Dostum Diyene

Hatice Filiz Çelik

“Dostluk, aslında bir sırrı emanet edebilmektir.” der Kemal Sayar. Bu tanım dostluğun en güzel tanımı olabilir. Sırrımızı taşıyabilen insana dost deriz.

İçinde bulunduğumuz, moderni geçip, postmoderne ulaşan çağda (hatta artık postmodernitenin de bittiği konuşulmakta iken…) hemen hemen her kavramda olduğu gibi, arkadaşlık kavramı da hızla değişikliğe uğradı. Arkadaşlıkta sayısal bir artış gözlemlenirken niteliksel anlamda ise gerçek dostlukların yaşanamadığını/yaşanmadığını söyleyebiliriz kolayca. Örneğin; günümüzde pek çoğumuzun sosyal medya hesaplarında yüzlerce arkadaş!!! bağlantımız var. Gerçek dostluklar yerini sanal dostluklara bıraktı.

Övülmeyi seven insan gerçek dostu, ariflerin en çok korktuğu, müdârâdan yani yüze gülen, zahiren dost gibi davranan insanlardan ayırt edemez oldu.

Modern insan toplumsal yaşamdan uzaklaştı, bireyselliğin önemini kendine inandırmaya çalıştı. Toplum düzeni artık, etik kurallarla değil çok sıkı yasalarla sağlanır oldu. Ailede kopukluklar başladı. Evlilikler daha en baştan çıkar ilişkilerine döndü. Bu noktada toplumsal yalnızlaşmanın yan etkisiyle gözler arkadaşlık ilişkilerine çevrildi. Aslında bu arkadaşlık ilişkisine yönelim bile bir parça bencillik taşıyor olabilir. Çünkü arkadaşlık, özgürce seçilmiş bir ilişkidir ve “ya hep ya hiç”  gibi bir zorunluluk ise bu ilişki için söz konusu değildir.

Her ne sebeple bu ilişkiye yönelinir olunursa olsun, birine dost olma ve dostunun olması insanın en temel ihtiyaçlarındandır. Sonsuz güvenle konuşabildiğimiz, dolayısıyla yanında sadece ve sadece kendimiz olabildiğimiz nadir ilişkilerden biridir.

İbn Hazm Güvercin Gerdanlığı adlı eserinde dostu; “Sadık, konuşması nazik, itibarlı, ne yaptığını bilen, ileriyi gören, mantıklı, sözü tutarlı, geniş ufuklu ve engin kültürlü…” olarak tarif eder ve devam eder; “…öyle bir dost ki özü sözü bir, yardımsever, sabırlı, hoşgörülü, kibar, güzel ahlâklı, asil tavırlı, hizmete hazır, darılıp küsmez, soylu bir yaratılışa sahiptir.”

Bu zamanda, bu özelliklere sahip bir dostu nasıl buluruz sorusu gelir akla hemen doğal olarak. ” Bu özellikleri kendimizde barındıralım ki karşımıza böyle bir dost çıkar elbet…” diye cevap verir bu soruya mütefekkirler.

“Gerçek dost; bir çıkar veya karşılık bekleme amacı ile değil, bu dostluğu sadece Allah rızası için sürdürendir.” der Faik Özdengül. Ve gerçek dost daima hüsnizan üzerinedir. Yani aramayan dostu için, “Muhakkak bir nedeni veya meşguliyeti vardır…” veya kulağına onun kendisiyle ilgili kötü söz söylediği yönünde bir bilgi geldiği vakit, “O asla böyle şey söylemez” diyebilendir. Ve yine dostuna yaptığı iyilikten sonra ‘’ Bir gün o da bana bunun karşılığını verir nasıl olsa,” düşüncesini aklına bile getirmeyendir. Ve en önemlisi, dostuna, onun ardından, sessizce,  en güzel ve en içten dualarını esirgemeyendir.

Her şeyin maddi işleyişinin kabul gördüğü bir çağda bir ruha, bir dosta inanmak hâlâ gönülden arzuladığımız bir mesel. Doyurucu bir yaşam başkalarıyla sıkı ve yakın ilişkilerden geçer. “Arkadaşsız kalan bir ruh yoksul düşer, yalnızlığın ümitsizliğine batar.” der Wilhelm Schmid Arkadaşlıktaki Saadete Dair kitabında.  

Dostluk sadece saadetle ilgili değildir elbette.  Aynı zamanda en zor anların, mutsuzlukların, umutsuzlukların paylaşılabildiği, beraberce sorunları çözme yolu arandığı bir bağdır. Hatta bazen sadece dost, dostunu dinleyerek bile onun karanlık yollarına ışık olabilir. İyi, sadık ve bilinçli bir dost aslında, bir psikolojik danışmanın yapabildiğini yapabilendir.

İyi dostu bulmanın yolu iyi dost olmaktan geçer demiştik. Bunun içinse insanın önce kendi kendiyle arkadaş olması gerekir. Kendine hoşça bakması, Cenabı- Hakk’ın katındaki değerinin farkında olması…başkasına iyi bir dost olabilmenin en önemli basamağıdır. Kendinden emin olan, kendini seven insan karşısındakini de kolayca sevebilir, başkasına dost olurken kendini feda etmez ama onun için fedakârlıkta bulunabilir. Kendisi için daima ümitvar olur ve böylece başkasının da umuduna vesile olabilir.

Dostluk bir yandan sürdürmesi en zor bağlardan biriyken diğer yandan da en keyif aldığımız ilişkilerden biridir. Biraz çaba, sevgi ve saygıyla anne babalarımızın sahip olduğu, uzun yıllara dayanan dostluklara sahip olmamamız için hiçbir neden yok gibi görünüyor.

Sağlığınız, huzurunuz, dostluğunuz ve dostlarınız daim olsun.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.