1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. "İit Ülkelerinde Kadın Girişimciliği İçin Strateji Geliştirilmeli"
"İit Ülkelerinde Kadın Girişimciliği İçin Strateji Geliştirilmeli"

"İit Ülkelerinde Kadın Girişimciliği İçin Strateji Geliştirilmeli"

İslam İşbirliği Teşkilatı Ülkeleri İstatistik Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi Genel Direktörü Büyükelçi Musa Kulaklıkaya:- "(Kadın girişimciliği) Özellikle ekonomik fırsatların kullanımında kadın erkek eşitsizliği olan ülkelerde bu eşitsizl

A+A-

ANKARA (AA) - NAZLI YÜZBAŞIOĞLU - İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ülkeleri İstatistik Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) Genel Direktörü Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, İslam ülkelerinde kadın girişimciliğinin desteklenmesine ilişkin, "Özellikle ekonomik fırsatların kullanımında kadın erkek eşitsizliği olan ülkelerde bu eşitsizliğin kaldırılması için gerekli tedbirlerin alınması, bu konuda stratejiler geliştirilmesi, en önemlisi de iyi uygulama örneklerinin diğer ülkelerle paylaşılması gerekir." dedi.

Kulaklıkaya, SESRIC tarafından hazırlanan ve Burkina Faso'da 30 Kasım-1 Aralık'ta düzenlenen "İslam İşbirliği Teşkilatı Ülkelerinin Kalkınmasında Kadının Rolü" temalı 7. Bakanlar Konferansı'nda sunulan "2018 İİT Kadın ve Kalkınma Raporu"nu AA muhabirine değerlendirdi.

Toplantıya İİT üyesi ülkelerden kadından sorumlu bakanlar ya da bakanlık üst düzey yetkililerinden, İİT kurum ve kuruluşlarından güçlü bir katılım olduğuna dikkati çeken Kulaklıkaya, Türkiye'den de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile İİT Kadın Danışma Konseyi Başkanı Dr. Esra Albayrak'ın toplantıya katıldığını hatırlattı.

Kulaklıkaya, konferansta İİT tarafından kadının sosyal hayattaki yerinin güçlendirilmesi çalışmaları sebebiyle Kadın ve Demokrasi Derneğine (KADEM) "Kadın Başarı Ödülü" verildiğini de vurguladı.

Kadınların toplumun omurgasını oluşturduğunu vurgulayan Kulaklıkaya, kadının evde, iş dünyasında, siyasette ve akademik hayatta, kısaca hayatın her alanında roller üstlendiğini ve önemli katkılar sunduğunu söyledi.

Kulaklıkaya, SESRIC'in hazırladığı raporda da kadınların kırılgan olduğu eğitim, sağlık, girişimcilik konularındaki fırsat eşitsizliği gözlenen alanların incelendiğini ve bu alanlardaki sınama ve problemleri ortaya koymaya çalıştıklarını belirtti.

Bazı ülkelerde geleneksel gerekçelerle kadınların doktora gitmekten bile kaçındığına dikkati çeken Kulaklıkaya, "Sağlık hizmetlerinden yararlanması konusunda kadına sunulan fırsatlar açısından baktığımızda genel olarak bir iyiye gidiş olsa da bazı İslam ülkelerinin durumu iyi olsa da İslam ülkelerinin genel ortalaması ne yazık ki dünya ortalamasının gerisinde." dedi.

Kamu ve özel sektörde kadınların karar alıcı mekanizmalarda yer alabilmesinin önemine işaret eden Kulaklıkaya, geleneksel değerlerden kaynaklanan yanlış uygulamaların bu alanda yol açtığı eşitsizliklerin önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.

- Kadın girişimcilerin desteklenmesi

Son yıllarda kadın girişimciliğinin geliştirilmesi konusunda her türlü kaynağın özellikle de İslami finans enstrümanlarının yaygın olarak kullanılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Kulaklıkaya, "İslam Kalkınma Bankası gibi kuruluşların kadın girişimciliğine ciddi katkıları var. Öte yandan örgün eğitim dışında, kadınların meslek edinmelerine yönelik verilen eğitimler var. Kadınların ekonomik olarak kendi işlerini kurabilecekleri bir donanıma kavuşması için yapılan çalışmalar var." dedi.

SESRIC'in raporunda kadın girişimciliğine ilişkin özel bir bölüm olduğuna dikkati çeken Kulaklıkaya, İslam ülkelerinin Dünya Ekonomik Forumu tarafından geliştirilen Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi, OECD tarafından geliştirilen Sosyal Kurumlar ve Cinsiyet Endeksi ile UNDP tarafından geliştirilen Cinsiyet ve Kalkınma Endeksi çerçevesinde ayrı ayrı incelendiğini belirtti.

Kulaklıkaya, şöyle devam etti:

"Ne yazık ki İslam ülkelerinin dünya ortalamasına göre durumu çok parlak değil. Dolayısıyla bu anlamda ülkelerin atması gereken somut adımlar var. Özellikle ekonomik fırsatların kullanımında kadın erkek eşitsizliğinin kaldırılması için gerekli tedbirlerin alınması, bu konuda stratejiler geliştirilmesi, en önemlisi de iyi uygulama örneklerinin diğer ülkelerle paylaşması gerekir."

Cinsiyet ayrımcılığının toplumsal barışı bozacağını vurgulayan Kulaklıkaya, kadınların eğitim, kariyer ve iş hayatında ilerlerken anne olma haklarının önündeki engellerin kaldırılması ve onlara kolaylaştırıcı fırsatların sunulması gerektiğinin altını çizdi.

SESRIC Genel Direktörü Kulaklıkaya, şunları kaydetti:

"Örneğin Türkiye'de son zamanlarda kadınların iş hayatına katılımlarının kolaylaştırılmasına ilişkin atılan çok önemli adımlar var. Ücretsiz izin ve süt izni kullandırılması, anneye yarı zamanlı çalışma imkanı sunulması gibi çalışmalar son derece önemli. Kadını iş hayatına çekelim derken onun fıtri sorumluluklarını da ihmal etmememiz gerekiyor. Kendi değer ve geleneklerimizi yeniden değerlendirmemiz ve yanlış yorumlanan hususların gözden geçirilerek doğru sonuçlara ulaşılması ve kadının her anlamda güçlendirilmesi için her türlü tedbirin alınması gerekiyor."

- İİT 2018 Kadın ve Kalkınma Raporu

Dünya genelinde kadınların toplumdaki ekonomik, sosyal ve siyasi kalkınmaya verdiği katkının inkar edilemez olduğu vurgulanan raporda, buna rağmen birçok gelişmekte olan ülkede kadınların erkeklere nazaran daha dezavantajlı durumda olduğu kaydedildi.

Raporda, İİT ülkelerinde de kadın erkek arasındaki eşitsizliğin politikalara ve uygulamalara yansıdığı, eğitim, sağlık, aile, siyaset, ekonomi ve karar almada çok daha fazla görüldüğü vurgulandı.

İİT ülkelerindeki kadın girişimcilerin durumunun, 2015 tarihli Kadın Girişimcilik Endeksi'ne bakarak görülebileceği belirtilen raporda, 12 İİT ülkesi içinde Birleşik Arap Emirlikleri'nin 52,6 puanla ilk sırada yer aldığı, Türkiye'nin 39,3 ile ikinci, Malezya'nın ise 39,2 puanla üçüncü olduğu ifade edildi. Raporda, kadın girişimciliği açısından Pakistan'ın 15,2 puanla sonuncu olduğu, sondan bir önceki sırada ise Bangladeş'in 17,9 ile yer aldığı kaydedildi.

İİT ülkelerindeki eğitim düzeyinin geçen 20 yılda arttığı ancak kadınlar ve erkekler arasındaki okur yazarlık düzeyinde gözle görülür oranda farklılık olduğu belirtilen rapora göre, 2008-2016 yılları arasında ortalama 100 yetişkin erkekten 80,7'si okur yazar iken, kadınlarda bu oran 69,4.

Raporda ayrıca 2006 - 2016 yılları arasında İİT ülkelerindeki ilkokul çağındaki kız çocuklarının yüzde 18,9'unun okula gitmediği bilgisi yer aldı. Aynı dönemde, ortaöğretim çağındaki kız çocuklarının yüzde 23'ünün de okula gitmediği vurgulanan raporda, İİT ülkelerinde kız çocuklarının okula gitmemesine cinsiyet ayrımcılığı ve kültürel engellerin neden olduğuna dikkat çekildi. Kadınların eğitime erişimini engelleyen faktörlerin ortadan kaldırılabilir nitelikte olduğunun altı çizilen raporda, kız çocuklarının ve kadınların okullu olması için politika yapıcıların tedbir almasının gereği ve önemi vurgulandı.

İİT ülkelerinde 2008-2017 arasında kadının iş gücüne katılım oranında küçük bir artış olduğuna işaret edilen raporda, aynı yıllarda kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 36,3'ten yüzde 38,1'e yükseldiği kaydedildi. Raporda, bu yükseliş eğilimine rağmen, 2017'de kadın ve erkeklerin iş gücüne katılım oranlarındaki farkın 37,7 olarak tespit edildiği bilgisi yer aldı.

Raporda, sosyal ve ekonomik koşullar ile kültürel normların İİT ülkelerinde kadınların sağlık hizmetlerine erişimini kısıtlama eğiliminde olduğu vurgulandı. Rapora göre, 2013-2017 döneminde İİT ülkelerinin sağlık ve hayatta kalma alt-endeks skoru 0,967’den 0,969’a yükseldi ancak İİT ülkelerinde bu oran, İİT üyesi olmayan gelişmekte olan ülkelere, gelişmiş ülkelere ve dünya ortalamasına göre en düşük oranda gerçekleşti.

Kadına yönelik şiddetin insan hakları ihlali olduğuna dikkat çekilen rapora göre, İİT ülkelerinde sosyal normlar ile kadınların tutumu, kadına yönelik şiddetin ölçülmesinin ve bu sosyal sorunla başa çıkılmasının önünde engel teşkil ediyor.

Raporda, 2017'de diğer ülke gruplarıyla karşılaştırıldığında, İİT ülkelerindeki evliliklerin yüzde 7'sinin 15 yaş öncesi ve yüzde 25,5'nin 18 yaş öncesi gerçekleştiği belirtildi. Buna göre İİT ülkeleri, diğer ülke grupları arasında erken yaş evliliğinin en yüksek oranda olduğu ülkeler olarak kaydedildi.

Kadınların karar alıcı pozisyonlarda bulunmasının, kalkınmanın önemli köşe taşlarından biri olduğu vurgulanan raporda, 27 İİT ülkesinde kadınların parlamentoda yüzde 20'den daha az bir oranla yer aldığı bildirildi.

Raporda ayrıca İİT ülkelerinde 2014-2016 yıllarında kadınların bakanlık düzeyindeki pozisyonların yüzde 13'ünde bulunduğu da kaydedildi.

HABERE YORUM KAT