BU KONSERLER EŞLER İLE SEVGİLİLERİ KAPIŞTIRIYORMUŞ YA…

Uğur Özteke

Bugün birilerini üzecek bir konuya gireceğim. Girmeden siz değerli okurlarımızı bu başlık ile biraz gevşetmek istedim. Ama başlıkta yalan, yanlış ya da öyle kazara atılmış bir başlık değil hakiki, yakın zamanda şehrimizde yaşanmış bir konu. Onunla da bugünü bağlarız inşallah.

Geçtiğimiz günlerde bir okurumuz, bir abimiz Selçuk Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinden aşağıdaki kareleri bize gönderdi. Allah sizi inandırsın o günlerde de Konya’da değildik.

Önce bu fotoğraflardan başlayayım

 

………..

Buralarla ilgili şuanda elimizde 20’nin üzerinde fotoğraf karesi var.

Bu durumu görüntüleyip bize atan öfkeli kızgın ve üzgün abimizin söylediklerinin en kibar şeklide özetle şöyle idi;

“Abicim burası Selçuk Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi misafir bekleme yeri. Burası ……………, burası …………… Burada koltukların kol koyma yerlerinin pisliği ve koltukların yıpranmadan yırtıldığı açık. Bu Türkiye’de belirli bir sıralamada yer alan Veteriner Fakültemize ve Selçuk Üniversitemize inan yakışmamakta. Bunları inan abim çöpe atsan çöp toplayan insanlar eski ve kirli diye çöpten almazlar. Bu pislikte sağlam hayvan mikrop kapar. Çünkü burası aynı zamanda hayvan hastanesi….”

………….

Tabii bu durumu görünce üzüldüm. Ama hemen empati yaptım. Kendimi buranın yöneticilerinin yerine çalışanlarının yerine koydum. Adı üstünde “hayvan” … Mesela ben küçücük bahçemde 27 hayvanı olan bir hayvansever olarak pisliği, kirliliği, kokuyu anlayabiliyorum. Hele hele bir de bunların büyükbaş hayvanlar olduğunu düşünsenize.

 Tabii bekleme salonları için bir şey diyemeyiz. 

Ayrıca orada yaşayan insanların çalışma şartlarından bu durum onlar için o kadar olağan ve sıradan görünür ki. Kimseye bir şey diyemem. Ama sade vatandaş, dışarıdan orayla hayvanı ile gelen ve gözünde gönlünde “En büyük Selçuk Üniversitem, en güzel modern Veteriner Fakültem” diyen insan gözü ile de yazılanlara hak vermemek elde değildi.      

Bir de küçük bir detay vereyim mi?

Şimdi biz bunları yazıyoruz ya yazarken korktum. Ya dekan filan bizim arkadaşımız olur diye. Aklıma hemen Prof. Mehmet Ataman geldi. Yazının çıktığı gün canım kardeşim Mehmet bize sitem edebilirdi. Bu bölüm öncesi internete girdim. Fakültenin sitesinde de sıkıntı gördüm. Devir teslim töreni yapılmış. Fotoğraflar var ama bir tek satır bilgi notu ne de isim vardı. Üzüldüm.

BU KONSERLER NE DE TEHLİKELİ İMİŞ

Şimdi de küçük bir detay ile bu günü noktalayalım.

Malum şehrimizde pek çok ünlü sanatçının konserleri oluyor. Bunlar da genelde otellerimizde oluyor. Şahsen ben gitmiyorum ama bir yerde tüm bilgileri de alıyorum. Dahası dedikoduları.

Mesela geçtiğimiz günlerde pek alışık olmadığımız bir durum yaşanmış.

Yakışıklı genç bir iş adamımız, eşi ile konserde imiş. Derken bir hanımefendi gelmiş. Ayaküstü muhabbet başlamış, iş adamının eşi bu samimi havaya bozulmuş ve gelen bayana “Benim eşim, benim yanımda siz nasıl böyle konuşabiliyorsunuz” deyince, o gelen kadın da gayet rahat bir şekilde “Biliyorum hanımefendi benim de 10 yıllık sevgilim” deyivermiş.

Derken hanımlar saç saça baş başa girmişler. Otel yetkilileri sevgili hanımı otoparka zor götürmüşler. Beyefendi de eşini zor sakinleştirip otelden ayrılmış.

Haaa biz de otele kadar her türlü bilgi var.

Ama ben yine de inanmak istemedim. Bu kadar ünlü bir iş adamımız hele hele Konya’da böyle bir iş kazasına maruz kalabilir mi?

Biz bize anlatılanlara inanmadık. Siz de bana inanmayabilirsiniz.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Sevmek kuru odunlar gibi sessiz sakin yanmaktır.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Arıza yapan otomobillerimizi ya da araçlarımızın önüne arkasına işaret levhası ya da uyarıcı bir ikaz malzemesi koyduğumuz zaman daha iyi ADAM oluruz.   

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (17)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.