Değişin bakalım...

Abdullah Yıldırım

Dünyanın döndüğünü biliyoruz da, insanların dünyadan daha hızlı döndüğünü görüyoruz. Seçimler bitti, MHP bilinen 2300 yıllık Türk tarihinde, Türk milliyetçilerini, inanılmaz bir hüsrana boğdu, bir olumsuzluk bekliyorduk ama, bu kadarını asla beklemiyorduk. Maalesef, meclis başkanlığı seçimindeki inanılmaz hata, arkasından gelen hayır ama niye hayırı bir türlü, izah edememe durumu ve hayırda hayırın asla olmadığını anlatılamayınca, bir hüsran, bir hayal kırıklığı, bir hazan mevsimine giriş arka arkaya geldi.

Bir de HDP'nin altına düşünce, 7 Haziran’ın yıldızı söndü. AKP tek başına iktidara geldi, bir gurur, bir kibir, dünyaları ben yarattım havaları tavan yaptı. Hemen başlandı, milletvekili seçiminde, edinilen yeminde Türk milleti kelimesinin değişmesi gerektiğini, hem genel başkan yardımcısı Mehmet Ali Şahin, hem de eski İstanbul İl Başkanı şimdi milletvekili Aziz Babuşcu, “değişsin, Leyla Zana haklı” demeye başladılar... Değişsin bence de, eğer değeri bilinmiyorsa, değeri bilenler, bu kelimeyi kullansın, başkanlık da gelsin, gelsin ki gittikten sonra eldekinin ne kadar değerli olduğu anlaşılsın, millet başkan mı istiyor verin başkanlığı, Türk kelimesinin değişmesini mi istiyor verin, PKK  eyalet mi istiyor verin, bu işler oyla mı oluyor, alın size oy, milliyetçilik alay konusu haline getirilmişse, bırakıverin ucunu gitsin...

   Myanmar’da yerlilere eziyet yapılıyor  diye Türkiye ayağa kalkıyorsa, tarihleri boyunca Türk düşmanlığı yapan Filistin için millet kendini parçalıyorsa, Rabia diye diye  ortalık yıkılıyorsa, o zaman bize ne kardeşim Bayır Bucak Türkmenlerindeki Asenalardan, biz Gazze’ye bakalım, ülkede iki milyon Suriyeli az, bizce  beş milyon Suriyeli getirmeliyiz, şu Türk kelimesini de ortadan kaldırdık mı, zaten devletin adını da Anadolu cumhuriyeti koyalım, bu işler oyla olmuyor mu, alın size oy. Gelecek seçimlere en az yüzde seksen olmalı...

    Rahmetli Özal’la başlayan büyük değişim ‘Niye kimseye rahmetli denmez de Özal’a rahmetli diye millet ağzını doldura doldura rahmetli der, o da ayrı bir konu'  devam ediyor. Çağ atladık, uçtuk, bizlerin hiç bir konuda olayı anlaması mümkün değil, oy alanlar biliyor. Hepsinin vizyonu geniş, hepsi beyin, uçuyoruz, uçtuğumuzun farkında değiliz. Bu kadrolar bize nimet adeta, yatıp kalkıp teşekkür etmeliyiz...

AKP 76 yaşındaki kişiyi meclis başkanı seçti, ne kadar kıymetli olduğu izah ediliyor, ama bu cenahtan Türk milliyetçilerinden, tek bir kıymetli adam çıkmıyor, hareketin lideri de hurda arabaları, alıp yaptırıp binmek için gün sayıyor. Lider parti benim yakarım kimseye vermem diyor, yak bakalım, aman verme, bir müddet sonra. Koca binada senin olur kimse gelmez, ticarette, sanayide, entelleüktel cevrede tek bir yerin kalmamış, hala devletin başına gelmeyi hayal bile edemezken, dört sene seçim yok, umurunda mı dünya, koy Ferdi Tayfur’un kasetlerini efkarlanarak dinle bakalım, bu işin sonu  neye varacak...

Şimdide deniyor ki, Kürşat’ın kırk yiğidi ile Çin seddini yıktığı gibi biz de harekete geçeceğiz, yalnız kırk yiğitte sorun var, hepsi yaşlı, hepsinin miadı dolmuş haberi olsun.  AKP'yi bu kadar başarılı yapan yanlış taktiklerimiz olduğunun hala farkına varamamak anlaşılır bir olay değildir, aslında AKP inanılmaz bir metal yorgunluğuna girmişti, o yorgunluk uzun sürecekti ama bunu maalesef MHP'nin lider kadrosu okuyamadı. Tek renkli AKP'den Türk Milleti sıkılmıştı, tam Turkuaz renk devreye giriyordu ki, renk yine değişti, değişsin bakalım nereye kadar değişecek...

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.