Ahmet Hamdi Tanpınar’a makale yazdıran robot

Yusuf Alpaslan Özdemir

Kâğıdın bitip bitmeyeceği, alışkanlıklarımızın hangilerini yitireceğimiz gibi yaklaşmakta olan gerçekler baş döndürücü bir hızla dünyaya yaklaşıyor, ve dahi insanlara komşu olmaya, hayatlarına müdahil olmaya.

Buzdokuz ve Varlık gibi edebiyat dergilerimiz de haziran sayılarında gelmekte olana kapı araladılar, okurlarıyla tanıştırdılar. Üstelik her iki derginin de okuyucularına birer sürprizi var. Ne olduğunu öğrenmek için ben yazmaya devam edeyim, siz okumaya…

90 yıldır hayatımızda olan Varlık dergisinin 1389. sayısındaki ‘Yapay Zekâ’ dosyası şiir yazabilen robotlardan başlayan edebî yapay zekâ gelişmeleri, ChatGPT’nin ne menem bir şey olduğu, neler başarabileceği, felsefenin yapay zekâdan ne derece etkilenebileceği ve yapay zekâ-mimari ilişkisine dair konuları anlaşılır bir dille aktarmış nitelikli dosyasında. Yazıları okurken bir nebze tedirginlik hissetmedim değil doğrusu. Düşünsenize; yakın zaman önce izlediğimiz pek çok film ve okuduğumuz bilim kurgu kitaplarındaki fütürist unsurlar ne denli baş döndürücü bir hızla gerçekleşiyor, hayatlara dahil oluyor.

Yazımın başında birer sürprizden bahsetmiştim. Varlık’la başladık, Varlık’la devam edelim… Dergi, sürprizin sınırlarını epey bir zorlamış görünüyor üstelik. Nasıl mı? Tanpınar’ın ne denli büyülü, düşündürücü ve beynin sınırlarını zorlayan bir dili/üslûbu olduğun hepimiz mutabıkız sanırım. Varlık’ın düzenli yazarlarından Mehmet Akif Berber, bir modelleme aracı olan ChatGPT’ye Ahmet Hamdi Tanpınar üslûbuyla yapay zekâ ve sanat üzerine bir makale yazdırmış. İnanılmaz değil mi?

Berber, ilk olarak kendisinden yapay zekâ ve sanat konulu bir makale yazmasını istemiş, daha sonra bu makaleye yapay zekâ üzerinde son zamanlarda yaşanan gelişmeleri içeren bir metin eklemesi talep edilmiş. Yetmemiş; yazıdaki tüm resim ve fotoğraflar yapay zekâ ile oluşturulmuş. Resimlerin nasıl yapılabildiği de uzun uzun açıklanıyor, ama ben aktarmayacağım. Tadımlık bir bölüm vereyim ama, buyurunuz; “Ahmet Hamdi Tanpınar yapay zekâ ve sanatın kesişimi hakkında düşünürken, belki de zamanın ve teknolojinin bu özgün dansının izleyicisi olmaktan keyif alırdı. Bu dans, insanın yaratıcılığı ve Yapay Zekâ’nın gücü arasında sürekli değişen ve gelişen bir dengeyi temsil eder. Bu denge, sanatın zekânın geleceğini şekillendirirken, insanın özündeki yaratıcılığın ve özgünlüğün her zaman korunması ve geliştirilmesi gerektiğini hatırlatır.”

CHATGPT İLE ŞİİR KONULU BİR RÖPORTAJ

Son günlerde yazılarımda adı çok geçmeye başlayan ve bundan sonra da bahsi eksik olmayacakmış gibi görünen şiir, teori ve eleştiri dergisi Buzdokuz’da ise ChatGPT ile yapılmış şiir konulu bir röportaja yer veriliyor. Muhammet Yusuf Aktekin’in yer yer kışkırtıcı ve kızdıran sorularına sakin bir şekilde cevaplar veren yapay zekâ, şair ve yapay zekâ tartışmalarında okuru ve Aktekin’i pek ikna edememiş görünüyor. Her şeye rağmen cevapları ve mukavemeti hakikaten şaşkınlık verici. Dergide tamamını okursunuz, ben yine tadımlık mahiyetinde bir bölüm aktarayım; “Merhaba/ Merhaba bugün sana nasıl yardımcı olabilirim?/ Bugün ilginç bir konu hakkında konuşmamız gerek. Senin için çılgınca sorularım var./ Tabi ki, sorularını cevaplamaya hazırım, hadi sor bakalım.(…) Bunca belgenin yanında neden şiir? Yani düzyazıdan öğrenemeyeceğin neyi şiirden öğrenmiş olabilirsin?/ Şiirler genelde kendilerine özgü karakteristik özelliklere sahiptir. Ritim, ölçü, görüntü, mecazlı dil… Tüm bunlar daha düz metinlere kıyasla bir dil modeline dil hakkında ayrıksı veriler sağlar. Dilin farklı formlarına aşina olmak, üretim yaparken daha yaratıcı ve çeşitli sonuçlar vermeme yardımcı oluyor. (…)”

Edebiyatı ve taliplerini nasıl bir gelecek beklediğinin izlerini taşıyan bu numuneleri; Tanpınar’a yazdırılan makaleyi ve insanla robotun şiir mücadelesini okuyun bu dergilerden derim

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.