İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE HAZIR MIYIZ?

Çevreci Çetin
 

Uzmanlar ısrarla uyarıyor:  Geleceğin anahtarı iklim değişikliğine uyumda saklı.

Dünyada ve ülkemizde son yıllarda yaşanan meteorolojik hadiseler, hava sıcaklığındaki artışlar, yağışlardaki değişkenlik ve afetlerin şiddeti ve etkisi bu uyarıları destekliyor.

Kısaca söyleyecek olursak, artık hiçbir şey kitaplarda yazıldığı gibi seyretmiyor. Mevsimleri  tarif ederken klasik lafların bir önemi yok.  İki mevsim kaldı yaz ve kış.

Herkes biliyor küresel ısınmanın en büyük nedeni sera gazları. Yani atmosfere bırakılan karbon monoksit, karbondioksit, metan, HFC vb. gazı atıkları.

Normal olarak sera gazlarının atmosfere bırakılmalarına dünya ülkeleri tarafından sınır getirildi. Önce Kyoto antlaşmasıyla bir sınırlama getirildi. Ama pek başarılı olunmadı.  Geçen yıl Paris’te yeni bir antlaşma imzalandı etkilerini göreceğiz bakalım.

Başarılı olması mümkün değil. Çünkü bu konuda en büyük paya sahip olan ABD, Rusya, Çin ve Hindistan adım atması gerekiyor. Dünya nüfusunun büyük çoğunluğu burada toplanmış ve bu ülkeler sera gazı sınırlamasını kontrol edemiyorlar.

Peki biz ne yapıyoruz?

İklim değişikliğinin beraberinde getirdiği sorunların başında kuraklık, erozyon, çölleşme, fırtına, seller gibi çevresel sorunlar var. Bu sorunlarla mücadele etmek için ülke olarak niyetliyiz ama sorumluluk ve yetki dağınıklığımız mevcut:  Şöyle kİ:

Türkiye’nin ulusal iklim değişikliği eylem planı  (İDEP) var. Bu plan Mülga Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanmış ve daha sonra konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı takip etmekte.

Aslında konunun büyük bir çoğunluğu Orman ve Su İşleri Bakanlığının sorumluluğunda yine bu bakanlık tarafından yürütülmektedir.

Yine Mülga Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Çölleşmeyle Mücadele Eylem Planını (ÇEP) Orman ve Su İşleri Bakanlığı takip ediyor.

Küresel iklim değişikliğinin bir etkisi olan tarımsal kuraklıkla mücadele ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Eylem Planı (TAKEP) hazırlandı ve takip ediliyor.

Erozyonla Mücadele Eylem Planı ise Orman Genel Müdürlüğü tarafından takip ediliyor.

Taşkın Koruma Eylem Planı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü takip ediyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava parametrelerinin ölçümlerini yapıyor.

Yani aklınıza gelen her sorununu ülke olarak farkındayız. Tedbirler alıyoruz. Ancak yetki ve sorunluluk dağınıklığı bu şekilde devam ettiği sürece başta söylediğimiz iklim değişikliğine uyum çalışmalarının uyumlu bir şekilde sürdürülmesi mümkün değil.

Ne yapmalı? Öncelikle bu dağınıklığı toplamakla işe başlayalım arkası kendiliğinden gelir.

ÇETİNCE: Sen yarını düşünmezsen yarın seni kim düşünür?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.