Çatalhöyük’tekiler ne yer ne içerdi?

Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

TARİHE YOLCULUK (79)

Çatalhöyük’tekiler ne yer ne içerdi?

İlk tarım toplumuna Çatalhöyük’te mi geçildi? İlk insan ve ilk peygamber Hazret-i Âdem, cennetten dünyaya döndüğünde ne yer ve ne içerdi? İlk buğdayı kim ekti, kim biçti?..

Çatalhöyük’ü gezenler, ilk adımlarını, “deney evi” olarak inşa edilen kerpiçten yapılma evin içine doğru atarak geziye başlarlar. Daha sonra müzeyi gezerek Çatalhöyük Araştırma Projesi’nde ilk kazılardan çıkartılan resim ve semboller ile daha sonraki kazılarda elde edilen bulgular ile aletlerin sergilendiği bölümleri gezerek bilgi sahibi olmaya çalışırlar.

Deney evindeki buğday başakları ile bir yanardağ ve patlama resmi dikkatlerimizden kaçmayacak şekilde gözümüzün önündedir. Çatalhöyük’te yapılan kazının ikinci günü ortaya çıkartılan duvar resmi ise, özenle yapılmış bir av sahnesidir. Arkeologlar daha sonraki sezon kazılarında çok sayıda duvar resmi,  insan ve hayvan figürleri, çok çeşitli aletler ve evlerin tabanlarına gömülmüş onlarca insan iskeleti ortaya çıkartmışlardı. İngiliz arkeologlar tarafından 1958’de keşfedilen ve 1961’deki ilk kazılarda Türk işçilere (köylülere)de görev verilmişti.

Höyük, bilindiği üzere “eski evlerin yıkılıp üzerlerine yenilerinin inşa edilmesiyle üst üste sıralanan ev tabakalarından” oluşuyordu. Doğu ve Güney kısmından bakıldığında çatala benzeyen höyük, “Çatalhöyük” adını alacaktı. Höyük’te sokaklara rastlanmadığı için evler birbirlerine bitişik vaziyette ve evde oturan Çatalhöyük sakinlerinin de evlerine çatılardan girdikleri sonucuna vardılar. Çatalhöyük’ün dünyaca tanınmasını sağlayan ilk resim ve fotoğraf ise, kadın arkeolog Arlette Malaart tarafından 1965’te çekilen kabartma üzerine boyanmış leopar desenlerinin Avrupa basınında manşetlerde yer almasıdır. 

Bundan 9 bin yıl önce; yâni M.Ö. 7000 senelerine dayanan, Batılı arkeologlar tarafından konulan ve 20. yüzyılda teknolojik bir adlandırma olarak karşımıza çıkan Neolotik çağda, acaba ticaret nasıldı?

Çatalhöyük’ten çıkan resimlere bakıldığında hayvan evcilleştirildiğine dair bir delil söz konusu olmamakla birlikte yaban sığırı, geyik, yaban domuzu, kemiklerinin duvar resimlerinde yer alıyor olması nasıl izah edilecek? O bölgede ormanlık alanda bu hayvanları avlayarak et ihtiyaçlarını giderdikleri akla daha yatkın geliyor. Bir genelleme yapacak olursak erken gelişim gösteren bu kültürün kökenini Türkiye’den başka bir yerde gösterildiğine dair herhangi bir delil de yok.

Bu müzede o kadar çok şey anlatılıyor ki, daha sonraki anlatımlarla karşılaştırıldığında karşınıza ‘çelişkiler yumağı’ olarak da çıkabiliyor. Nitekim bunun örneklerine de rastlayabiliyoruz. Çatalhöyük Araştırma Projesi’nden ortaya çıkartılan şeyler Batılı arkeologların bakış açısı, onların gözünden ve düşüncelerinden süzülmüş bir şekilde yorumlanarak günümüze ulaşan bilgiler.

Arkeoloji ve antropolog elbette önemli bir bilim dalı. Bu konuda Batılı arkeologlar bizden daha ilerideler. Onlara da haksızlık etmeyelim. Ama Çatalhöyük’ü; kendi bakış açımızla, kendi gözümüzden ve kendi düşüncelerimizle birlkte kendi dini anlayışımızla da bakarak yorumlayamaz mıyız? Şimdiye kadar çıkan, çıkarılan, çıkarılacak olan resimler, insan ve hayvan figürlerini yeniden betimlememiz gerekmiyor mu?..

Çatalhöyük’te yaşayan bu insanlar, buğdayı, buğday ekmeği ve bu ektikleri hububatı hasat ederek günlük, aylık ve yıllık olarak temel gıda maddesi olarak hayatlarında kullanmayı, daha doğrusu ziraatı nasıl öğrendikleri ve kullandıkları ziraat aletlerini nasıl yaptıkları veyahut nasıl ve nereden temin ettikleri gibi soruları da sormamız lâzım değil mi?

Neolotik Dönemde Konya Ovası nasıldı?

Coğrafya nasıl bir şekil alıyordu?

Beyşehir Gölü ile Çarşamba Çayı o dönemde ne durumdaydı?

Afrika’da araştırma yapan bilim insanları, tarıma dair en eski fosil kanıtların insanlara değil, böceklere ait olduğunu bulduğuna göre; Çatalhöyük’teki tarım toplumuna bakışımız o zaman nasıl olmalı. Dünyanın en eski Tarımcıların bulunan fosillerden yola çıkarak 25 Milyon yıllık Termit Karıncaları olduklarına göre, Çatalhöyük’teki tarımcı insanları nereye oturtacağız.

İnsanlık bereketli hilal olarak bilinen Mezopotamya’da neşvünema bulduğuna göre; dünyanın bütün gözleri bu topraklar üzerinde, bütün savaşlar bu coğrafyada döndüğüne göre; bütün araştırmalar da bu coğrafya ve topraklar üzerinde bulunan höyüklerde devam ediyor.

Mezopotamya ve Anadolu delik deşik edilmiş vaziyette değil mi?..

YARIN: “Ana Tanrıça” figürü üzerinden yapılan tartışmalar…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.