emir verdiği aktarılan iddianamede, eski Astsubay Soner Kurtkaya'nın, bir uzman çavuşun "emir verilirse buna uymayacağı, gerekirse tel örgülerden atlayıp kaçacağına" dair sözleri üzerine "Arkadaşlar biz askeriz, asker olduğumuzu unutmayalım, ne emir verilirse biz onu yaparız." dediği ifade ediliyor.

İddianamede, tüm sanıkların "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT