1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. "İslamofobi, Anti-islamizme Dönüştü Artık"
"İslamofobi, Anti-islamizme Dönüştü Artık"

"İslamofobi, Anti-islamizme Dönüştü Artık"

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş:- "İslamofobi, anti-İslamizme dönüştü artık. Yani artık İslam korkusu değil, İslam düşmanlığı aşamasına geldi. Biz onlara diyoruz ki, insaflı olun. İslam dünyasında fitne ve fesat çıkarmaya çalışanlara destek olmayın. İdeo

A+A-

KIRKLARELİ (AA) - Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "İslamofobi, anti-İslamizme dönüştü artık. Yani artık İslam korkusu değil, İslam düşmanlığı aşamasına geldi. Biz onlara diyoruz ki, insaflı olun. İslam dünyasında fitne ve fesat çıkarmaya çalışanlara destek olmayın. İdeolojiler, farklı mezheplerden hareketle, farklı din algılarının uzantıları terör örgütleri haline geldi." dedi.

Erbaş, Rektörlük Kültür Merkezinde üniversite öğrencileriyle buluşmasında yaptığı konuşmada, üniversitelerin bilgi, hikmet, ilim, irfan merkezleri olduğunu söyledi.

Üniversitelerin şehirlerin aynısı olduğunu dile getiren Erbaş, gençlerin İslami ilkeleri ve beklenilen ahlak doğrultusunda, kendisini alanı üzerinde iyi yetiştirmesi gerektiğini kaydetti.

"Bizim medeniyetimizin özü ilme, bilgiye, irfana ve hikmete dayanıyor." diyen Erbaş, "İslam medeniyetinin mensupları, her yerde ve her zaman bu hakikatin farkında olmalı ve kendisini ona göre yetiştirmeli. Elhamdülillah bizler Müslümanız, son kitabın yani Kur'an-ı Kerim'in mensuplarıyız, son Nebinin ümmetiyiz." diye konuştu.

İslam'ın barış anlamına geldiğini ifade eden Erbaş, "Bizler imtihan dünyasındayız. İnsanoğlunu Cenabı-ı Hakk imtihan etmek için yaratmıştır. Kur'an-ı Kerim'de pek çok ayette imtihana dikkat çeker. Bu imtihan kıyamete kadar devam edecektir. Kıyamete kadar gelen insanlar bu imtihanla karşı karşıyadır. Çünkü şeytan kıyamete kadar da yaşayacaktır. Şeytanın olduğu bir dünyada, şeytanların olduğu bir dünyada cinlerden ve insanlardan da şeytanların olduğu bir dünyada imtihan hep devam edecektir. Onun için bizim ismimizin anlamına göre kendimizi geliştirmemiz ve ona göre hareket etmemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Müslümanın en önemli özelliğinin can taşıyan her varlığa karşı şefkat ve merhamet duygusu içerisinde olduğunu vurgulayan Erbaş, bu nedenle insanların birbirlerine karşı merhamet içerisinde olması gerektiğini söyledi.


- "Uyanık olmak zorundayız"

Erbaş, gençlerin fitneye karşı uyanık olması gerektiğini belirtti. Fitnenin ölümden daha beter olduğunu dile getiren Erbaş, konuşmasına şu şekilde devam etti:

"Batı bundan 100 sene önce, 200 sene önce yaşadığı acıları unutmuş gibi şu anda İslam dünyasına yaşatmaya çalışıyor. Uyanık olmak zorundayız. Din savaşlarını ansiklopedi maddelerinde okursanız görürsünüz. Din savaşları demek Hristiyan kiliseleri arasında, Hristiyan mezhepleri arasındaki savaşlar demektir. Özellikle Katolikler ile Protestanlar arasındaki savaşlar demektir. 7 milyon insan Avrupa toprakların da öldürülmüştür. Bundan 100-200 sene önce Otuz Yıl Savaşları olmuştur.

İslamofobi, anti-İslamizme dönüştü artık. Yani artık İslam korkusu değil, İslam düşmanlığı aşamasına geldi. Biz onlara diyoruz ki, insaflı olun. İslam dünyasında fitne ve fesat çıkarmaya çalışanlara destek olmayın. Silah vermeyin, örgütler haline geldi artık. İdeolojiler, farklı mezheplerden hareketle, farklı din algılarının uzantıları terör örgütleri haline geldi. DEAŞ, Boko Haram, Şebab, El-Kaide ve benzeri nedir bunlar? FETÖ nedir? FETÖ'nün yanlış din algısı artık 15 Temmuz'da kendilerini büyük bir terör örgütü olarak gösterdi. Bugün de dünyanın her yerinde fitne ve fesat hareketiyle milletimize, devletimize karşı yaptıklarını görmüyor muyuz? Bu nereden kaynaklandı, yanlış din algısından kaynaklandı. Fitne ve tefrikadan kaynaklanıyor."

12 Eylül darbesinden örnekler veren Erbaş, "Aslında bugün yaşadıklarımız 100, 150 yıl önce yaşadıklarımızın devamı. Aynı zamanda 30, 35 sene önce yaşadığımızın da devamı bugün yaşadıklarımız. Biri bitiyor öbürü başlıyor. Milletimiz üzerindeki tuzaklar, milletimiz üzerindeki fitne ve tefrika durmak bilmiyor, şekil değiştiriyor sadece. 12 Eylül öncesinde günlük kaç üniversite öğrencisi öldü diye artık istatistikler tutulurdu. Fitne ve tefrikanın bir zamanlar hangi boyutlara ulaştığını anlamalıyız. Bir üniversitenin bahçesinde iki öğrenci vurulmuş, biri sağcı, biri solcu. Alıyorlar hastaneye götürüyorlar otopsi oluyor, sağcı ve solcu gençten çıkan kurşunların aynı tabancadan çıktığı tespit ediliyor. Plana bakar mısınız, tuzağa bakar mısınız? İşte bizi böyle tuzağa düşürmek isteyen güçler var. Her birimizin yürekleri ezan diye, bayrak diye, vatan diye, millet diye atması lazım. Eğer yüreklerimiz böyle atarsa, bizi top bile sindiremez." ifadelerini kullandı.

Erbaş, konuşmalarının ardından öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.


HABERE YORUM KAT