1. YAZARLAR

  2. Dinçer Suroğlu

  3. MİLLETİN ESERİ MODERN ve GÜÇLÜ BİR ORDU
Dinçer Suroğlu

Dinçer Suroğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

MİLLETİN ESERİ MODERN ve GÜÇLÜ BİR ORDU

A+A-

BAŞKOMUTANIMIZ ERDOĞAN’ın ÖNCÜLÜĞÜNDE

Binlerce yıllık devlet geleneğimizin gereği CUMHURBAŞKANIMIZ, BAŞKOMUTANIMIZDIR. Kendisi Afrin’e yönelik operasyonu asker kamuflajını giyinip sınırımızda inceledi. Başkomutanımız Recep Tayyip ERDOĞAN, Kocaeli’ de “Reis bizi Afrin'e götür” tezahüratları üzerine “Afrin'in kenar kıyılarına ben gittim. Komutana sordum. Ne durumdayız, ihtiyaç var mı? diye. Şimdilik henüz yok, dediler. Olduğu anda beraber gideceğiz.” cevabını verdi. İşte devlet ve millet böylesine yüce bir ruh hali içinde.

CUMHURBAŞKANIMIZ – BAŞKOMUTANIMIZ Recep Tayyip ERDOĞAN’ın öncülüğünde başlatılacak bir bağış kampanyası ile, ordumuzu en modern silahlarla donatıp daha da güçlü hale getirmek için milletimiz elinden geleni yapacaktır. Milletimizin her bir ferdi elinden geldiğince; vakıflar, dernekler, sendikalar, parti teşkilatları, meslek kuruluşları ve yerel yönetimler birbirleriyle yarışırcasına; esnafımız, sanayicimiz ve yerli-millî duruş sergileyen büyük şirketlerimiz  yine insanımızdan kazandığı gelirinin bir kısmını modern silahlarla donatılmış bir ordu için bağışlamaktan geri durmayacaktır.

20180126_2_28327700_30151915.jpg

İNANCIMIZIN VE DEVLET GELENEĞİMİZİN GEREĞİ

ALLAH (cc),  Kur’an-ı Kerim’de, Enfal Suresi’nin 60. Ayetinde şöyle buyuruyor: Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez. İnancımızın gereği bu.

SELÇUKLU veziri NİZAMÜ’L-MÜLK, Siyasetname isimli eserinde “Bir ihtiyaç hâsıl olduğunda kullanılmak üzere, hepsi muhtelif mücevher kakmalı murassa seçkin silahlar yirmi takım imal edilerek hazinede muhafaza edilmelidir.” demek suretiyle; güçlü bir devlet olmanın, seçkin silahlara sahip bir ordu ile mümkün olacağına vurgu yapmıştır. Evet, devlet geleneğimiz de bu. Hal böyle iken, yapmamız gereken belli.

ÖNCE S-400, SONRA ALTAY TANKI ve DİĞERLERİ

Ordumuz 4 adet S-400 hava savunma sistemi satın alıyor, teslim tarihi Mart 2020 olarak planlanıyor. Azami 400 kilometre menzile sahip olan bu savunma sistemi 30 kilometre irtifaya yükselebiliyor. Bu sistem her hedefe 2 füze kilitleyebiliyor ve eş zamanlı olarak 80 hedefi vurabiliyor. Bu modern silaha sahip olmak için, yaklaşık 10 milyar TL ödeme yapılacak. Önce buradan başlayalım. Ardından millî tankımız ALTAY’ın üretimi ve ordumuzun envanterine yerli SİHA’lar katmak  için kaynak sağlayalım ve ardından gerek duyulan diğer silah sistemleri ile de devam edelim.

MİLLETÇE BİZ ÖDEYELİM

Devletimiz 4 adet S-400 satın alacak güçtedir. Ancak bu bedelin, milletçe yapacağımız bağışlarla ödenmesi bizler için bir gurur kaynağı olacaktır.  Afrin’e yönelik Zeytin Dalı Operasyonu’na milletimizin desteğinin araştırıldığı ankette, destek oranının yüzde 80,7 olduğu tespit edildi. Evet; beş parmağın beşi de bir değildir ama parmaklar “yumruk” şeklinde bir araya geldiğinde, dosta güven – düşmana korku salacak bir güç oluşur. Öyle de oldu. Milletimiz “toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez” düsturunun gereğini yerine getirdi. Dilimizde duayla, gönlümüzde sevgiyle kahraman ordumuzun yanındayız. Bu desteğimizi yapacağımız yardımlarla taçlandırıp, millî birliğimizi tüm dünyaya ilan etmeliyiz. Hava kuvvetlerimiz, havadan isabet oranı yüksek operasyonlar yaparken,  kara birliklerimiz zorlu kış ve coğrafi şartlara rağmen  hedeflere adım adım ilerken ordumuzun moralini yükseltmek ve şer odaklarının planlarını yerle bir etmek için GÜN BUGÜNDÜR.

SEFERBERLİK RUHUYLA SEMÂYA AÇILAN ELLER

15 Temmuz gecesi yaşanan hain darbe girişiminden bugüne, aziz Milletimiz adeta bir seferberlik ruhu ile yaşıyor. Bunun son örneği, ZEYTİN DALI OPERASYONU’nda yaşananlardır. Bir askerimiz ailesine “beklemesinler” diye haber gönderiyor, kesilen kurbanların kanı alınlarına sürülüyor, milletçe ellerimiz semâya açılıyor ve Fetih sûreleri okunuyor. Şehit haberleri ile dolsa da gözlerimiz, dilimiz “şehitler ölmez” diyor ve duayla Rabbimize sığınıyoruz. Bizim gücümüz ve birliğimiz bunlardan geliyor.

TÜRK – KÜRT – ARAP BİR SAFTA

KİLİS’ te 1682 yılında Hacı Ali Bin Mehmet Ağa (Çalık Hacı Ali) tarafından yaptırılan ÇALIK CAMİİ’ni hedef alan roket saldırısında 2 insanımız şehit olurken 11’i de yaralandı. 336 yıl önce inşa edilen bu camimizde Türk, Kürt, Arap vatandaşlarımızın omuz omuza saf tuttuklarını bilmeyenlerden başka ne beklenir. TÜRKİYE düşmanlarının silahşörlüğüne soyunan hainler  ve bebek katilleri, bu derin manayı kavrayamazlar. Onlar için âlem, boyunlarına tasmayı geçiren efendilerinin emirlerini yerine getirmekten ibarettir. Bu halleri ile de tarih olup gideceklerdir.

ANADOLU KADERİMİZDİR

İbn-i Haldun “coğrafya kaderdir” demiş. Bizler, bin yıldır bu topraklarda özgür yaşıyoruz. Biz Anadolu topraklarına sürgün gelmedik. Bu coğrafyayı  yurt tutmak atalarımızın tercihi ve bize bıraktığı mirastır. Neslimizin yurdu, kıyamet gününe kadar da Anadolu olacaktır. Milletimizin kaderi ile Anadolu’nun kaderi birleşmiştir.  Vatanımızda ve etki alanımızda söz sahibi olmamızın ön şartlarından biri de modern silahlarla donatılmış bir orduya sahip TÜRKİYE olmaktır. Ancak bu sayede coğrafyamızda “kural koyan ülke” sıfatını kazanabiliriz.

MİLLETÇE BİR DESTAN DAHA YAZALIM

Aziz Milletim, şimdi ne yapmamız gerektiği belli. Gelecek nesillere GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE bırakmak için MİLLETİN ESERİ MODERN ve GÜÇLÜ BİR ORDU sözü ile yola çıkalım; çağlar boyu anlatılacak bir destanda “aslımıza ve neslimize yakışır bir şerefle” biz de yerimizi alalım. Yapacağımız bağışlarla birliğimizi tüm dünyaya bir kez daha ilan edelim.

Yazdığım bu satırların, bu sayfaları aşarak milyonlara ve ardından modern ve güçlü bir ordu amacına ulaşması dileğiyle.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT