Bir ‘yeni edebiyat’ yolculuğu

Yusuf Alpaslan Özdemir

Çarşamba akşamı yoğun ve yorucu geçen bir günün ardından yaklaşık iki buçuk saat boyunca rahmetli Kaplan hocanın çalışkan talebelerinden İnci Enginün hanımefendinin söyleşisini dinledim, internet üzerinden. Yeni Türk edebiyatının en ehil hocalarından birini, çoğunluğu programı düzenleyen Arel üniversitesinin hocaları ve talebeleri olmak üzere sadece 54 kişi mi dinler minvalinde bir giriş yapacaktım ama vazgeçtim; çünkü hocanın üzerinde düşünülesi tespit ve önerileri ile ilginç anekdotlarının hepsini aktaramama kaygısı taşıyordum.

Arel Üniversitesi Dil ve Edebiyat Sohbetlerinin ikincisinde konu; ‘Tarih ve Coğrafya Çerçevesinde Yeni Türk Edebiyatı’ ve konuk İnci Enginün Hanımdı. Edebiyat tarihi yazmanın zorluklarından, yazarların günlük ve mektuplarının yayınlanmasında nelere dikkat edilmesine, sınırları genişleyen Yeni Türk edebiyatının ikiye bölünüp bölünmeyeceğine, İnci hocanın eski edebiyata olan ilgisinden, Türk edebiyatının doruğu sayılabilecek isimlerinin hangileri olduğuna, başta Mehmet Kaplan ve Tanpınar olmak üzere birçok edebiyatçı ve hocayla anılarına çok geniş bir yelpazede kendi adıma verimli ve keyifli bir sohbete tanıklık ettim. Programın kaydı üniversitenin sosyal medya kanallarına da eklenecek sanırım. Edebiyatla uzmanlık derecesinde ilginiz olmasa da düşünce dünyamızın ve akademinin serencamını merak eden herkesin istifade edeceği, çok şey öğreneceği dakikalar geçireceğinizden şüpheniz olmasın.

Programda ilk olarak İnci hocanın yine Dergâh etiketiyle piyasaya çıkan son kitabı “Yeniliklere Açılma- Hürriyet ve Eğitim Üzerine Makaleler” hakkında bilgi vermesiyle başladı. Edebiyata yazarlar ve akademisyenler kadar eğitimcilerin de hakkının geçtiğini, bu makalelerle onların da hakkını ödemeye çalıştığını vurgulayan İnci hoca kitapta Tanzimat sonrasında toplumda yeşeren ve Türk edebiyatında da yansımalarını gösteren hürriyet, eğitim ve yenileşme fikirlerini, bu fikirlerin öncülerini ve önemli eserlerini ele aldığını söyledi.

Bu bölümde İnci Enginün’ün, talebelerinden çok şey öğrendiğini ve onların görüşlerine her zaman değer verdiğini, hatta ‘Türk Edebiyatında Dört Doruk’ kitabında Ömer Seyfettin ismine onların onayıyla karar verdiğini söylemesi, fakülteye geldiğinde aslında eski edebiyat üzerine çalışmayı düşündüğünü, en zevk aldığı derslerin Ali Nihat Tarlan hocanın ‘Metin Tamiri’ dersi olduğunu imlemesi, ardından rahmetli Kaplan hoca ile Tanpınar’dan öğrendiklerine, öğütlerine yer vermesi not aldığım önemli bilgiler oldu. Meselâ; beraber çalışırlarken İnci hocanın bazı yazarları sevip sevmeme tavrı sergilemesi üzerine, Kaplan hocanın; “Nasıl ki doktorların hastalarını sevip sevmeme hakkı yoksa, bir akademisyenin de yazarları sevip sevmemeye göre ele almaya hakkı yoktur” demesi oldukça düşündürücü ve etkileyiciydi.

İki yıl derslerine giren Tanpınar hocanın sınıfta sigara içmesini ve derste normalden çok büyük bir fincanla kahve içme alışkanlığını yadırgamaları da ilginç hatıralardandı, hocanın paylaştığı. Derste Tanpınar’ın anlattıklarını takip etmenin ve not tutmanın güçlükleri yanında, öğrencilerini bir şekilde derinden etkileyen bir hoca hünerine sahip olmasını da sözlerine ekledi Enginün.

Döneminde en iyi hocalardan dersler alan, günümüzün en seçkin hocalarından bazılarıyla sınıf arkadaşı olan Enginün hocanın elbette akademiye dair söyleyecek çok şeyi olması doğaldı. Günümüzde akademisyenlerin odalarında tek başlarına çalışmayı tercih ettiklerini, kendi zamanlarında ise herkesin bir arada bulunmaya önem verdiğini, bu sayede pek çok şey konuştuklarını, istişarede bulunduklarını ve bunun oldukça önemli olduğunu anlatması da üzerinde düşünülecek bir durum tespitiydi.

İnci hocanın edebiyat tarihi yazmanın zorluklarına, ekiple mi tek mi edebiyat tarihi yazmanın doğru olacağına, üzerinde çalıştığı yazarlardan hangi ikisinin kendini çok yorduğuna, tiyatroyla irtibatına, Türk edebiyatının dört doruğu olarak kimleri gördüğüne, Yeni Türk edebiyatının tasnifine dair düşüncelerinie, günümüz romanlarından hangisinin kendini derinden sarstığı vd. mevzuları yarın yazayım.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.