Konya'daki doğa tutkunu adam bahçesinde "vaha" oluşturdu

Türkiye'de en az yağış alan yerlerden olan ve adı erozyonla anılan Karapınar'da, otuz üç yıl önce ağaçlandırma ve çevre düzenlemesi yapmaya başlayan 74 yaşındaki Osman Büyüksırıtoğlu'nun vahayı andıran bahçesi ilgi görüyor.

Türkiye'de en az yağış alan yerlerden olan ve adı erozyonla anılan Konya'nın Karapınar ilçesinde, 33 yıl önce ağaçlandırma ve çevre düzenlemesi yapmaya başlayan 74 yaşındaki Osman Büyüksırıtoğlu'nun vahayı andıran bahçesi ilgi görüyor. Bahçesinde yaklaşık 2 bin ağaç, suni gölet ve 40 farklı hayvan türü bulunan Büyüksırıtoğlu, yol kenarında da 10 kilometrelik alanda ağaçlandırma yaparak erozyonla mücadeleye katkı yaptı.

Erozyon ve çölleşmeyle anılan Karapınar'da yaşayan doğa tutkunu Osman Büyüksırıtoğlu'nun 33 yıl önce işletmeye başladığı kum ocağının yanındaki bahçesi vahayı andırıyor. 74 yaşındaki Osman Büyüksırıtoğlu'nun bahçesi görenlerin dikkatini çekiyor. Bahçeyi görenler şaşkınlığını gizleyemiyor. Bahçesine diktiği 2 binden fazla ağaçla çevresine örnek olan Büyüksırıtoğlu, 25 bin metrekarelik arazisini ağaçlandırdı. Yeşillikler içerisindeki arazisinde kuş türleri başta olmak üzere çok sayıda hayvana da ev sahipliği yapan Büyüksırıtoğlu, yaptığı çalışmalarla ve ağaçlara verdiği değer ile de ilçede seviliyor. Bahçede suni gölet, havuz, mini şelale ve rengarenk çiçekler de yer alırken, Osman Büyüksırıtoğlu bahçe işleri ile kendisi de uğraşarak keyifli zaman geçiriyor ve hayvanların bakımını kimi zaman kendisi yürütüyor.

"AĞAÇ DİKMEYE BAŞLADIK, HEM ÖRNEK OLALIM HEM DE TABİATA BİR ŞEYLER VERELİM İSTEDİK"

1990'da geldiği ilçede bölgenin kurak topraklarla çevrili olan alanı şimdi yemyeşil hale getirdiğini, insanoğlunun isterse yapamayacağı hiçbir şey olmayacağını kaydeden Büyüksırıtoğlu, "Tabiattan aldıklarımızı biraz da tabiata vermemiz gerekiyor. Havaalanı inşaatına malzeme için Karapınar'a geldik. Kum ocağı olarak işletmeye başladık. Ağaç dikmeye başladık, hem örnek olalım hem de tabiata bir şeyler verelim istedik. Geldiğimizde ticari olarak başlarken, tabiattan bir şeyler alırken bir şeyler de verelim istedik. Baktık ağaç yok, gölgelik yok. Binlerce ağaç diktik. Yapılan ağaçlandırmalar karşısında toplumdan övgü aldım. Onlara minnettarım, beni seviyorlar. Memleketim artık Karapınar oldu. Erozyon olan yerde ağaç çok önemli. Su kuraklığı var ama biz ne kadar su içiyorsak onlara da su vermemiz gerekiyor. Yol güzergahını da ağaçlandırdık, yüzlerce ağaç dikildi. Hepsi bakım ister. Sadece benimle olacak iş değil. Komşu da, insanlar da uğraşmalı. Tabiat olmadan insan yaşayamaz" dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.

KONYA Haberleri