“BİZ”  GİBİ  YAŞAYABİLMEK

Ahmet Öztemel

Bir toplumu ayakta tutan, o toplumu diğerlerinden ayıran kendine has kural ve görgüleridir. Kabul etmek zorundayız ki günümüzde popüler kültür hayat tarzımızı hegemonya altına almakta, sinsice toplumumuzu  kültüründen uzaklaştırmaktadır. Kültür emperyalizminde bir toplumun sömürdüğü topluma kendi kültürünü aşılayıp öz kültürünü unutturması söz konusudur.

“Geri kalmışlık” yaftasına uğramamak adına kendimiz gibi yaşayamamak, benliğimizden uzaklaşmak günümüzün en önemli sorunlarındandır. Artık Tower’larda yaşıyor, cafe bistro’larda brunch yapıyoruz. Değişik isimli coffee shoplar gençlerimizin mekanı. Oyuncak için Toys shop, hediye için gift shop; ev dekorasyon ürünlerimiz için home collection’cılarımız uğrak noktalarımız. Araçlarımız değişik ünvanlı car wash’cularda iç-dış temizlik yaptırılıyor. Aralık ayında tüm alışveriş mekanlarında jingle bell fon müziği eşliğinde Noel Baba’lar arz-ı endam edecekler.

Bazılarımız fırsattan yararlanmak için outlet’lere koşacaklar. Toplu davetlerde catering’cilerden yararlanacağız. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Caddelerimiz , bulvarlarımız bir yabancıya Türkiye’de olduğunu hatırlatmaktan çok uzak. Dükkan isimlerimizde güzel Türkçemize yerleşmiş isimler giderek azalıyor.

Ben yıllar önce Konya’nın ilk gökdeleni diyebileceğimiz merkezin adının Kule Site olmasından çok mutlu olmuştum. Geçen yıllar tüm ülkemizde olduğu gibi; Ankara-İstanbul kadar olmasa da kentimizde de yabancı veya uydurulmuş isimlerin yaygınlaşmasını getirdi. Belediyelerimiz iskan veya ruhsat verdikleri firmalara baskı değil ama teşvik uygulayarak bu gidişe bir dur diyebilirler ve demelidirler de. Her sektörde en güzel Türkçe isim kullanan firmalar ödüllerle yüceltilebilirler. Saygı ile.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.