BİZANSLIMISINIZ YOKSA SEKİZİNCİ DÜVELMİSİNİZ

Macit Uluçamlıbel

Geçen hafta yazımızda Şeb-i Arus’un Konya dışında yapılmaması gerektiğinden bahsetmiştik. Bu düşüncemin hala arkasındayım, ama… Evet ama deyip sıralamamız gereken şeylerde var. Mesela Şeb-i Arus programının tanıtımının yetersiz olması, programın tüm hatlarıyla aynı olması; bu şıkkı biraz açalım Ahmet Özhan beyin senelerdir bu programın vazgeçilmezi olması normal mi? Şeb-i Arus için Konya vazgeçilmez olamazken… Konya’da Şeb-i Arus Ahmet Özhan’sız olamıyor mu? Geçtiğimiz günlerde Şeb-i Arus Programının bilet satışının çokta beklendiği gibi olmadığını işittim birkaç mecliste, nerdeyse keşke Mevlana Kültür Merkezinde yapılsaydı bu taleple ancak orası hınca hınç dolar gibi şeyler konuşuluyordu… Adamlar 22000 kişilik salonda yapıyorlar Çakma töreni ve dolduruyorlar salonu, biz aslını 10000 kişilik salonda yapacağız diye sevineceğimize nasıl dolacağını düşünüyoruz kara kara… Birde kızıyoruz yapılmasın başka yerlerde diye… Yapılmasın tabi, başka yerlerde yapıldıkça bizim program sönük kalıyor… En görkemli programı yapması gereken şehir suskun, yöneticileri suskun, biz konuşup duralım. 13 Aralık yani yarın İstanbul’da Şeb-i Arus var dev bir salonda dolu dolu bir programla devlet ricalinin katılımıyla çakma Şeb-i Arus… Bize müstehak…

Ülkemizin yeni gündemi hayırlı olsun Osmanlıca öğrenmeli miyiz? Öğrenmemeli miyiz? Tabi bu tartışma bize bir kez daha ne kadar Tarihine düşman bir millet olduğumuzu gösterdi… Kimileri Osmanlıcanın hangi dillerden oluştuğunu, kimileri de Osmanlıcanın zaten Türkçe olduğunu anlatıp duruyorlar… Netice? Osmanlıca öğrendiğimiz zaman bu coğrafyayı biz yapan tüm unsurların yaklaşık olarak 1000 yıldır kullandıkları bir alfabeyi öğrenecek olmamızın kime ne zararı var? Saray diliydi diye yaygara yapanlar saray haricinde Latin alfabesi mi kullanılıyordu? Dil öğrenme konusunda teşvik edici olması gerekenler neredesiniz? Konu Osmanlıca olunca herkes kayıp… Mezar taşlarını okursunuz diyenlere en güzel cevabı Başbakanımız Ahmet Davutoğlu verdi aslında ‘O mezar taşları bu ülkenin tapularıdır’. Güzel söylediniz Hocamda Osmanlıcadan rahatsız olanların en büyük rahatsızlığı aslında o tapular… Geçmişte o mezar taşlarının büyük kısmını sökmediler mi? 
Nasıl oldu da ecdadına düşman oldu bu millet… Bu nasıl kin, nasıl nefret… Millet olarak uyanalım derin uykumuzdan; zaman Osmanlıca öğrenme zamanıdır, zaman Türkçe, Kürtçe, Arapça öğrenme zamanıdır ve zaman batının dillerini öğrenme zamanıdır çünkü onlar bizim dillerimizi bizden iyi biliyorlar Türke Türkçe, Kürde Kürtçe, Araba Arapça konuşuyorlar hepimiz sanıyoruz ki bize dostlar… Bırakın tartışmayı, bırakın Osmanlıcayı karalamaya çalışmayı, Osmanlıca ecdadımızın yani bizim zaten, sanki düşman dilini öğreniyormuşuz gibi davranmayın. Viyana’da Osmanlı gelecek diye korkusuyla oluşturulan bir nöbet memuriyetinin tehlike geçti diye 1950 li yıllarda kaldırıldığı konuşulur ya hep adamların neden bu memuriyeti kaldırdıklarını şimdi daha iyi anladım; ne gerek var maaşlı memuriyete bizim burada gönüllü memurlar türemişken…  Osmanlı’nın düşmanlarını da öğrenmiştik okullarda; öncesinde Bizans sonrasında ise yedi düvel vardı… Peki ey Osmanlıca düşmanları siz hangisisiniz Bizanslı mı? Yoksa sekizinci düvel mi?

Geçtiğimiz hafta Beşiktaş, Trabzonspor maçı Konya’mızda oynandı Torku Arena muhteşem bir atmosfere ev sahipliği yaptı inşaallah bundan sonra Konya’mız Milli maçlara da ev sahipliği yapar. Bu tarz organizasyonlar hem Şehrimizin tanıtımına hem de ekonomimize fayda sağlar. Tabi ki Konyalılar olarak böylesine güzel bir stada sahip olmuşken Konyaspor’umuzu da yalnız bırakmamalıyız yarın önemli bir maçımız var. Konyaspor’umuz Galatasaray’ı konuk edecek inşaallah yenerek yolumuza devam ederiz. Gönlümüz Konyaspor’la olsun hatta kendimiz de Torku Arena’da olalım…
Hayırlı Cumalar…     

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.