1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Gün Olur Asra Bedel -1-
Gün Olur Asra Bedel -1-

Gün Olur Asra Bedel -1-

Konyalı ve Konya’da görev yapmış teknik direktörler, futbolcular, spor adamları ve teknik personeller, şu an yıkılmakta olan Konya Atatürk Stadyumu’yla ilgili anılarını paylaşıyor. İlk yazı dizisi sizlerle…

A+A-

Uğur Özteke-Gazeteci

Konya Atatürk Stadyumu’nda atletizmden veledroma, bisiklet yarışlarına uzanan bir mazisi var. Gazetecilik hayatıma 75 yılında başladığım günden bugüne inanılmaz heyecanlar yaşadım. Ama siyah-beyazlı Konyaspor ve yeşil-beyazlı İdmanyurdu’nun arasındaki o inanılmaz rekabetti ve bu iki takımımızın futbol maçlarını unutmam mümkün değil. Yanılmıyorsam o gün için Konyaspor İdmanyurdu’nu yenmişti ama yendiği önemli değildi. Takımlarımızda sahada forma giyen 11 futbolcunun en az 9’u Konyalıydı ve kulüplerin altyapısından çıkmıştı. Olaylı bir Tarsus maçı öncesi ve sonrası olayların yaşanması Konyaspor’un Aydınspor’u yenerek ligde kaldığı o muhteşem maç. Tribünler dolmuş veledroma seyirci alınmıştı. O güçler çok güzel ve renkliydi.

 

Hüseyin Altay-Gazeteci

28 Şubat 1999…  Üniversite öğrencisi olarak Konya’ya gelişimden sadece birkaç ay sonra. Şehrin takımının maçını izlemek için soluğu stadyumda aldım. Maç Kombassan Konyaspor-Hatayspor maçı. Sonrasında gerek taraftar gerekse basın mensubu olarak nice gollere, başarılara, şampiyonluklara, üzüntülere, gözyaşlarına şahit olduğum Atatürk Stadı’ndaki ilk maçım. Maalesef Konyaspor o gün sahadan 4-0 yenik ayrılmıştı.

Sahada Şanver, İskender, Semavi ve Saffet Sancaklı gibi ülke futbolunun yıldızları, kulübede ise Yılmaz Vural… O gün tribünlerdeki ıslıklar, “sen oyna Yılmaz sen oyna”, “Yılmaz gol gol gol” tezahüratları ve ceza sahası içerisinde yüzü koyun yerde kalıp penaltı bekleyen Saffet Sancaklı’nın o düdüğün çalınmaması üzerine iki elini yere vurup kuş gibi çığrınışları ardından bütün stadın ayağa kalkıp “e… Saffet” tezahüratları… Asla unutmayacağım. Nasıl Konyaspor’lu olduğumu da inşallah bir gün paylaşma imkanı buluruz.

 

Hasan Yıldırım-Gazeteci

Konya Atatürk Stadyumu’nda, babamın elimden tutarak götürdüğü Eskişehirspor maçı vardı. 2-1 bitmişti. Tribünde izlediğim ilk maç. Bunun yanında bir dönem aktif olarak yaptığım judo, atletizm ve futbol günleri. Her bir köşesinde hatıralarımın olduğu, bahçesinde büyüdüğüm efsane mekan. İçimde bu nedenle büyük bir burukluk var.

 

Hüsnü Özkara-Teknik Direktör

Hangi anımı anlatsam, diğerine haksızlık etmiş olacağım. Gerçekten birçok anım var o stadyumda. Şampiyonluk yaşadığım stadyumdu. Ama şunu söyleyeyim, bu tip tarih barındıran her köşesinde anıların olduğu yapıların yıkılması üzücü. Yeni stadyumların yapılmasıyla birer birer yok oluyorlar. Konya’da, torunlarıma anlatacak çok anı biriktirdim. Antrenörlük kariyerimin en güzel yıllarını yaşadım Konya’da ve o stadyumda.

 

 

Tayfun Türkmen-Teknik Direktör

Konya Atatürk Stadyumu’nda, 5 sene futbol oynayıp 1 sene de antrenör olarak görev yaptım. Bir sürü anımız var. Ama benim için en unutulmaz olanı, 2006-2007 sezonunda oynanan Konyaspor-Beşiktaş maçı. Nurullah Sağlam dönemiydi. 2-1 kazanmıştık ve 2. golü ben atmıştım. Ben bu maçı kendim adına tüm anıların önünde tutarım. Harika bir atmosfer, harika bir takım ve seyirci vardı.

 

 

İsmet Karababa-Teknik Direktör

Atatürk stadı Türkiye’de örneği olmayan tam bir spor kompleksi ve bir tarih abidesidir. Futbol başta olmak üzere sporun bir şekilde içinde olan her bir insanımızın bu statta o kadar çok anısı olduğu gibi, futbolun içinde 43 yılını geçirmiş biri olarak Atatürk Stadı’nda kaleci ve teknik adam olarak benim de anılarım var. Burada o kadar çok anım var ki hangi birini anlatsam, bir diğerine haksızlık etmiş olacağım. Ancak hiçbir zaman unutamayacağım anım, antrenörlüğünü yaptığım Konyaspor genç takımın UNESCO tarafından dünyada örnek takım seçip “Fair Play” ödülüne layık görmesi. Bu ödülü Paris’te aldıktan sonra Türkiye’den alan ilk takım unvanıyla geri dönmüştük. TMOK yetkililerince bu ödüle katkı sunanlar olarak gördüğü; yönetici, antrenör ve futbolcular için hazırlayıp Konyaspor-Beşiktaş lig maçı öncesi verdiği plaket ve diploma töreni olmuştu. Stadyum tıklım tıklım doluydu. Tribünlerden yükselen o anki uğultu, çığlık ve alkış içinde taraftarlarımızın bize yansıttıkları sevgi selini hiçbir zaman unutamam. O günkü tablo ve sevgi seli Atatürk Stadı’ndan tüm ülkeye yayılan Konya insanının spor anlayışının bir sesiydi. Futbolcularım ile birlikte kulübümüze birçok alanda ve anlamda katkı sunmuş olmamıza rağmen en değerlisi ve anlamlısı Fair Play ödülü kazanmamız ve insanımızın o gün Atatürk Stadı’nda bizi bağrına basmasıydı diye düşünüyorum.

 

 

Haldun Üstel-Teknik Direktör

Atatürk Stadyumu’nda bir maçım vardı. Hiç unutamıyorum. Fenerbahçe ile oynuyorduk. Sahada Selçuk Yula’yı tutuyorum. Çok önemli bir maç... Beni zorla oynattılar. Çünkü kötü derecede ishal olmuştum. “Sen oynamazsan olmaz, Selçuk’u kim tutacak” dediler. Ben de “Elimi kaldırdığımda oyundan alın o zaman” dedim ve anlaştık. Neyse, maça başladık. 1-0 öne geçtik. İyi de gidiyoruz. 85. dakikada kötü oldum. Hocaya elimi kaldırıp değiştirin dedim. Olur dediler. Oyundan çıkıyorum ama paytak paytak yürüyorum. Hakem “Yürü len çabuk” dedi. Ben de “S*çarım hocam” dedim. O da “Sen kime s*çarım diyorsun” diye kırmızı kartına giderken takım kaptanımız araya girip durumu anlattı. Zar zor da olsa kenara geldim. Açık tribünden kapalı tribüne geçene kadar 4 dakika harcamışım. Taraftar da maçtan sonra, “Aferim Haldun, çok iyi maç soğuttun” dedi.

 

 

Ahmet Özen-Saha Komiseri

3 Nolu sahada oynanan Beyşehirspor-Yeni Sağlıkspor maçı vardı. Şampiyonluk maçıydı. Ben de o maçta görevliydim. Hakem Oktay Demiray. Maç 2-0 ya da 3-0 olarak son dakikalara girdi. Koptu yani. Beyşehir’den de iyi bir kitle seyirci gelmişti. Hoca Muzaffer Evren kulübeden çıkamadı. Bir anda 9 numaralı oyuncu Oktay’ın üzerine koştu. Toprak saha çamurdu. Ben de koştum saha komiseri olarak. Hakem önde kaçıyor, sporcu onu kovalıyor ben de sporcuyu kovalıyorum (Gülüşmeler). Oktay çok hızlı ve uzun koştu. Yetişemedik tabi. Oyuncu da ben de yorulduk nefes nefese kaldık. Daha sonra polisler geldi ve maç öylece sonuçlandı.

 

 

İbrahim Apalı-Nalçacılılar Tribün Lideri

1991-1992 sezonuydu yanılmıyorsam. Kendi sahamızda Fenerbahçe ile oynuyorduk. O dönemler ligde zor dönemler geçiriyorduk. O nedenle alınacak her puan altın değerinde. Hakem Oğuz Sarvan. Tribünler her zamanki gibi dolu. Fenerbahçe maçın başında öne geçti. Sonra Cemal Menteşe ile beraberliği yakaladık. İyi de oynuyoruz. Ama hakem Oğuz Sarvan çok yanlı bir yönetim gösteriyor. F.Bahce ani bir kontratak sonrasında öne geçti. Gol en az 2-3 MT ofsayt. Bulunduğumuz yerden çok net görülüyor bu. Son 15-20 dk yine baskılıyız ve duraklama dakikalarında rahmetli Sedat Balkanlı kornerden gelen topa penaltı noktasının gerisinden kafayı vurdu ve kaleci Engin İpekoğlu topu en az 30-40 cm içeriden çıkardı ama hakem yine devam ettirdi. Sonrasında da maçı bitirdi zaten.

Çok üzülmüştük o maç sonu, 1 puana bile üzüleceğimiz bir maçta mağlup olmuştuk. İnşallah böyle hatalı, yanlı yönetimler yaşamayız bundan sonraki süreçte.

Lig sonunda o meşhur Aydınspor maçını kazanarak ligde kalmıştık ama bir sonraki sene çok kötü performans göstererek küme düştük. 2002-2003 sezonuna kadar da 2. ligde mücadele etmiştik...

 

 

Ertan Gülpınar-Spor Adamı

Konyaspor-Fenerbahçe maçı. Saha kenarında top topluyorum. Tanju’lu, Gerson’lu, Oğuz’lu Fenerbahçe. Hocaları Jozef Vengloš. Maltepe Hasan bana, “Yedek kulübesinin önünde duracaksın, rahat maç seyrettirmeyeceksin” demişti. Ben de kovulana kadar kulübenin önünde durmuştum. Bu anımı hiç unutamıyorum.

HABERE YORUM KAT