İKİNCİ KESKİN VİRAJ!

Doç. Dr. Mustafa Topkafa

Telafisi olmayan haftalara girdiğimiz bu günlerde geçtiğimiz hafta sonu Konyaspor tarihinin en önemli maçlarından biri olan Çaykur Rizespor maçına çıktı ve son dakikada kazandığı penaltı golü ile sahadan üç puan alarak ayrıldı.

Takımımızın ve rakibin küme düşme hattında bulunmaları nedeniyle her iki takım açısından maç çok kritik görünüyordu. Her iki takım için de alınacak mağlubiyet küme düşme hattına atılacak demir anlamına geliyordu. Bu duygu ve psikoloji ile sahaya çıkan takımlar oldukça kontrollüydüler ve hata yapmamak için büyük çaba gösterdiler. Maçın özellikle ilk yarısında temsilcimizin bir kaç etkili atağı olmasına rağmen golü bir türlü bulamadık.  Takımımızın sahada olan oyuncularının maçı almak için çok çaba sarf ettiğini söylemek gerekir. Buna rağmen ilk yarıda ileri uç oyuncularımız çok etkili olamadılar. Özellikle Bajic, Shengelia, Milosvic ve Ömer Ali`nin ataklarımızda bireysel becerilerini sahaya yansıtamadıklarını gördük. Bu nedenle de Hoca ikinci yarının 57. dk`da Shengelia`nın yerine Miya`yı sahaya sürdü. Miya`nın oyuna girmesinden sonra maçın yıldızı olan Alperìn bulunduğu sol kanattan ve Ömer Ali`nin olduğu sağ kanatta daha etkili gelmeye başladık.

Maç boyunca rakibin arkasına atılan toplarla etkili olmaya çalıştık. Atılan toplarda hem Alper hem de Ömer Ali oldukça başarılıydılar. Ömer Ali maç boyunca çok topsuz koşu yaptı. Bu topsuz koşuların bazılarında etkili olurken birçoğunda etkili olamadı. Etkili olduğu en önemli an 90+3 dk kazandırdığı penaltı oldu.

Alper`e gelince! Alper oynadığı son maçlarda taraftarın yüzünü kara çıkarmadı. Sürekli sağ kanat organizasyonlarını ezberleyen takımlara karşı artık sol kanattan da etkili olabileceğimizi gördük. Maçın adamı bu maçta hem Alper hem de Anicic`di. Anicic sorumluluk alarak bir kaç kez savunmayı terk ederek atak organizasyonlarına katıldı ve Ömer Ali`nin kazandırdığı penaltının asistini yaptı.

Maçın başından sonuna kadar rakip sürekli kapandı biz ise kapalı savunmayı açmak için çabalasak da takımımızda etkili ayakların olmamasından dolayı bir türlü beceremedik. Bajic`in etkisiz ve ruhsuz oyunu sebebiyle maçın başından sonuna kadar takımımız neredeyse 10 kişi oynadı. Oyuncunun oyunda kaldığı süre boyunca toplasan ya 10 ya 15 kez top ayağına geldi diyebiliriz. Girdiği ikili mücadelelerde hiç başarılı olamadı. Ancak Bülent Hoca pandemi sonrasında çıktığımız tüm maçlarda olduğu gibi bizi yine strese sokarak Bajic`e 85 dk sabretti. Hoca oyuncu değişiklik tercihleri ve bu değişiklik zamanlamalarında maalesef sınıfta kalıyor.

Rizesporun en az 1 puan parolası ile geldiği ve kontra ataklarla gol bulmaya çalıştığı maçta, rakip sadece 1 sefer kalemize gelebildi. Onda da Ertuğrul görevini yerine getirdi. Yani SERKAN BEYİN devri kapandı. Aslında geç bile kalındı....

Miya`nın ben hazırım dediğini tüm Konyasporlular gördü. Umarım Bülent Hoca da görmüştür.

Bu hafta deplasmanda oynayacağımız Gaziantepspor maçı en az Rizespor maçı kadar önemli. Bu maçtan da üç puanla ayrılmak zorundayız. Özellikle Kayserispor`un Beşiktaş`ı yenmesinden sonra rakiplerimizin puan kayıplarını takip ettiğimiz kadar bizim de puan almamız gerekiyor. Aksi taktirde filmin sonu kötü bitecek.

Saygı ve Selamlarımla...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.