Çizilen Kaderi Değiştirmek

Selçuk Karaman

1983 yılında Howard Gardner tarafından zekâyı tek ve baskın bir yetenek olarak görmekten ziyade, çeşitli ve özel boyutlardan oluştuğunu öneren bir model olan “ Çoklu Zeka Kuramı “ eğitimcilerin  akademisyenlerin benimsediği ve Dünyada hala geçerliliğini koruyan bilimsel bir kavramdır. Devlet , özel okul ve kolejler hatta  anaokullarında bile “ Çoklu zekâ kuramına göre eğitim yapıyoruz.“, yayınevlerinde basılan ders kitaplarının çoğunda  “Kitaplarımız çoklu zekâ kuramına göre hazırlanmıştır” söylemlerini görmek mümkündür.

Peki öve öve bitiremediğimiz bu çoklu zekâ kuramını eğitimimizde uygulayabiliyor muyuz?

Hangi çocuğun hangi zekâ grubundan ne kadar baskın olduğunun tespit ve uygulamalarını yapabiliyor muyuz?

Ders kitaplarımız tüm zekâ grubu çeşitlerine hitap edebiliyor mu?

Öğretmen sınıfta hangi çocuğun hangi zekâ grubundan daha baskın olduğunu biliyor mu?

Öğretmen ödev ve araştırma verirken çoklu zekâ kuramına göre mi ödev veriyor?

Bu soruların cevapları “evet” ise sorun yok. “Hayır” ise o zaman düşünmemiz ve yapmamız gereken çok şeyler var demektir.

Mantıksal-matematiksel zeka baskınlığı olmayan bir öğrenciye “Bu kadar basit bir problemi nasıl çözemezsin? “ söylemleriyle tembel öğrenci damgası vurmak ve arkadaşlarının yanında küçük düşürmek vicdanı bir suçtur!

Sözsel- dilsel zeka baskınlığı olmayan bir öğrenciye şiir ezberleyemedi diye hırpalamak vicdanı bir suçtur!

Görsel –işitsel - müziksel zekâ baskınlığı olmayan bir öğrenciye resim yapamıyor şarkı söyleyemiyor diye yeteneksiz damgası vurmak vicdanı bir suçtur!

Maalesef ülkemizde anne ve babaların büyük bir kısmı, çocuğunun her dersten üstün başarı göstermesini beklemektedir. Yetenek ve zekâ türü baskınlığına göre hareket edilmemesinden dolayı hayal kırıklığı ve çöküşler yaşanmakta ve olumsuz durumlar görülebilmektedir.

Peki yapılması gerekenler nelerdir?

Aslında çözüm zor değil. 4+4+4 eğitim sisteminde hayati önem taşıyan İlkokul bölümünde çok iyi bir uygulama ve gözlemler yapılmalıdır. Bu çalışmaların sonucunda hangi öğrencinin hangi zekâ grubundan daha baskın olduğu belirlenmeli ve ona göre sınıflarda eğitim yapılmalıdır.

  Yapılan bir araştırmada “ Bir öğretmen sınıfta tüm öğrencilere aynı anda, aynı metod ve teknikle ders anlattığında, anlatılan bilgilerin % 53'nün beyne ulaştığı ve bu bilgilerin % 24'ünün kalıcı hafızada depolandığı tespit edilmiştir. Zekâ türü baskınlık analiz sonuçlara göre belirlenen gruplara uygun metod ve teknikler kullanılarak ders anlatıldığında ise anlatılan bilgilerin % 89'nun beyne ulaştığı ve bu bilgilerin %69'unün kalıcı hafızada depolandığı tespit edilmiştir.”
Kalıcı hafıza beynin buzdolabıdır. Yıllar geçse de gerekli olan bilgilerin çağrılarak aynı tazelikte unutulmadan hatırlanabilmesidir.

Öğrencilerin hangi zekâ grubundan daha fazla baskın olduğu siyahla beyazı kırmızıyla yeşili ayırt etmek kadar kolaydır. Yeter ki bu konuda bilgi ve uygulamalarımız doğru olsun

Çocuklarımız hayal ederken yukarı mı, aşağı mı bakıyor?

Nefeslerini karınlarından mı? Göğüs boşluklarından mı? Yoksa karınlarının altın kısmından mı alıyorlar?

Konuşurlarken hangi cümleleri sık tekrarlıyorlar?

Arkadaşlarına kızdıklarında sarf ettikleri sözcükler nelerdir?

Yaptıkları resimlerdeki çizgi keskinlikleri nasıldır?

Yazı karakterlerinde göstermiş olduğu farklılıklar nelerdir?

Hangi işleri yapmaktan hoşlanıyorlar?

Hangi yeteneklere sahipler?

Gibi sorulan sorularda alınan cevap ve gözlem sonuçlarına göre öğrencilerin zekâ baskınlık türü hakkında ipuçlar alabilmekteyiz.

Her çocuğun doktor avukat mühendis olacağının düşünülmesi, hayal edilmesi ve bu konuda zorlamalarda bulunulması bir ülkenin eğitimini ileriye doğru değil tam aksine geriye doğru götürecek bir davranış olduğunun unutulmaması gerekir

Allah, doğarken herkese farklı bir zekâ grubundan ayrıcalıklı üstünlükler vermiş ve bir nebze her çocuğun kaderini çizmiştir. Bizlerin görevi kadere isyan edip başka bir kader çizmek değil çizilen kaderin yönlendirdiği hayırlı ve başarılı bir mesleğin seçilmesinde rehberlik etmek olmalıdır.

 

 

 

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (4)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.