Devşirme vekil istemiyoruz!

Rasim Atalay

Seçim sandığına giden zaman sayacı hızla geriye doğru saymaya devam ediyor. Zaman o kadar hızlı akıyor ki, anı kaçırmamak için tüm dikkatimizi toplayıp yaşadığımız güne odaklanmaya çalışıyoruz.

Daha dün seçim takvimi tartışılırken, bugün bazı partiler milletvekili aday adaylığı ile ilgili başvuru sürecini tamamladı. Bazı partilerde de sürecin sonuna gelindi, bugün yarın aday adaylığı defteri dürülecek. Sonrasında aday adayları içerisinden has adaylar belirlenecek ve sahaya sürülecek.

Konya’nın nüfusu itibariyle milletvekili sayısı değişmedi. Yani bu dönemde de Konya Meclis’te 15 milletvekili ile temsil edilecek.

Temsil etmek, temsil edilmek, temsil makamında yer almak, aslolanı, asil olanı Meclis saflarında ve kürsülerinde savunmak, milletvekilinin görevidir değil mi?

Kendisini Ankara’ya bir amaçla, ‘benim sesim, sözüm ol. Beni duy, beni duyur’ diye görev tanımlayıp gönderen vatandaşa karşı sorumluluklarının bilincinde olmak ve üstlendiği görevi de layıkıyla yerine getirmek vatandaşın, milletvekilinden en büyük beklentisidir.

Millete vekalet edecek kişinin ise bu anlamda her şeyden önce dil uyumu, ten uyumu, duygu uyumu içerisinde hareket edebilmesi, vekalet edenin, asil olanı doğru anlayıp doğru bir şekilde yansıtabilmesi için aynı topraklardan filizlenmiş olması gerekir.

Bu açıdan baktığımızda Konya’yı temsil etmek için Ankara’da bulunan milletvekillerinin kaç tanesi Konyalı? Kaç tanesi Konya’da yaşamış yahut yaşıyor? Kaç tanesinin ailesi, ataları, evlatları halen Konya’da? Kaç tanesi Konya’yı biliyor ve yaşıyor?

Yani diyeceğim, Konya’ya devşirme, siyasi bir argüman, dönemin şartları gereği ortaya çıkmış bir isim, milletvekili olarak hiç lazım değil, ihtiyaç, değil.

Herhangi bir parti ayrımı yapmaksızın söylüyorum bunu. Ve ne yazık ki Konya, bitmek üzere olan bu dönemde 15 milletvekilinin tam performanslı bir şekilde çalıştığı ve Konya için adeta yardırdığı bir dönemi yaşamadı.

Vekillerimizin neredeyse yarısı Konya’yı hiç bilmeyen, Konya’ya geçerken dahi uğramamış, Konya’dan bihaber, Konya halkının istek ve beklentilerinden uzak isimlerdi. Yani bizden değiller ve bizi yansıtamıyorlardı. Kimse kusura bakmasın, kızmasın.

Kusur arayacak olan da önce kendinde arasın. Kızmak için hamle yapacak olan ise önce dönsün kendisine baksın, haksızlık yapmışsam sonra bana kızsın.

Bu şehir, bu şehrin sokaklarında caddelerinde hiç gezmemiş, bir vatandaşının elini dahi sıkmamış, kim olduğu bilinmeyen bir ismi milletvekili yapacak kadar duyarsız ve ötelenmiş halde bırakılacak bir şehir değil!

Konya denince akla siyaset gelir.

Evet, geçmişte de vardı devşirilmiş vekiller. Ben onlar içerisinde bir tanesini ayrı bir yere koyarım. O da Konya’da üç vekil çıkaracak oyu tek başına bağımsız aday olduğu dönemde alan Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dır.

Söylemleriyle o dönemi yaşamayan bizlere bile sirayet eden bir etkiye sahip olan Erbakan Hoca’ya haksızlık etmemek için iki kelam ile rahmetliyi ayrı tutalım.

Ama ben bugün Konya’ya dışarıdan gelip Konya halkının baktığı yerden bakabilecek, Konya’yı yansıtacak ve buram buram Konya olacak bir tek isim dahi tanımıyorum.

Geçiniz devşirilmiş yabancıları, kütüğünde Konya olup, hayatının hiçbir alanında Konya olmayan isimler de Konya’yı temsil etmesin. Konya’yı en iyi Konyalı anlar, Konya’yı yaşayan bilir.

O nedenledir ki iktidarı muhalefeti fark etmeksizin, tüm siyasi partilere çağrım, aday adayları içerisinden adayı belirlerken yerli, milli ve arı duru Konyalı olan isimleri öne çıkartmaları yönündedir.

Aksi haldeki durumun yani Konya’ya devşirilen ve Konya’dan bihaber insanların milletvekili seçildiği dönemin yansımalarını bu dönem sahaya çıktığınızda zaten Konya halkından alıyorsunuz ve almaya devam edeceksiniz.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.