İslâm dünyası küresel travmayı atlatamadı

Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

TARİHE YOLCULUK (148)

İslâm tefekkür dünyamızı tarumar eden üç travma yaşadık. Bunlardan ilki Haçlı travması, İkincisi Moğol travması, Üçüncüsü ise Anglosakson travmasıdır. Artarak devam eden üçüncü travmayı ise atlatabilmiş değiliz.

İlmî Etüdler Derneği (İLEM) tarafından ve Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş’nin maddi destekleriyle hazırlanan İslâm Düşünce Atlası, bilgiden daha çok düşünceye ve İslâm düşüncesinin neşvünema bulduğu Müslüman coğrafyası ile şehirleri haritalar ve grafiklerle destekleyerek Dâru’l İslâm’ı dört kısımda birleştiren projenin üç cilt halinde kitaplaşmış hali. Darül İslâm bilindiği üzere “İslâmî hükümlerin tam anlamıyla uygulandığı ve başında halifenin bulunduğu devlet; İslâm yurdu demek”.

 

***

İyi niyetle ve emek verilip hazırlanan böylesine güzel bir proje, ne yazık ki tarihçi Murat Bardakçı ve felsefeci Dücane Cündüoğlu tarafından maksadını aşan, gayesi hakkında şüphe uyandıran eleştirilere maruz kaldı. Bir yanlışı istismar ederek güzel bir işi batırmak için yarış halinde olanların ortaya koydukları hazımsız cümleler, “acınası ve zavallı” olmaktan öte karalama tahtasında yüzümüze de sırıtıyorlar.

Türk-İslâm coğrafyasına baktığımızda düşünce ve tefekkür dünyamızı tarumar eden üç travmayla karşılaşıyoruz.

Bunlardan ilki Haçlı travması,

İkincisi Moğol travması,

Üçüncüsü ise Anglosakson travmasıdır.

Artarak devam eden üçüncü travmayı ise atlatabilmiş değiliz.

Moğollar Belh’den itibaren bütün Türk-İslâm coğrafyasındaki geçtikleri yerleri istila edip darmadağın ettikten, taş üstünde taş baş üstünde baş bırakmayarak Anadolu’ya geliyorlar. Konya önlerine kadar gelerek Müslüman Türklerle savaşıyorlar. Savaşın masraflarını da Selçuklular’a ödettiriyorlar. Moğollar gittikleri her yerde kargaşa ve karışıklık çıkartarak ondan istifade ediyorlar. Aslında Moğol istilası, günümüz küresel olayları ve politikalarıyla da birebir örtüşüyor.

Darmadağın edilen kültürel hafızamızın parçalarını yeniden biraraya getirme amacına yönelik iyi niyetle ele alınan İslâm Düşünce Atlası, hercümerç olmuş tefekkür dünyamızı birleştirmede ne derece faydalı olacağı ise, zamanla ortaya çıkacak.

Bu parçalar bizim tefekkür dünyamızı oluşturan mütefekkirlerden tutun ekollere, onca kayıp yüzyıllardan katmanlar halinde içe çekilmiş şehirlere, yabancılaştığımız mimarî yapılardan 21. Yüzyıl başlarında küresel anlamda tekrar modern haçlı saldırılarına maruz kalarak yağmalanan coğrafî-kültürel havzalarımızdan yok edilen, koparılan temel parçaların yeniden bir araya getirilmesi; en azından düşünce bazında nasıl olacak?

İslâm Düşünce Atlası, bu soruya yönelik verilmek istenen cevabın ortaya çıkmasına yönelik bir çalışma, bu gayeye matuf olarak atılmış önemli bir adım olarak karşımızda duruyor.

 

***

Bu projeye emeği geçenleri kutluyor ve böylesine anlamlı, belli bir amaca ve gayeye matuf projenin tanıtımından tutun üç ciltlik ansiklopedinin elimize uklaşması ve kütüphanelerde yerini almasına varıncaya kadar alın teri akıtan İLEM başta olmak üzere her türlü maddî katkıyı sağlamaktan imtina etmeyen Konya Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve kültür-basın çalışanlarına kadar hepsi teşekkürü hak ediyor. 

 

YARIN: Türk-İslâm hafızasının kayıp parçaları…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.