Aşk’ı Kanatlandıran Yazar

M. Alper Türedi

‘Aşkın Kanatları’, iki kanatlı bir kitap. Ortasından ayrılmış bir şekilde masamın üzerinde duruyor. 3. Konya Kitap Fuarının bir gününde, yazarının kendi ellerinden almıştım kitabı. O tarihten bugünlere kadar birkaç okuma denemesi gerçekleştirdim. Prova niteliğindeydi bu okumalar. Sonrasında kitabın ilk doğum gününe eriştikten az bir zaman sonra bitirdim. Kitap şu cümlelerle başlıyor. “Ben Adem. İlk insan. Bir emanet yüklendi omuzlarıma. Emanetin verildiği o an…” O anda kalakalıyorsunuz. İlk satırlardan itibaren Adem’in yalnızlığını hissediyor, insanın acziyetinin idrakine varıyorsunuz. Şiirsel bir dil hakim ilk bölümlerde:

“Ben Adem

Bir kul

Bir nokta

Bir lisan

Bir insan…

Ben Adem senin karşında bir hiç

Varlığım neye yarardı ki sen olmasan…”

İlk insandan günümüze değin kaç yıl geçmiş Allah bilir. Yazarının kaleminde buluyor kendini bütün olan biten. Anlatılan hikâye tanıdık ama kurgusu yerli yerinde. Adım adım ilerliyor, hiçbir ayrıntıyı kaçırmıyorsunuz sayfalar arasında yol alırken. Kitap’ın alt başlığı: Adem ile Havva. Yani anlatılan Adem ile Havva’nın hikayesi. On yedi bölümden oluşan kitabın, her bir bölümünü başka bir anlatıcıdan okuyoruz. Anlatanlar birebir şahidi yaşananların. Adem’in yaratılması, Cennet’e konulması, Yasak ağaç’a yaklaşması, Cennet’ten çıkarılması, Havva ile buluşması… İlk iki bölümde Adem ve Havva anlatıyorlar kendilerini. Sonraki bölümlerde ise Adem’e yol arkadaşlığı eden bir kelebek, Yasak Ağaç, Arafat Dağı, bir kavram olarak Vefa’nın dilinden ve dahi başka kavramların şahitliğinde okuyoruz yaşananları. Kitabı okuma sürecinde dünya ile irtibatınız kesiliyor, dünyada tek başına olan bir bireyin yalnızlığını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Dikkat çeken bir bölüm olarak gördüğüm, ‘Kanatlarımda Bir Gün’ bölümünde sevgi için yapılan fedakârlığının boyutunun ne kadar büyük olduğuna şahit oluyorsunuz. Kelebeklerin ömrü bir gündür. Koza’dan çıkan bir kelebeğin ise ilk işi eşini bulmaktır. Adem’e yol arkadaşlığı eden kelebek koza’dan çıkınca Adem’le karşılaşır. Adem’de Havva’sını arıyordur. ‘Kelebek Adem’in gözlerinde hasreti okur’. Onun böyle bir acı içindeyken kendisinin mutlu olmasının doğru olmayacağını düşünür ve eşini aramaktan vazgeçer. İlk ve son gününü onun omuzlarında geçirir…

Kitapta değinmeden geçemeyeceğim bir hususta şu: Kısa bir roman veya hikâye olarak görülebilecek eser’i bir şiir kitabı gibi de okumak pekâlâ mümkün. Zaman zaman denemeye de yaklaştığından söz açabiliriz. Her bir bölüm ayrı bir kısa hikâye tadı da veriyor. Bölüm sonlarına yerleştirilen ‘Satırarası’ ise bambaşka bir tür’ün içine hapsediyor kitabı.

Kitabın yazarı Sahura Yağmur Arıcan. Yazarın ilk kitabı. Bugünlerde ikinci kitabı: ‘Aşk’ın Kalemi’ de yayınlanmak üzere. Kitaplarla iç içe bir yaşamı var Aşk’ın yazarının. Gün boyu kitaplarla birlikte olmanın avantajını böyle kayda değer bir eserle taçlandırmasını bilmiş. Aslen Beyşehir’li olan yazar, eserlerini Konya’da kaleme alıyor. Yani hem Konya’lı hem de Konya’da yazıyor.

 

 

Not:4.Konya Kitap Fuarı Şehir Meydanında açıldı.28 Kasım-7 Aralık tarihleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.