KALAN SAĞLAR BİZİMDİR

Hasan Durucan

Yaklaşık iki haftadır kalemi elime almadım. Bu süreç içerisinde bazı olumsuz gelişmeler gün yüzüne çıkarken bazı pozitif gerçekler de kendini hissettirmeye başladı. İki hafta öncesinde İzmir'de Göztepe'ye karşı çok kötü bir oyun sergileyerek yenilmiştik. O haftaya kadar rakip takim filelerini hiç havalandıramayan Göztepe mutlak kazanmak istiyordu ki biz de bu isteğe karşı fazla direnç göstermeyince kalemizde gördüğümüz bir golle mağlup olduk. Üstelik rakip de gördüğü bir kırmızı kartla on kişi kalmıştı ki biz buna rağmen oyunun akışını değiştiremedik. Hoca da maç sonu açıklamalarında bu kötü futbolu kabul edip taraftardan özür dileyince sosyal medya karıştı. Tabiri caizse hocayı savunanlar ve hocanın oynattığı futbolun yanısıra hem hocanın kendisini hemde oyuncuyu eleştiren karşıt görüşler oluştu. Bu doğanın kanunudur ve futbola da zevk veren aslında budur. Öyleydi böyleydi derken bir hafta geçmişti ki sahamızda Kayserispor'u ağırladık. Denizli deplasman galibiyetinden sonra İzmir'de kaybettiğimiz üç puan bize öyle ağır gelmişti ki Kayserispor'a deyim yerindeyse bilendik. Başkan Kulluk Kocaman'a güveniyor, Kocaman istediklerini sahaya dökmek istiyor, futbolcu Kocaman'ın gözüne girmek çaba harcıyor, taraftar ise sadece galibiyet için çemberi daraltmış gol yada goller bekliyor. Beklediğim standartların altında başlayan oyun yer yer dalgalansa da maç sonu itibariyle gülen taraf olmanın haklı mutluluğunu hepinize yaşattı. Oynatmamak üzere kurulu oyun anlayışı ile sahada mücadele eden Kayserispor'u son dakika da olsa yenmenin, doksan dakikayı haketmenin rahatlığını yaşadık. Tüm bunların yanısıra bu sefer de maç esnasında belirli bir kitle tarafından tutuk kalması sebebiyle Bajic'e gösterilen tepki nedeniyle geçtiğimiz haftayı fırtınalı geçirdik. Savunanlar, sahip çıkanlar, yerden yere vuranlar, Jahovic ile kıyas yapanlar derken takım gözünü İstanbul'da açtı. Güçlü kadrosu olup sonuca gidemeyen Kasımpaşa ile milli maçlar öncesi ara verilmeden kozlarımızı paylaşmak adına sahada bulunuyorduk ki ilk yarı bittiğinde çok büyük bir mucize olmazsa üç puan cebimizde diye çoktan şaşkınlığın verdiği sevinci yaşadık. Geldiğinden beri eleştirilen Bajic olmadan takım dört gol atarak üç farklı skor avantajıyla deplasmanda galip gelerek puan cetvelinin dördüncü sırasında kendine yer buldu.

**

Bizden giden, daha doğrusu gönderilen Sivasspor forması giyen Yatabare Ankaragücü'ne karşı oynadığı maçta bir gol attı. Yine geçtiğimiz sezon bizim formamızı terleten, şimdilerde Malatyaspor'un başarısı için çaba sarf eden Jahovic ise Yukatel Denizlispor maçında dört gol attı. Yatabare toplamda dört gole ulaşırken Jahovic ise toplamda yedi golle gol krallığı tahtında oturuyor. Bunu dile getirmemdeki sebep yine sosyal medyada çok etkileşim aldığı içindir. Yazıktır, günahtır. Bu ikinci oyuncu yeşil beyaz formayı sırtında taşırken sezon boyunca bizde ne yaptı da ahlanıp vahlanan bir kitle şimdilerde ortaya çıktı. Hoca oynatamadı yahut onlar kendini bizim takıma veremedi; sonuç ne olursa olsun bu takımda dokuları tutmadı ki onların gidişiyle biz Farouk Miya ile Levan Shengelia'yı kazandık. Konuşulması gereken asıl budur ve övgüye mazhar olan varsa sonuna kadar hakettikleridir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.