1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Marmara Depremi'nin 18. Yılı
Marmara Depremi'nin 18. Yılı

Marmara Depremi'nin 18. Yılı

Başbakan Yardımcısı Akdağ:- "DASK'ın yeterince çalışmadığını, aktif biçimde sigortalı ev sayısının yetersiz olduğunu biliyoruz. Bu konuyla ilgili hükümet nezdinde bir çalışma yürütüyoruz. Bir şekilde sigortalanmış ev sayısının, hane sayısının, bina sayısı

A+A-

İSTANBUL (AA) - Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, DASK (Doğal Afet Sigortaları Kurumu) sigortasının yeterince çalışmadığının bilindiğini ifade ederek, "Aktif biçimde sigortalı ev sayısının yetersiz olduğunu biliyoruz. Bu konuyla ilgili hükümet nezdinde bir çalışma yürütüyoruz. Bir şekilde sigortalanmış ev sayısının, hane sayısının, bina sayısının süratle artırılmasını sağlayacağız." dedi.

Türk Kızılayı tarafından, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle düzenlenen "17 Ağustos 1999 Marmara Depremi Anma Programı ve Güvenli Yaşam Paneli"nde konuşan Akdağ, Marmara Depremi'nde hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

Türkiye'nin bir deprem kuşağı ülkesi olduğunu ve bugüne kadar birçok deprem yaşandığını hatırlatan Akdağ, "Cenab-ı Hak bizi bu afetlerden muhafaza buyursun. Bir taraftan bu duayı yapacağız, bir taraftan da her geçen gün afetlerin oluşturduğu riski azaltmaya, toplum olarak afetlere hazır hale gelmeye çalışacağız." dedi.

Bir afet olduğunda etkin müdahaleyi kuvvetlendirmeye çalışacaklarını kaydeden Akdağ, afet sonrasında da yaraların en hızlı şekilde sarılmasını temin edecek adımları atacaklarını belirterek, Sağlık Bakanlığı yaptığı dönemde afetler konusunda attıkları ilk adımlardan birinin, Ulusal Medikal Kurtarma Ekiplerini (UMKE) hayata geçirmek olduğunu anımsattı.

UMKE'nin hayata geçirilmesinde şu anda İzmit Belediye Başkanı olan Nevzat Doğan'ın ciddi katkısı olduğunun altını çizen Akdağ, şöyle konuştu:

"O depremi bizzat yaşamış bir kişiydi. Bu sistemi kurarken, sistemi kurabilecek tecrübeye sahip insanlarla çalışmanın önemine işaret etmek için bunu söylüyorum. Hızla organize olduk. Sağlık profesyonellerinin gönüllülerini kurduğumuz sistemin içine katarak, eğiterek 8 bin kişiye ulaştık. Türkiye'de 1999 depreminden sonra yapılmış işler içinde birincisi, depreme dayanıklı yapılarla ilgili yönetmelik ve mevzuatın oluşturulması, ikincisi UMKE'nin, üçüncüsü de AFAD'ın kuruluşudur."

- "AFAD orkestra şefliği görevi görecek"

Başbakan Yardımcısı Akdağ, AFAD'ın kuruluş tartışmalarına da aktif olarak katıldığını, 2-3 sene bu konunun yoğun şekilde konuşulduğunu aktararak, geçmişte İçişleri Bakanlığının içinde Sivil Savunma'nın, Afet İşleri'nin olduğu parçalı bir yapı olduğunu, bunun Başbakanlık çatısı ve otoritesi altında birleştirilmesine karar verildiğini söyledi.

AFAD'ın bu süreçte ortaya çıktığına değinen Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün şunu biliyoruz ki afetlerle ilgili 3 ana meselenin ikincisi olan afete müdahale konusunda, birincisi olan hazırlık konusunda ve üçüncüsü olan yaraları sarma konusunda artık AFAD çok önemli ve başat bir koordinasyon rolü oynayabiliyor. Önümüzdeki günlerde bunu kuvvetlendireceğiz. Bu mücadele yalnızca AFAD'ın işi değil. Hatta AFAD'dan ziyade belediyelerimizin, diğer kurumlarımızın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın, Kızılayın üstlenmesi gereken vazifeler var. Ancak bütün bunların bir orkestra hassasiyetiyle aynı anda, aynı eseri ortaya koyması gerekiyor. İşte AFAD burada orkestra şefliği görevi görecek bir kurumdur. Biz AFAD'ı bu şekilde geliştirmeye devam edeceğiz."

Akdağ, afet durumlarında yerel yönetimler, belediyeler ve valiliklere de önemli görevler düştüğünü vurgulayarak, yerel dinamiklerin güçlü şekilde işini yapmasına destek olmak gerektiğini, özellikle yerelde güçlenmek ve gönüllülüğü artırma gerektiğini vurguladı.

Dün, Deprem Danışma Kurulu olarak toplandıklarını da hatırlatan Akdağ, şöyle konuştu:

"Birçok paydaşı var işin. İçişleri'ne, Enerji'ye düşen vazifeler var. Gıda ile ilgili vazifeler var. Bir anda birçok ihtiyaç ortaya çıkıyor ama gerçekten yerelde koordinasyonun çok iyi sağlanması ve birçok kere test edilmesi gerekiyor. İnşallah önümüzdeki günlerde bunları yapacağız. Deprem Danışma Kurulunu topladığımızda bazı kararlar aldık. Bunlardan birincisi şu; Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı yapmış durumdayız. 2012 yılında yürürlüğe konmuş bir belge bu. 2012-2023 belgesi. Bu belgeyi, oluşturacağımız politika laboratuvarlarıyla hep 'afete müdahalede üç aşama' diyoruz ya hazırlık, risklerin azaltılması, müdahale aşaması ve sonrası, üç bölüm için bütün paydaşları bir araya getirerek detayları çalışacağız. Yeniden gözden geçireceğiz ve eylemlerin alt kırılımlarını belirleyerek performans göstergeleri koyacağız. Bütün sistemleri başarıya ulaştırmak için görev tanımlarının netleşmesi ve görev tanımlarına ait göstergelerin belirlenmesi çok önemli. Aksi takdirde oluşturduğunuz belgeler temenni belgeleri haline dönüşüyor ve işinizi yeterince görmüyor. Biz bunu yıllarca Sağlık Bakanlığında titiz şekilde gerçekleştirdik. Şimdi AFAD ile önümüzdeki 2-3 ay içinde, yıl sonuna varmadan bu eylem planını alt kırılımları ve bütün kurumlara ait görev sorumlulukları ve göstergeleriyle ortaya koymuş olacağız."

- "Çalışmalar birleştirilmeli"

AFAD koordinasyonunda, üniversiteler, belediyeler, kamu kuruluşları ve üniversiteler tarafından toplum tabanlı ortak çalışmalara başlayacaklarını belirten Akdağ, bu konuda birçok proje yürütüldüğünü dile getirdi.

TÜBİTAK'ın desteklediği, üniversiteler ve belediyelerin kendi projeleri olduğunu ifade eden Akdağ, bunların bilgiyi toplu halde kullanmaya imkan sağlayacak şekilde yapılması, paranın da bu şekilde dağıtılması gerektiğini kaydetti.

Aktif fay hatlarıyla ilgili bir çalışmanın hem MTA hem üniversitelerce ayrı ayrı yürütüldüğüne de işaret eden Akdağ, şöyle devam etti:

"(Ne kadar zamanda bitiririz?) Çok uzun zaman veriyorlar. 'Peki Türkiye'deki bütün üniversitelerin araştırma kabiliyetini MTA ile birleştirsek, MTA'nın koordinasyonunda bu işi yaparsak ve size kaynak sağlarsak bu ne kadarda biter?' diye sorduğumuzda süre beşte bire iniyor. Bunu yapmalıyız. Parça parça herkesin araştırmasının akademik bir anlamı olabilir, ilgili belediye veya AFAD ile ilgili anlamı olabilir ama bütün Türkiye'nin afet riskini azaltacaksak, bir çalışma yapacaksak o zaman bunu ortak yapmamız gerekiyor."

- "AFAD ile mutlaka itfaiye beraber çalışacak"

Riskli binaların dönüştürülmesinin de çok önemli olduğunu belirterek, "Deprem öldürmez, dayanıksız binalar öldürür." sözünü hatırlatan Akdağ, "Doğru. Kaynaklarımız da kısıtsız olmadığına göre, her ne kadar yeni kaynaklar oluştursak da bu dönüşümü en riskli alanlarda sürdürmemiz gerekiyor. Özellikle aktif fay hatlarının olduğu alanlarda..." dedi.

Deprem farkındalığını artırırken insanları korkutmamak gerektiğini de dile getiren Akdağ, şunları söyledi:

"Korku bizi felç edebilir. Bir deprem sırasında ve sonrasında müdahale ile alakalı olarak toplumda gönüllülüğün ciddi şekilde artırılması gerektiğine inanıyorum. Elbette AFAD'ın kurtarma ekipleri olacak ama önümüzdeki günlerde AFAD ile mutlaka itfaiye beraber çalışacak. Bütün dünyada itfaiye ekipleri bu işin parçası. Bunu çok kuvvetli bir hale getireceğiz. Neticesinde bizim insanımız son derece fedakar ve aslında riske de girebilen insandır. Gittiğim her depremde ölümüne vatandaşların enkaz altından insanları çıkarmaya çalıştıklarına şahit oldum. Ama eğitilmemiş insanlar. Eğitilmiş gönüllülerle biz Allah korusun ama büyük bir depremle karşılaşırsak, çok daha hızlı nasıl müdahale edebileceğimizin planlarını yapmalıyız."

Teorik olarak depremin ardından insanların 48-72 saat kendi başının çaresine bakmak zorunda kalabileceğinin ifade edildiğini aktaran Recep Akdağ, "Bu depremleri yaşamış bir insan olarak, başka gönüllülerden destek almayan -illa kurumsal destek olması gerekmez- evi başına yıkılmış bir ailenin, Allah korusun, Allah hiç kimsenin başına vermesin, aile üyelerinin ikisi, üçü enkaz altında kalmış bir kişinin kendi başına 48-72 saat idame etmesinin mümkün olacağı kanaatinde değilim. Bedensel olarak mümkün olmayabilir imkanlar açısından, ruhsal olarak hiç olmaz." diye konuştu.

- "Sigortalı bina sayısı artırılacak"

Başbakan Yardımcısı Akdağ, gönüllülerin çalışmasını sağlamak üzere ileriki günlerde yoğun bir çalışma yürüteceklerini dile getirdi.

Sağlık Bakanlığı ile çalışarak, ilk yardım eğitimini iyi bir şekilde almış, yetkin hale gelmiş kişi sayısını artıracaklarını belirten Akdağ, şöyle konuştu:

"Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın koordinesinde, özellikle riskli alanlardan başlayarak dönüşüm faaliyetleri hızlandırılacak. Gerçekten Çevre ve Şehircilik Bakanımız bunu bir misyon haline getirmiş durumda. Bu o kadar önemli ki... Bu işin derdini çeken bir kişi. Açıkçası Kayserili olmanın verdiği kabiliyetlerle de yeni finans kaynakları oluşturma ve bu finans kaynaklarını bu alana aktarma konusunda da keşifçi, inovatif teklifleri var. Başbakanımız bu meseleyi çok yakından takip ediyor. İnşallah çok daha süratli şekilde bina dönüşümünü önümüzdeki yıllarda gerçekleştirecek fırsatları oluşturacağız."

DASK sigortasının da yeterince çalışmadığının bilindiğini ifade eden Akdağ, sözlerini, "Aktif biçimde sigortalı ev sayısının yetersiz olduğunu biliyoruz. Bu konuyla ilgili hükümet nezdinde bir çalışma yürütüyoruz. Bir şekilde sigortalanmış ev sayısının, hane sayısının, bina sayısının süratle artırılmasını sağlayacağız. Başta deprem olmak üzere her türlü afete karşı..." diye tamamladı.

Panel öncesinde, "Marmara Depremi ve Kızılay" konulu slayt gösterisi de sunuldu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT