HUZUR VEREN MEKÂN: BURSA ULU CÂMİÎ

Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

TARİHE YOLCULUK - 285

 

Bursa’nın kalbi, Orhan Gazi parkının bulunduğu geniş bir alanda Yıldırım Beyazıt zamanında, 1396-1400 yılları arasında yapılan ve altı asırdan beri insana huzur veren Ulu Câmiî’nde atıyor.

 

Bursa’ya 1988’li yıllarda Gözyaşı Geceleri için geldiğimizde Gözyaşı Geceleri’nin mimarı Haşim Akten abinin sakalları henüz ağarmamıştı. Ben de genç bir delikanlı idim. Beraberce hatıra kalsın diye Ulu Camiî’nin içindeki şadırvanın önünde fotoğraf çektirmiştik.

Evliya Çelebi’nin ifadesiyle Bursa’nın Ayasofya’sı olan bu camide iki rek’at şükür namazı kıldığımda içimi öylesine bir huzur kaplamıştı ki. İlk ziyaretin verdiği ruhiyâd olsa gerek. Otuz sene sonra bir Cuma günü, 3 tane kapısı olan ve yapıldığı sırada camiye gelip işçilere hayrına somun dağıttığı rivayet edilen Somuncu Baba başta olmak üzere bütün şühedanın ruhlarına Fatihalar gönderdiğim Ulu Camisinde tekrar huzura durmak nasip oldu. Cumanın feyz ve bereketini bu güzel mabette aldığım ve bulduğum için ne kadar şanslı bir insan olduğumu sonradan farkettim. Cumartesi günü kafileyle birlikte geldiğimizde ise aynı huzuru ne yazık ki bulamadım. Anadolu’nun her şehrinden o kadar çok insan burayı ziyarete geliyor ki, o kalabalıkta uhrevî havayı solumak bir tarafa yakalamak ne mümkün!

Bursa’da bütün yollar “heykel”e çıksa da ve ön planda o kelime tutulsa ve görünse de Bursa’nın kalbi, Orhan Gazi parkının bulunduğu geniş bir alanda, Yıldırım Beyazıt zamanında, 1396-1400 yılları arasında yapılan yirmi kubbeli ve beş bin kişiyi alan Ulu Câmiî’nde atıyor. Hem de 622 seneden beri.

ULU CAMİİ VE ÇEVRESİNDE BEREKET AKIYOR

Ulu Camisinin bulunduğu alanı Rabbim o kadar bereketli kılmış ki, çarşı ve hanları insan kaynıyor! Bu geniş alanda bulunan bütün dükkânlar günün yirmi dört saati sanki para basıyor! Ulu Camiyi ziyaret eden ve namaz kılıp resim çekimi yaptıktan sonra mabetten ayrılan her insan istisnasız buradaki çarşı ve hanların içindeki dükkânlardan alışveriş yapmadan gitmiyor. Hatta Emir Hanın kapısına yakın bir yerdeki turnikeli tuvalete bile sırayla 1 lira vererek def’i hacetinizi gideriyorsunuz. Bir tuvalete parayla ve sırayla girildiğine, darphane gibi çalıştığına Bursa’da ve bu alanda şahit oldum. Ulu Camiinde güzel insanlarla tanıştım. Tanıştığım sıcak kanlı göçmenler Emir Hanı’nda bana çay ısmarladılar. Çaylarımızı yudumlarken sohbet ettik. Konu konuyu açtı derken Mehmet amca, eşini dizlerindeki kireçlenmeden dolayı ameliyat yaptırmak üzere Akademi Hastanesine getirmiş. Şifa bulduktan sonra Konya’dan ayrılmışlar. Peki Bursa’da neden ameliyat yatırmadın dediğimde ise, Bursa’da o ameliyata 10 bin lira alıyorlarmış. “Konya’da o ameliyat bana 2 bin 500 liraya mal oldu” dedi.

Konya, her açıdan bakıldığında Bursa’ya göre daha ucuz. Belediye otobüslerine bindiğinizde 3 lira veriyorsunuz. Tadına baktığım kestane tatlısı 88’de pahalı idi. 2018’de de hediyelik kestane tatlısını kilosu 30-50 lira arasında idi. Kestane şekerinin fiyatı ise 95-100 lira. “Kestane kebap yemesi sevap” demişler ama, o kadar da ucuza yiyemiyorsunuz. Bursa’nın kestanesi de şeftalisi kadar lezzetli. Şeftalinin tadına Bursa’da baktım. Napolyon kirazın kilosu ise 2,5 liraydı.

 

ULU CAMİİ’NİN İLK İMAMI SÜLEYMAN ÇELEBİ

Ulu Cami’nin on iki büyük dört köşeli paye üzerine oturan 20 kubbesi bulunmaktadır. Yıldırım Beyazid’in 1396 Niğbolu zaferinden sonra Ulu Cami inşaatına başlanmıştır. Caminin inşaatı bittikten sonra ilk namazı Yıldırım Beyazid, Molla Fenari, Emir Sultan’ın bulunduğu cemaate Somuncu Baba kıldırmıştır. Ulucami'nin ilk imamı, Mevlid’in yazarı Süleyman Çelebidir. Caminin içinde kubbenin altında yer alan şadırvanın on altı köşeli havuzu ve üç çanaklı fıskiyesi vardır. Mimber kapısı üzerindeki kitabe, caminin bitiş tarihini 802 (1399-1400) yılları olarak göstermektedir. İki minaresi olan caminin batıdaki minaresi Yıldırım Beyazid zamanında, doğudaki minaresi ise Çelebi Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Timur istilasında tahrip edilen camii, bu yıllarda tamir edilmiş, en büyük onarımı ise 1855 depreminden sonra yapılmıştır.

 

YARIN: Bursa’dan İskender Kebap yemeden gelmeyin.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.