ADEM ESEN, ŞAŞIRTMAYA DEVAM EDİYOR…

Uğur Özteke

Bugün izninizle yine farklı farklı birkaç konuya değinmek istiyoruz.

Önce geçen gün yanımıza gelerek bizimle tanışan, kendisini tanıtan 57 yaşında 30 yıl muhtarlık yapmış bir abimizin dikkat çektiği bir konuyu üzerimizde kalmaması için yöneticilerimize iletmek istiyorum.

Bu abimiz eski stadyumun içinde bizimle karşılaştı. Yanında biri kız biri oğlan iki torunu vardı. İkisi de tenis sporu ile uğraşıyormuş. Tecrübeli muhtarımız bu konudaki görüşlerini bizzat Başkan Uğur İbrahim Altay’a da ilettiğini belirttikten sonra bizim de yazmamızı ve tarihe not düşülmesini istiyordu.  

KONYA’NIN BU ÜÇ

MERKEZİNE DİKKAT

Abimiz tarih boyunca bu şehri yöneten yöneticilerin şehre üç önemli nokta bıraktıklarını söyleyerek;

“Birincisi Hazreti Mevlana’nın türbesinin bulunduğu merkezdir. Bu bölge şehir merkezinin üç ana noktasından birisidir. Bu merkez ve çevresi çok iyi korunmalı, çağa uydurulacaksa da ona göre dizayn edilmelidir.

İkincisi Alaaddin Tepesidir. Bakın tarih boyunca yönetici ve ulemalar buranın merkez konumda olmasını sağlamışlardır. Tepe hâlâ önemini korumaktadır.

Üçüncü bölge ise Anıt ve eski stadyumun bulunduğu yerdir. Şimdi en çok bu bölge konuşuluyor. Tartışılıyor. Ve ne yapılacağı da merak konusudur. Sayın Cumhurbaşkanımız burası için en iyisini ve doğrusunu söylemiştir. Tamam futbol sahalarının yanındaki tribünler de yıkılmalıdır. Burası yeniden organize edilmelidir. Yeşil alan olmalıdır. Millet parkı olmalıdır. Ama inşaat olarak buraya çivi çakılmamalıdır. Burası tarih boyunca çok farklı hizmetler vermiştir ve 7’den 77’ye sağlık için hizmet vermektedir.”

……………..

Salı günü şehrin yaşayan hafızalarından hukukçu bir abimiz ile birlikte üç avukat daha oturduk sade kahvelerimizi içtik. Çaylarımızı içtik. Şehri konuştuk. Halil Ürün’den bu yana belediye ve hukuk işleri ile ilgilendiği için tarihi hafızaya sahip olan bir avukat abimiz Konya’nın merkezleri ve yöneticilerin ufuksuzlukları konusunda öyle şeyler anlattık ki şok olduk.

Bu abimiz siyasi görüş olarak da dünün çok iyi ve sağlam milli görüşçüsü, günümüzün de Reisçisi’dir. Abimin her dediğine imza atıyordum. Ama doğruyu söylemekle imza atmakla olmuyor ki değil mi? Bu abimiz her şehir meselesinde Alaaddin Tepesi pergelin sabit ayağı olmak üzere şehri anlattı. Her akıl sahibi aynı şeyi söylüyor. Ammaaaaa!  

BEDELLİ ASKERLİK TEKLİFİ

Ülke doları avroyu bıraktı, sınırlarımızdaki savaşları unuttu bedelli askerlik ile yatıyoruz bedelli askerlik ile kalkıyoruz. Bizim sıkı okurlarımız İsmail Nükte abimiz de para ve ticaretin yanı sıra malum yerel siyasetçidir. Bakın İsmail abimiz bedelli konusunda ne diyor;

“Sevgili Uğur abi,

Konya’nın dert babası, garibanların abisi, siyasetçilerin kara kâbusu 24 Temmuz Basın Bayramını senin şahsında bütün emekçilerin bayramını kutlarım.

Konu Konya olunca her türlü yazılarınla insanları aydınlatıyorsun bu yazıların Türkiye’nin her tarafında okunuyordur. Yukarıda da dediğim gibi siyasilerin rüyası olmandan dolayı Ankara’da okuyordur yazılarını. (Okunduğunu çok iyi ve yakından biliyorum)

Bir öneri sunayım sana.

Malum gündem bedelli askerlik 21 günlük temel eğitime alınacak olan bedelli askerler İKAMETGÂHLARINA GÖRE BULUNDUGU YERDE EĞİTİM ALSINLAR.

SABAH İŞE GİDER GİBİ EĞİTİME GİTSİNLER VE SAAT 6’DA ÇIKIŞ YAPSINLAR, buradaki esas amaç hem bedelli olan gençler farklı yerlere taşınma olmaz, hem de devlet onlara yatacak yer sağlamaz ve maliyet düşer ayrıca akşam karavana yok.

Sonuç şu siyasilerin kulaklarına su kaçırsan

Önemli not BEDELLİ ASKERLİK YAPACAK EVLADIM YOK ŞU AN BİLGİNİZE.”

………………

İsmail abim bu ülke için kafa patlatmanız ve bizi bu şekilde değerlendirmeniz için çok çok teşekkür ederim. Siz bize biz Ankara’ya mektubu yazdık. Gerisi büyüklerimizin bileceği iş.

DR. LEYLA HANIM

BENİ ÇOK ŞAŞIRTTI

24 Temmuz sözüm ona Gazeteciler ve Basın Bayramı. Sağ olsun pek çok dost ve samimi okurlarımız bizi kutladı. İşin doğrusunu söylemek gerekirse bu bayram filan değil. Sadece birilerini kandırma dahası kendimizi kandırma işi.  Neyse gün vesilesi ile bizi kutlayan siyasilerden birisi de AK Parti milletvekili Dr. Leyla Şahin Usta Hanım idi. Kendisi ile bugüne kadar sadece şu son seçim öncesi uzun uzadıya ama samimi olarak görüşmüştük. Sağ olsunlar bizi bu bayram vesilesi ile arayarak günümüzü kutladı. Hanımefendi beni şaşırttı. Biz de bu vesile ile kendisine teşekkür edelim istedim. 

ADEM BAŞKAN BİZİM İÇİN

ÇOK FARKLI BİR BEYİNDİR    

Selçuklu ilçesinin tarihe geçen Belediye Başkanlarından Prof. Adem Esen Bey İstanbul’da olsa da. Eğitimden İSKİ’ye ve birçok alanda görevler yapsa da gün içerisinde bir fırsatını buluyor ve bizi mutlaka okuyormuş. (Allah için bunu her fırsatta söyler ve bazı günlerde o günkü yazımız üzerinde tartışırız)

Biz Başkan Adem Esen’in bizi uzaktan uzağa takip etmesinden de yerel bir gazeteci olarak büyük keyif alıyoruz. Başkan geçen gün aradı. Yaklaşık yarım saati aşan bir süre de görüştük. Dahası kendisini keyifle dinledik. Bazı detayları da not aldık.

Adem Başkan makamda iken her zaman olduğu gibi vatandaştan gelen sıkıntıları gündemimize alır ve iletirdik. Özetle iyiye iyi kötüye kötü demeye çalışırdık.

Hiçbir zaman saygı ve sevgi sınırlarını aşmadık. Çünkü özünde birbirimizin samimiyetine inandık. Kötü yazdığımız gün kavga edip küsüşmedik, iyi yazdığımız gün de birbirimize sarılıp kucaklaşmadık.

Başkan ile yaptığımız son sohbette bize aktardığı bir detay geleceğimiz adına bizi uçurdu.

………….

Prof. Adem Esen Bey 2002’de Dünya Bankasının bir kitabının çevirisini yapar. Merkez Bankasının her dediğinin ve yaptığının doğru olmadığının, olamayacağının ısrarla altını çizen Başkan şöyle diyordu;

“Bu çeviride insanların geleceği için eğitim ve sağlık konusunda en iyi hizmetin insanların ikametlerine en yakın yerde olması gerektiği yazıyordu.

Bizde o dönemde Vali Ahmet Kayhan Bey’le Selçuklu’da hayırsever insanlarımız ile müthiş bir diyalog kurduk. İnanılmaz bir iletişim ve atmosfer oluşturmuştuk. Hayırsever insanlarımız okul ve sağlık ocağı yaptırma konusunda adeta yarışıyorlardı.

O günlerden bu günlere geldik. Biz bugünlerde boğaza yakın bir yerde oturuyoruz. Eşim de Boğaziçi’nde eğitim gören Konyalı kız öğrenciler ile sık sık bira araya geliyor. Bir şey dikkatini çekmiş. Durumu bana aktardı. Sonra ben bu öğrencilerle bir araya geldim. Onları tek tek dinledim. Onları tanımaya çalıştım. Bugün Boğaziçi Üniversitesi’nde okuyan ve başarılı olan Konyalı kızlarımızın asla öyle yüksek seviyede eğitim alan ya da maddi durumları çok iyi olan ailelerin kızları değil. Pek çoğu isimlerini dahi bilmediğimiz okullardan mezun olmuş çocuklarımız bugün Boğaziçi’ndeler.

Yani aileler hangi semtte hangi bölgede otururlarsa otursunlar, biz onların evlerine en yakın yerlere okul yaptırırsak, sağlık ocağı yapabilirsek altın bir nesil gelecek ve gelmekte.

Uğur abi bu konuda sana çok büyük bir görev düşüyor. Bunun araştırmasını da sen yapacaksın. Son ödevin bu” diyordu.

Adem Başkan bu kez Selçuklu’dan Konya’dan bakmıyordu. İstanbul’dan Dünya şehri İstanbul’dan en yüksek makamlardan boğazdan Konya’yı tanımlıyordu. Eeee ne de olsa hoca idi ve ödevini yapmış şimdi de ödevini veriyordu.

Sağ ol başkanım. Allah senden razı olsun.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Toplumların tepkisiz olmalarının asıl nedeni korkak olmaları değil, rahat olmalarıdır

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?        

Sabrın sonunu selamet olacağı inancını korumakta başarılı olabildiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (4)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.