1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. İtü'deki Fetö Yapılanması Davasında Tahliyeler
İtü'deki Fetö Yapılanması Davasında Tahliyeler

İtü'deki Fetö Yapılanması Davasında Tahliyeler

FETÖ'nün İTÜ'deki akademik yapılanmasına ilişkin 17'si tutuklu, 3'ü firari 35 sanığın "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan yargılandığı davada, tutuklu sanıklardan dördünün tahliyesine karar verildi

A+A-

İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) İstanbul Teknik Üniversitesi'ndeki (İTÜ) akademik yapılanmasına ilişkin 17'si tutuklu, 3'ü firari 35 sanığın ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan 15'er yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılandığı davada, tutuklu akademisyenler Hatice Dinçer, Yaşar Hanifi Gedik ve Hülya Yeltepe ile güvenlik görevlisi Ahmet Tekin'in farklı gerekçelerle tahliyesine karar verdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dördüncü duruşmaya, tutuklu akademisyenler Fatih Özbay, Hatice Dinçer, Yaşar Hanifi Gedik, Bayram Türk, Cafer Uyanık, Esra Şerife Pampal, Hafize Tokgöz, Hülya Yeltepe, İbrahim Kılıç, Murat Özkan, Sultan Sönmez ve Volkan Çakır ile bilgisayar işletmeni Mehmet Şahin, üniversite güvenlik görevlisi Ahmet Tekin, teknisyen Dursun Ayhan, bilgisayar işletmecisi İnci Coşkuner ve mühendis Mahmut Türk katıldı.

Tutuksuz 6 sanık da duruşmada hazır bulundu.

Duruşmada, celse arasında mahkemeye gelen Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu (BTK) belgesi okundu. FETÖ'nün şifreli haberleşme programı "ByLock" kullanan sanıklarla ilgili raporda, hangi sanığın programa hangi sıklıkla bağlandığı bilgisi verildi.

- Tek hattan 49 bin 753 bağlantı

Okunan rapora göre, sanıklardan Bayram Künk'ün 49 bin 753, Cafer Uyanık'ın 397, Dursun Ayhan'ın bin 880, Esra Şerife Pambal'ın 2 bin 474, Fatih Özbay'ın 124, Hafize Tokgöz'ün 46 bin 219, Hatice Dinçer'in 60, Hülya Ercan'ın 37, İbrahim Kılıç'ın 24 bin 846, İnci Coşkun'un 214, Mehmet Şahin'in 3 hattan 224, Murat Özkan'ın bin 515, Sultan Sönmez'in 522, Volkan Çakır'ın 2 hattan bin 399, Yaşar Hanifi Gedik'in 23 ve Ahmet Tekin'in 8 kez ByLock programına eriştiği tutanağa geçirildi.

Tutuklu sanıklardan Esra Şerife Pambal hakkında İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde aynı mahiyette bir dava açıldığı ve dava dosyasının bu davayla birleştirilmesine karar verildiği belirtilen duruşmada, gelen belgelerle ilgili sanık ve sanık avukatlarına beyanları soruldu.

- "Müvekkilimin eşi, 'Namaz vakitleri' adlı programı kullandı"

Beyanda bulunan tutuklu sanıklardan Yaşar Hanifi Gedik'in avukatı, müvekkilinin telefonuyla ByLock'a 23 kez bağlandığının iddia edildiğini ancak bu telefonu müvekkilinin eşi olan Elif Gedik'in kullandığını belirterek, "Müvekkilimin eşi şehir dışında olduğundan dolayı, namaz vakitlerini öğrenmek için telefona 'Namaz vakitleri' adlı programı indirmiştir. Gelen belgelere göre bağlantı da şehir dışında olduğunu doğrulamaktadır. Tahliye talep ediyorum." dedi.

Tutuklu sanıklardan Hatice Dinçer'in avukatı da müvekkilinin baştan beri ByLock kullandığını kabul ettiğini vurgulayarak, "Müvekkilim, programı telefonuna kim tarafından yüklendiğini de söylemiştir ve polise göstermiştir. Örgütsel manada kullanımı söz konusu değildir. Sadece dini sohbet amacıyla yüklemiştir." diye konuştu.

Söz alan tutuklu Volkan Çakır'ın avukatı da müvekkilinin ilk duruşmadan sonra etkin pişmanlık yasasından yararlanmak için dilekçe verdiğine dikkati çekerek, samimi beyanda bulunmaya hazır olduğunu söyledi.

- Savcı "etkin pişmanlık" talebinin kabulünü istedi

Diğer sanıklar da gelen belgelere karşı beyanda bulundu. Kimi sanık avukatları gelen ByLock raporu ve HTS dökümleri arasında çelişki bulunduğunu belirterek, raporlarla ilgili bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etti. Bazı avukatlar raporları kabul etmediklerini söylerken, bazı avukatlar da müvekkillerinin sadece ByLock kullanımı üzerinden cezalandırılamayacaklarını ileri sürdü. Tutuklu sanık avukatları tahliye talebinde bulundu.

Beyanlarla ilgili görüşü sorulan İstanbul Cumhuriyet Savcısı, Etkin Pişmanlık Yasası'ndan faydalanmak isteyen tutuklu sanık Volkan Çakır'ın bu talebinin kabul edilmesi ve ayrı bir duruşmada beyanının alınmasına karar verilmesini istedi.

Savcı, gelen BTK raporu, ByLock kullanım yoğunluğu ve bazı sanıkların doğrudan ikrarlarına göre mevcut delil durumu ve öngörülen muhtemel ceza miktarına göre tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına hükmedilmesini de talep etti.

- Samimi beyanlarla gelen tahliyeler

Davaya ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Ahmet Tekin, Hatice Dinçer, Yaşar Hanifi Gedik ve Hülya Yeltepe'nin tahliyesine karar verdi.

Heyet, tutuklu sanıklardan Ahmet Tekin ve Hatice Dinçer'i, "ifadelerinde FETÖ/PDY'ye ait evlerde bir süre kaldıklarını samimi olarak kabul ettikleri, sanık Dinçer'in ByLock programı yüklediğini de kabul edip yükleyen kişinin ismini söylediği, emniyette teşhis ettiği, Tekin'in aynı şekilde örgüt evinde kaldığı kişileri ayrıntılı olarak soruşturma sürecinde belirttiği ve ByLock'a 8 kez giriş kaydının bulunduğu" gerekçeleriyle, bu sanıklar açısından delillerin toplanmış olması, 6 Şubat'tan beri tutuklu kalmaları ve haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ihtimalini göz önüne alarak tahliye etti.

Tutuklu sanıklardan Yaşar Hanifi Gedik'in ise tüm savunmalarında, "üzerine kayıtlı bulunan telefonu kendisinin değil eşinin kullandığını" beyan ettiğine dikkati çeken heyet, ByLock'a 23 kez giriş yapılan bu hattın Gedik tarafından kurulup kullanıldığı yönünde şüphe bulunmasını gerekçe göstererek tahliyeye hükmetti.

- Tutuklu eş ve bebek tedavisi

Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Hülya Yeltepe'nin ise tutuklu kaldığı süre, sanığın eşinin başka bir soruşturma dosyasından tutuklu bulunması, dosyaya sunulan doktor raporlarına göre bebek için tedavi görmesi, FETÖ üyeliğine ilişkin başka bir delil bulunmamasını dikkate alarak tahliyesine karar verdi.

Tahliye edilen sanıklar hakkında "yurt dışına çıkış yasağı" ve "haftada bir gün evlerine en yakın güvenlik birimine imza verme zorunluluğu"ndan oluşan adli kontrol tedbirleri uygulanmasını da karara bağlayan heyet, tutuklu 13 sanığın bu hallerinin suçun vasıf ve mahiyeti ile ByLock tespit raporlarına göre devamına hükmetti.

Firari sanıklar Abdullah Arslan, Yusuf Volkan Aydoğdu ve Şuheda Yetim'in yakalama halinin devamını, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yazısına göre, Amerika'da olduğu iddianamede belirtilen firari sanıklardan akademisyen Abdullah Arslan hakkında ise kırmızı bülten çıkarılması için yazı yazılmasını kararlaştıran heyet, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen tutuklu sanık Volkan Çakır hakkında 1 Aralık 2017'de ara duruşma açılarak beyanının alınmasına da hükmetti.

Heyet duruşmayı 25 Ocak 2018'e erteledi.

- İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Mehmet Şenay Baygın tarafından hazırlanan ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen 233 sayfalık iddianamede, diğer FETÖ/PDY iddianamelerinde olduğu gibi, örgütün mali, kültürel, yargı, askeri ve emniyet yapılanması ile Türkiye'deki eylemleri anlatılıyor.

İddianamede, İTÜ Rektörlüğü tarafından darbe girişiminin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen 25 Temmuz 2016 tarihli yazıda, "15 Temmuz 2016'da FETÖ tarafından darbe kalkışması başlatıldığı, halen devlet imkanları kullanılarak çeşitli fiili saldırı ve tehdit yöntemleriyle kaos ortamı yaratılarak sürdürülmeye çalışıldığı" bilgisine yer verilerek, bu örgütle bağı kuvvetle muhtemel olan ve üniversite imkanlarını bu hain amaç için kullanma şüphesi bulunan personel hakkında idari işlem başlatıldığı, söz konusu kişilerin de savcılığa bildirildiği ve bu şekilde soruşturmanın başlatıldığı belirtildi.

FETÖ'nün akademideki yapılanmasının anlatıldığı iddianamede, 7'si doçent, 16'sı araştırma görevlisi, 12'si memur olmak üzere toplam 3'ü firari 35 şüpheliden 18'inin örgütün şifreli haberleşme programı "ByLock" kullanıcısı olduğu vurgulanarak, 3 şüphelinin etkin pişmanlıktan yararlanarak hem ByLock programını kullandıklarını kabul ettikleri hem de söz konusu programı kim aracılığıyla indirdiklerini anlattıkları kaydedildi. Şüpheli itirafçıların ifadelerinin de yer aldığı iddianamede, ifadelerde örgüte ilişkin bilgilere ve örgüt içerisinde ''ağabey'' ve ''abla'' konumunda bulunan şüphelilerin isimlerine de yer verildiği belirtildi.

Şüphelilerin, ByLock isimli programı kullanmaları, örgütün çağrısı üzerine Bank Asya'da yeni hesap açmaları ya da açılmış hesaplara yüklü miktarda para yatırmaları, örgütsel simge olan 1 doların ele geçirilmesi ve yine örgütün çağrısı üzerine Digiturk platformundan çıkmalarının delil olarak gösterildiği iddianamede, tüm dosya kapsamında şüpheliler hakkında yeterli delillerin bulunduğu aktarıldı.

İddianamede, şüphelilerin bu nedenle ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

HABERE YORUM KAT