“Akıllı olmak”

Prof. Dr. Mehmet Kamanlı

Akıllı olmak tabirini çok sevdiğimi daha önceki yazılarımda çokça altını çizmiştim. Tekraren altını doldurmak istediğim bu konu beni çok düşündürüyor.

Öyle zamanlar ve günlerden geçiyoruz ki akıl alır gibi değil.

Önümüz, arkamız,

Sağımız, solumuz,

Uzağımız, yakınımız

Her biri ayrı bir hikaye…

Bakıyorsunuz size çok yakınlar, ancak size çok uzaklar,

Sizi çok seviyorlar heyhat!

Sizden nefret ediyorlar,

Nasıl bir çelişki?

Nasıl bir paradoks?

Kim kimin yanında,

Kim kimin karşısında,

Kim kimi destekliyor,

Kim kimi köstekliyor?

Anlayabilene aşk olsun.

İslam’ın “Kullanıldığı” erklerin/cemaatlerin savaşı

Vatanın “Kullanıldığı” ulusalcıların/lümpenlerin savaşı

Samimiyet testlerinden güven bunalımlarından geçiyoruz.

Sırttan vurulan hançerlerden,

Kumpaslardan, hainliklerden bahsediyoruz.

Dimdik duran,

Omurgalı,

Yürekli,

Dost yüzlülere,

Akıllı vicdanlara,

Allah dostlarına ihtiyacımız var.

Hani bir zamanlar darağaçlarında sallandırılan, anasına yazdığı mektup okunup iki damla gözyaşı dökülen Yusuf yüzlülere ihtiyacımız var.

Hani zindanlarda, C5’lerde tırnakları sökülüp, her türlü işkencelere maruz bırakılıp lakin zerre ödün vermeyen bembeyaz karlarda ölen kahramanlara ihtiyacımız var.

Akıllı adamlara,

Yürekli adamlara,

Vatan evlatlarına

İhtiyacımız var.

Onlar bekliyorlar. Dün nasılsa bugün de öyleler,

Biraz yılgın ve üzgünler ama asla küs değiller.

Sadece artıkbirazAKILLILAR.

Sütten ağızları yandı, yoğurdu üfleyerek yiyecekler,

Kimselere güvenmeyecekler.

İslam Ahlak ve Fazileti ile Türklük Gurur ve Şuuruyla” yanıyor, sıralarını bekliyorlar.

O kadar!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.