Gıda Kaynakları ve Beslenme GDO ve GDO’lu Ürünler-II

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Son makalemde Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların henüz bazı bitkiler için söz konusu olduğunu, bitkilerde verimlilik ve kalite problemlerinin klasik ıslah usulleriyle (yeni çeşitler elde ederek) çözüldüğünü, ancak hastalık veya zararlılara mukavemet için bu çeşitlere başka bitkilerden dayanıklılığı tespit edilen gen veya genlerin transfer edildiğini, gen transferi yapılan bitkilere transgenik bitkiler ya da GD Organizmalar dendiğini yazmıştık.

 Ayrıca bitkiler veya çeşitlere hastalık veya zararlılara dayanıklılık geninin kazandırılmasının insanlığın doyurulması için bir zorunluluk olduğunu ifade etmiştim.

Şimdi düşünelim. Her bitkinin verimlilik veya kalite açısından genetik olarak potansiyel bir üst sınırı vardır. Bu üst sınırı 100 alalım. 100’e ulaşmak için bitkisel üretim şartlarının tümüyle en üst noktada, yani tarla hazırlığı, ekim, çapalama, sulama, diğer bakım bakımlar özellikle de hastalık ve zararlılarla mücadele ve hasat gibi şartların en üst seviyede yapılması gerekir.

Bir ifadeyle bitki ıslahı ile de genetik olarak hazırlanmış çeşidin verim potansiyeli 100 e ulaştığımızı kabul edelim ama 100 birim verimi almamız için bu yetmiyor.

Zira, bitkisel üretim şartlarının en iyi olması yanında bitki hastalık ve zararlılara karşı zayıf yani mücadelesiz bırakılırsa üretimde verimlilik 70-80’de kalacaktır. Yani hakkımız olan 20-30 birim ürün alınamayacaktır. İşin bu tarafı böyle.

İşin öbür tarafı ise, bitkisel üretimde hedef verim ve kalitede en yüksek seviyeye ulaşmaktır. Bunun için;

  • Ya çeşide genetik olarak mukavemet kazandırılır, 
  • Ya da milyonlarca ton kimyasal ilaç kullanılır.

Kimyasal maddelerin insan ve çevre sağlığına olan etkileri kesin olarak ispatlanmıştır.

İşte çeşitlere yapılan gen transferi, bitki insan ve çevre sağlığına zararları kesin olarak bilinen kimyasalların yerine kullanmak için yapılır.

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar değişik amaçlar için geliştirilmiş yeni çeşit, hat, bitki modellemeleridir.

Bunu elde etmek için önceden belirlenen bir mukavemet geni, elimizde ki genetik potansiyeli yüksek olan çeşitlere aktarılır.

 Böylece transgenik çeşitler hastalık ve zararlılara karşı mukavemet kazanır. Yani, GDO’lu çeşit üretimde kimyasallar kullanmadan en üst seviyede verim ulaştırılmış olur.

Allah’a emanet hayra muhatab olunuz, efendim.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.