PROF. DR. BİTİRGEN GERÇEKTEN GÖREVDEN KAÇIYOR MU?

Geçtiğimiz hafta telefon yoluyla Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Dâhili Tıp Bilimleri Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Bitirgen Hoca ile yaptığımız söyleşiyi yayınlamıştık. Ben de köşemde önemine istinaden sizlerle paylaşmıştım.

Yalnız öncesindeki ilginçliği anlatayım. Tabi bizler haberciler olarak pandemi konusunda enfeksiyon uzmanı kimse onunla konuşalım diye araştırma yapıyoruz. Karşımıza Mehmet Bitirgen ve İbrahim Erayman hocalar çıktı.

25 Şubat günüydü. Ben Bitirgen Hoca’yı telefondan aradım. Kendisini Kanal 42 ekranlarında yaptığımız programa davet ettim. Akabinde de gazetemizde röportaj yapacaktık. Hoca zatürre olduğunu ve evden çıkmadığını söyledi. Geçmiş olsun deyip kapattık.

Bu zamandan yaklaşık 1 ay sonra hocayı muhabirimiz aradı, hoca hala hasta olduğunu söyledi. Telefonla röportaj yapıp yayınladık. Hocadan önemli bilgiler de aldık hakkını teslim edelim.

Lakin bu sürecin akabinde kulağımıza gelenler hiç hoş değildi.

Evet, biz şahittik hocayla görüştüğümüz birkaç telefon görüşmesinde bize zatürre olduğunu iletmişti. Hatta telefonda ‘siz bu alanda uzmansınız hocam nasıl olur’ babında şakalaştık, o da ‘maalesef’ demişti…

İddialar şöyle: hoca bu pandemi sürecinin öncesinde üniversite yönetiminden izin istiyor. Süreç zor olduğu ve en çok ihtiyaç duyulan bölümün hocası olduğu için izin verilmiyor. Hoca da rapor alma yolunu tercih ediyor.

Kim hasta kim değil sorgulama makamında değiliz.

Lakin bu durumu çözecek olan kişi Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu’dur!

Eğer böyle bir dönemde gerçekten iddia edildiği gibi Dr. Mehmet Bitirgen görevden kaçıyorsa; devletine ve milletine sırtını dönüyorsa vay bu devletin ona verdiği emeklere!

Yok, gerçekten hastaysa ve onun hakkındaki ithamlar iftiraysa; o zaman çıkıp bunu açıklaması gerekiyor! O raporu veren doktoru bulup sormamız gerekiyor!

Zira millet diken üstünde, olağanüstü günlerden geçiyoruz. Ürettiği maskeyi stoklayanı veya devletle anlaşmayanı haklı olarak içeriye alıyorlarsa;

Bildiği işi yapmayan, devletinin ona en çok ihtiyaç duyduğu anda ilminin zekâtını esirgeyenlere ne yapmalı? Bunu sadece adı geçen hocamız için söylemiyorum. İllaki bu durumda olanlar vardır.

Bakın ABD doktor ithaline başladı. Bizler için fedakârca çalışan binlerce sağlık çalışanın vebali bu görevden kaçanların üzerinde olmaz mı Allah aşkına!

Lütfen ya rektör ya doktor! Biri çıkıp bizlere bu işin aslını anlatsın!

Bu durum Türkiye çapında örnek teşkil edecek bir durumun fitilidir. Demedi demeyin!

 

UMRECİLERİN AKIBETİ

Gün boyu Konya’daki karantina yurdunun önünde nöbet tutan fedakâr gazeteci arkadaşlarımızla irtibat halindeydik. Yurdun karşısına kamp kurmuşlardı ama halen yoğun bir şekilde ambulanslar girip çıkıyordu.

Öğrendiğimize göre umreciler tahliye edilecekti ama evlerinde 14 gün boyunca kalmaları için bilgi verilmişti.

Ayrıca toplu halde namaz kılan bazı umrecilerin olduğu ve onlarca diyebileceğimiz rakamlarla pozitif vakanın bu karantina sürecinde hastaneye aktarıldığı iddia edildi.

Bu da karantina uygulamasını yapmakta devletimizin ne kadar isabetli bir karar verdiğinin göstergesidir. Zira bu karantina sürecinden birkaç gün önce şehre gelen bazı umrecilerin etraflarını pozitife çevirdiği iddialarını ben açık açık yazamasam da sizler de duyuyorsunuz.

Yazıyı kaleme aldığımız sırada umrecilerle ilgili gelen resmi bir bilgi yoktu. Akşam saatlerinde bazı tahliyelerin gerçekleşeceği duyumu gelmişti ama bunun içinde bilim kurulunun görüşü bekleniyordu. Elbette karantina da olanları da anlamalıyız, birçok yakını bir umut bekliyor. Ama sanırım biraz daha sabretmeleri gerekecek… Önce sağlık, önce tedbir…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.