1. HABERLER

  2. YEREL

  3. Oruç, kansere karşı vücuda direnç kazandırıyor
Oruç, kansere karşı vücuda direnç kazandırıyor

Oruç, kansere karşı vücuda direnç kazandırıyor

Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Konya Şubesi, oruç tutmanın vücudun kansere karşı dirençli olması adına çok önemli olduğuna dikkati çekti.

A+A-

Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Konya Şubesi, oruç tutmanın vücudun kansere karşı dirençli olması adına çok önemli olduğuna dikkati çekti. Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Dr.Seyfettin Abuoğlu, oruç tutmanın vücudun metabolizma ve bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına büyük katkı yaptığını ifade ederek, “Oruç, İslam aleminin en kutsal ibadetlerinden birisidir. Orucun manevi kazanımları yanı sıra sağlığımız üzerine de ciddi faydaları vardır. Birçok araştırmada kontrollü, çok uzun sürmeyecek şekilde aç kalmanın vücudun dengelerini kurduğu, metabolizma ve bağışıklık sisteminin çalışmasına önemli katkılar sağladığı gösterilmiştir. Günümüzde tüketim toplumunun getirdiği alışkanlıklar maalesef beslenme ve stres yolu ile vücudumuza ek tahribatlar açmaktadır. Oruç tutmak en önemli ibadetlerimizden birisi olduğu için kanser hastalarımız bu konuda sürekli olarak bilgi istemektedirler. Oruç tutan insanlarda vücutta olan değişiklikler ile ilgili, giderek artan sayıda bilimsel çalışmalar yapılmaktadır. Ramazan ayında oruç tutulduğu zaman diyet uzmanının önerileri doğrultusunda yağ ve kalorisi düşük diyet yapılırsa kolesterol ve trigliserid gibi kan yağları yüksek insanlarda yararlı olmaktadır. Yapılan araştırmalarda ramazan ayı süresince oruç tutan kişilerde karaciğer ve böbrek testlerinde çok önemli olmayan değişiklikler, yağ ve şeker metabolizmasında değişiklikler, ağırlıkta azalma veya sabit kalma gibi değişiklikler olmaktadır.”dedi.

 

Oruç tutmanın vücuttaki zararlı toksinlerden kurtulmak için de büyük bir fırsat olduğuna dikkati çeken Dr. Seyfettin Abuoğlu, “Orucun diğer faydalarından birisi de, vücuttaki toksinleri atmasıdır. Kurallarına uygun şekilde iftar ve sahurunu yapan kişilerin, özellikle de aşırı kiloya bağlı şeker hastalarının kan kolesterol düzeyini, insülin ve kan şekeri düzeyini düzenler. Bağışıklık sistemi de düzelir. Yapılan akademik araştırmalarda aç bırakılan kanser hastalarında, özellikle kemoterapiye daha iyi cevap alındığına dair sonuçlar tespit edilmiştir. Modern tıp beslenmeyi, kanser tedavisinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor ancak rafine gıdaların tüketim alışkanlıklarında fazlaca yer alması, sonuç olarak kontrolsüz kilo artışı yani obezite artık tüm dünyanın ortak sorunu. Kanser hücrelerinin şekere karşı anormal bir iştahı bulunur. Kanser hücrelerinin bu anormal glukoz yani şeker bağımlılıkları, en yaygın kanser tedavi disiplinlerinden olan kemoterapi sürecini de, hücre dışına atılan laktik asit dolayısı ile olumsuz etkilemektedir. Kanserli hücrelerin temel besin kaynağı olan glukoz ve karbonhidratın diyetten çıkarılarak onların yerine, sağlıklı hücrelerin enerji ihtiyacını karşılayacak miktarda yağ ve protein alımı sağlanmalıdır. Oruç tutulup yağ ve şeker kesildiğinde ilk kanser hücrelerinin öldüğü belirtilmektedir.” Diye konuştu.

 

Yapılan araştırmalara gore oruç tutan kanserli hastaların tumor artış seviyesinin yanında metastaz riskinin de büyük oranda azaldığının ortaya çıktığını dile getiren Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Konya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Dr.Seyfettin Abuoğlu, “Güney Kaliforniya Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Valter Longo ve çalışma ekibinin, kanser hastaları üzerinde yaptığı bazı çalışmalarda, oruç tutan kanser hastalarının tümörlerinin artış seyrinin yanında metastaz riskinin de %75 civarında azaldığı belirlenmiştir. Bir başka ifadeyle oruç sayesinde iyi huylu olmayan kanser hücrelerinin başladığı yerden damarlar aracılığı ile kan veya lenf kanalları yolu ile vücudun başka bölgelerine/organlarına yayılmasının ve yerleşmesinin de önü kesilebilmektedir. Göğüs kanseri, yumurtalık kanseri ve beyin kanseri gibi değişik kanser türleri üzerinde deneyler yapan Prof. Dr. Longo, kemoterapi ile birlikte oruç tutturduğu kanser hastalarında daha etkin sonuçlar elde ettiğini, bunun yanında deneye tâbi tuttuğu sekiz kanser türünün beşinde kemoterapiye gerek kalmaksızın sadece oruç ile olumlu sonuçlar sağlanabileceğini söyledi. Kanser hastaları üzerinde yapılan denemenin verdiği sonuçlar da oldukça pozitif. Kemoterapiden yaklaşık 72 saat, yani 3 gün önce bu oruç sistemini uygulayan hastalar çok daha az beyaz kan hücresi kaybetmişler.

            Herşeye rağmen, oruç tutma süresi, ülkelerin bulunduğu coğrafik konuma ve ramazan ayının denk geldiği mevsime göre değişmektedir. Bu yıl ve önümüzdeki birkaç yıl ramazan ayının yaz aylarına denk gelmesi ve oruç tutma süresinin uzun olması oruç tutmak isteyen kanser hastaları ve diğer ciddi hastalığı olanlar için çeşitli sıkıntılara neden olabilmektedir. Oruç tutmak inancını yaşamaya çalışanmüslümanlar için rahatlatıcı ve moral verici bir ibadet olmakla birlikte hekimi ile fikir alışverişi olmadan tutulmaya çalışılan oruçlarda ise bazı sorunlara neden olabileceği akılda tutulmalıdır. Gündüz sıvı alımının azalması ve vücuttan sıvı-elektrolit kaybının olmasına bağlı olarak vücutta sıvı kaybı ve elektrolit dengesizlikleri olabilmektedir. Bu yüzden Ramazan ayında oruç tutmak isteyen kanser hastaları mutlaka hekimlerinin tavsiyelerine uymalıdır, kanser türüne, kanser evresine ve tedavi sürecine göre, hekimleri farklı uyarılarda bulunabilirler. Tüm müslümanların sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmelerini dileriz.” Şeklinde konuştu.

 

HABERE YORUM KAT