Dokunmazlarsa eğitim işine ara veriyorum

Uğur Özteke

Bilen bilir şehir adına eğer çok üzülmez isem, çok kızmaz isem şehri yöneten, büyük siyasi güce büyük maddi güce sahip insanları hiç üzmek istemem. (Bunu yapmak da zaten akıllı insan işi değil) Aslında yazılarımız ister istemez birilerini kırıyor bunu biliyorum. Sırf insanları kırmamak adına zaman zaman da yaşam biçimim olan gazeteciliği bile bırakmayı düşünüyorum. Çünkü bizi sadece uzaktan yazılarımız ile tanıdıklarını sananlar çok yanılıyorlar.

Mesela Tahir Başkan’ın kızdığı personeli için bile, “Kimseyi incitme. Birisi seni incitse de, sen onu incitme ki, büyüklüğün nişanı budur” felsefesine şapka çıkartırım.

Yine kitaplarda yazan şu bölümü hiç unutamam, “Kalp, Kâbe’den daha üstün görülmüştür.” Şu çeşmeye bak su içecek tası yok, kırma kimsenin kalbini, yapacak ustası yok. Kalp, Kâbe’ye benzetilince kalp kırmak da Kâbe’yi yıkmaya kıyaslanır olunca bu manada “Kâbe’yi yıksam, yeniden yapabilirim, ama kırılan bir kalbi kat’iyen” şeklindeki ifade, Hazreti Ömer’e ithaf ediliyor…

….

Peki bunları bile bile niye insanları dahası bizleri yönetenleri üzüyorum? Çünkü söylenenler ile ortadakiler hiç birbirleri ile örtüşmüyor. Bana ne diyerek “sırtımı dönmek” istiyorum işte tam bu noktada gazetecilik görevimiz gereği ne söylenirse, önümüze ne konursa onu sizlere yazıp, sonra da kendi yazdığımız yalanlara kendimiz inanıyoruz. Sonra da bunları savunmak durumunda kalıyoruz.

Bu ince noktada kendime isyan ediyorum. Kendi kendimi kandırmaya tahammül edemiyorum.

Şu aşağıdaki fotoğraflara Allah rızası için bir bakın.

Bu fotoğrafları bir veli Cuma günü çekip bize göndermişti. Yüzlerce yavrunun ders yaptığı bir okulun içi ve dışı. (Bu sadece bir okul)

Biz o gün bunları alıp haber yapsaydık dünden bu yana bize sövenlere bir yerde hak verir, “Bunların gözüne perde inmiş. Boş ver bir de Cenab-ı Allah’ın adaleti var” diyerek hak verebilirdik. Ama müdür tayininde bile oynanan tiyatroyu üstü kapalı dile getirdik diye zıplayanları görünce susmaktan ve sabretmekten dahası oturup düşünüyorum. “Yeni Konya” modeli bu ise ve birileri tozsuz bir Konya’da rahat edecekse bari biz gazeteciliği bırakalım diye inanın düşünüyorum.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Her gönülde bir tane hünkar, her yürekte bir sultan olur, gerisi sarayın palyaçosudur.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

İğneyi kendimize batırmayı becerebildiğimiz zaman ADAM oluruz

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (3)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.