Bizim belediye başkanlarımız ve FETÖ gerçeği

Uğur Özteke

Mesleğimiz gereği gün boyunca dahası sabahın erken saatlerinden başlayarak gece yarılarına kadar hatta o günün değil ertesi günün ilk saatlerine kadar dışarılarda dolaşırız.

Yani bu dolaşmada öyle aylak aylak gezme işi değil.

Sürekli şehrin insanları ile birlikte oluruz.

Ama her kesimden insanımızla. mesleği, yaşı, partisi, takımı bizi hiç mi hiç ilgilendirmez. Yeter ki görüşmenin bir yerinde o samimiyeti yakalayalım.

Sadece meydanlarda değil yüreklerde yaşanan ve her geçen gün adeta daha da vahimleşmeye doğru giden bu FETÖ olayında ipin ucu tutuldu ve çözülmeye başladı.

İnşallah sonuna kadar da doğru bir şekilde gider.

Bu gidişata tamamen iyi niyetli ve ümitli bakıldığı zaman bugün için gözaltılar, tutuklamalar daha işin yüzde 10’u imiş.

Yani sıpanın büyüğü daha içerdeymiş.

Biz de insanımızla bu gidişatı her pencereden izlemeye çalışıyoruz.

Millet olaya çok farklı çok daha saf, temiz, kızgın, kırgın ve de öfkeli bakıyor.

Çünkü tamamen iyi niyetli saf ve özelliklede “din” denildiği için araştırmadan sorgulamadan teslim olan ve inanan kesim, İslamiyet denilerek kandırılmayı kaldıramıyor.

İster trilyoner olsun isterseniz işçi sadece “dine hizmet” denildiği için verdiği paradan tutun da, sohbetlere katılmanın vicdani ağırlığı altında eziliyor.

Ve bu kesime FETÖ’yü verseniz canlı canlı lime lime edecek.

Zaten başka bir şey de düşünemiyor.

İş tabandan biraz daha yukarılara doğru çıktığı zaman akıl “acabalarla” tanışmaya başlıyor.

Ancak buradaki akıl milletinki gibi tamamen teslimiyetçi olmadığından yukarılardan gelen emirlere isteklere bağlı olarak da geniş düşünmeye çalışıyor.

İşte tam bu bölgede devreye belediyemiz, başkanlarımız ve üst düzey belediye personeli giriyor.

........................

Önceki gün akşam Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli ile yeni hizmete giren Şehir Parkı’nda idik. Burayı önce bir inşaat döneminde yağmurlu ve soğuk günde çamurların içerisinde gezmiştik.

Bu kez zihnimizdeki o görüntüden eser yoktu. Gerçekten de biyolojik göleti, Konya’nın en büyük lunaparkı gibi özellikleri ile bölgenin yeni cazibe merkezi olmuştu.

3 ayda 252 bin kişi bu parka gelmiş.

Hafta sonu değildi ancak daha parka girerken nefis et kokusu, duman bulutları burnunuzun kemiğini kırarken ağzınızın da suyu akmaya başlıyordu.

Mehmet Hançerli Başkan parkı anlattı, yapılmakta olan Konya’nın en büyük kır düğün bahçesi ile ilgili bilgiler verdi İsmil kaplıcalarını aldıklarını da söyleyerek buraya bir 5 yıldızlı otel birde kaplıca suyundan kullanmak isteyen ancak 5 yıldızlı otel yerine evlerde kalmak isteyenler için yapılacak villalardan söz etti.  

Konya olarak bizler sağlık turizminde Ilgın’a yapılacak tesislerin müjdesini beklerken Hançerli’nin sağ gösterip sol çakması ile İsmil’i görüyorduk.

Zaten Başkanın bu müjdelerinin detaylarını fazlası ile haberlerimizde göreceksiniz.

O akşamın en kayda değer ve zihinlerde yer bırakan noktası ise yine FETÖ ile ilgiliydi.

Mesela FETÖ milletin bu kadar damarlarına girmiş iken, saf ve temiz insanlarla et-tırnak olmuş iken Karatay Belediyesi’nde FETÖ’cü sadece bir elin parmakları kadardı.

Bu gerçekten bu kadar mıydı?

Yoksa...

Yoksa Allah korusun bu işte başka şeyler mi vardı?

...............

Mehmet Hançerli bu noktada yüksek sesle aynen şunu söylüyordu “Evet bu rakamlar doğru. Çünkü biz işçi bile alırken sadece siyaseten gelenleri değil, partiden gelenleri değil, kendi ayağı ile kendisine güvenerek gelenleri değil herkesi hepimizi kendimizde dahil olmak üzere Devletin bazı istihbarat birimlerine teyit ettirerek belediyeye aldık” diyordu.

Peki bu nasıl oluyordu?

Başkan bu konuda fazla detay vermedi veya vermek istemedi.

Ancak onca yıldır alınanların daha bu işler ortada yokken elekten geçirildiğinin altını net olarak çiziyordu.

................

Mesela bu konuda gelelim Meram’a.

Bugün gazetemizin manşetini okuyacaksınız.

Sıkı sıkıya satır satır takip edeceksiniz.

Hatta bazı tarihlerin altını çizeceksiniz.

Bu FETÖ olayında hain çetenin sadece küçük bir nokta olarak gördükleri yapmak istediklerini resmi belgeleriyle bulacaksınız.

HABER merkezindeki arkadaşlarımız bu detaylara ulaşıncaya kadar çok çaba harcadılar. Yine bu detayları oradan okuyun.

Bizde bu gelişmeleri izlerken bir kez daha Fatma Toru hanımefendinin bir kadın olarak o dahi zekasına hem şapka çıkardık hem ayakta alkışladık ama hem de korktuk.

Bu şehirde asla öyle cinsiyet ayırımı yapanlardan değiliz.

Katılmıyoruz da.

Ne var ki bu noktada gerçekten Fatma Hanım’ın, Mevlana Üniversitesi’ne kiralanan o eski Vakıf Hastanesi olarak bildiğimiz yeri tekrar geri alabilmek için verdiği mücadeleye hem de sadece Konya’da değil Ankara’da verdiği mücadeleyi öğrendikçe dehşete düştük.

Bu hikaye taaa 93’te başlamış.

Fatma Hanım göreve geldikten sonra nasıl bir cesaret ya da ön görü ile bu işe el attı ise hem siyasi, hem hukuki platformlarda o günler için hiçte akıllı sayılamayacak(!) bir savaş başlatmış.

Kanunlar, yönetmelikler, hukuki kararlar, akkalar tokkalar hep FETÖ’nün sokak sokak mahalle mahalle, kurum kurum, kuruluş kuruluş, ilçeleri şehirleri ve en sonunda da Allah korusun ülkeyi ele geçirmek için planlaması yüzünden dört bir yandan bağlandığımız için Fatma Hanım hukuki alanda bu kadar sarmaşık yapıya rağmen tek bir çıkış yolu bulmuş o da kentsel dönüşüm işi imiş.

Memuriyetten bu iş Başkanın alanı olduğu için de kör düğüm haline gelen ipin bir ucundan tutmuş ve asıla asıla koparmadan Ankara’dan Konya’ya Konya’dan Aksinne’ye kadar işi getirip bölgeyi kentsel dönüşüme almış, aldırtmış.

Fatma Başkan o tek deliği öyle bir devletin lehine çevirmiş ki birileri ne olup biteceğini anlayıncaya kadar Fatma Hanım işi bitirivermiş.

Tekrar tekrar ifade ediyorum ki Fatma Hanım’ın bu kadın başı ile yaptığını, bu işi nasıl becerebildiğini hâlâ anlayabilmiş değilim.

Anladığım zamanda Başkandan bir kez daha korktuğumu görüyorum.

Haaa Allah’a şükür bu konuda yanılmıyorduk.

Çünkü daha aday adayı iken kendisi ile ilgili yazdığımız ilk köşe yazısında Başkanı kastederek “Korktum, korkun” demişiz.

Dün işte Fatma Başkan’ın isterse neler yapabileceğine bir kez daha şahit oluyorduk.

Ve sonunda da koca koca birileri hâlâ durumun vahamiyeti konusunda “acaba mı ki Recep ağa mı ki?” diye dursunlar, Fatma Toru Hanımefendi o kadın hali ile bu koca hain örgütün Meram’daki bir dişini kan akıtmadan ses çıkartmadan söküp atmış yaa.

Başkanı takdir ediyorum, tebrik ediyorum, saygı duyuyorum, ayakta alkışlıyorum ve de korkuyorum.   

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Başarılı insanlar çözüm üretirler, başarıdan yoksun insanlar bahane üretirler.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?     

Üç elektrikli bisiklet sürücüsü alt geçide yan yana girip ilerlemedikleri zaman daha iyi ADAM oluruz.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (9)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.