Konya’nın göbeğinde ezan okunmayan namaz kılınmayan o cami (!)

Uğur Özteke

Çok kötü inat bir damarım var.

İnatlaşmanın ne kadar kötü bir huy olduğunu çok iyi biliyorum ama inat mı inat adamım.

Ama biraz sonra aşağıda yazacağım durumu her ramazan ayında işitiyorum ve işittikçe çıldırıyorum. Dahası hazmedemiyorum.

……………..

Hafta başında, pazartesi yazımızda din adamlarımızın işinin bundan böyle çok daha zor olacağına dikkat çekmiştik.

İşte o gün sabah bir bayan okurumuz aynı zamanda öğretim üyesi olan hocamız aynen kelime kelimesine şunları yazıyordu;

“Günaydın Uğur abi,

Şu Kur’an kurslarının başı bu kadar boş mu acaba?

Çocuğun elinden tutup camiye götürüyoruz, Kur’an-ı Kerim’i öğrensin dolu dolu yetişsin dini bilgi ve eğitiminden eksik kalmasın diye.

Bu camiye görevlendirilen hanımefendi günlerdir ortada yok.

Pazartesi sabah dediler çocuğu uyandırdık elinden tuttuk camiye getirdik hoca hanım yine yok.

CHP döneminde olsa yüz yıl anlatılır. Çocukların Kur’an öğrenmesine mani oldular diye. Çocuğumuzu özel yerlere götürüp illa ki cemaatlere teslim etmek zorunda mıyız?

Dindar nesil yetiştireceğiz ama fırsat yok.”…

………

Hocam bunları saat 9.53’te yazıyordu.

Biz de fazla üstelemeden “hangi cami hocam?” diye sorduk

-“Fatih Camii. Çifte minareli çok da güzel”

………….

Şimdi pazartesi sabahki o mesajı saklıyordum.

…………………

Derken geçen sene yine ramazan ayı içerisinde malum camii cemaatinden bir abimizin anlattıklarına önce inanmamış sonra korka korka yazmış ve ne acıdır ki yazdıklarımız doğru çıkmıştı.

Tam bir yıl nerede böyle bir konu açılsa her yerde bu camiyi söylüyordum, dahası ümmet adına davacı oluyordum…

…………

Ramazan ayı yaklaşıyordu.

Tahir Başkan ile bir yerde rast geldik. Başkanın yanında da Konya’nın en güzel sesli, en güzel ezanını okuyan o güzel hocamız vardı.

Başkan sohbet sırasında camilerimizin doluluğundan, vatandaşların camiye olan ilgisinden gururla söz ederken;

“Bizim de bu konuda bir eksiğimiz olduğunu fark ettik. Bazı camiler tespit ediyoruz. (Bir tanesi Sultan Selim) Bu camiiler 24 saat açık olacak. Vatandaş hangi saatte isterse camiye gelecek ve ibadetini yapabilecek.

Hatta böyle 24 saat açık güvenlikli ve temiz şadırvanlar, tuvaletler, duş alınabilecek yerler tespit ediyoruz. Bunları yapacağız.

Ve bu bölgelere gelen insanların 24 saat süresince gecenin hangi saati olursa olsun rahatça yemeğini yiyebileceği çayını içebileceği leziz ve hijyenik lokanta ve restoranlar çay ocakları da olacak” diyordu.

Gerçekten de Başkan’ın dediği bu şehre yakışan çok güzel bir örnek olabilirdi.

…………..

O sohbette Tahir Başkan’ın yanındaki hocamıza herkesin duyabileceği şekilde sordum;

“Hocam Başkan bilemeyebilir. Ama herhalde siz bilirsiniz. Başkanın dedikleri kulağa hoş gelen güzel şeyler. Ama Konya’nın göbeğinde ramazan ayında namaz kılınmayan …. Camiye ne diyeceksiniz?”

Hocamız kafasını öne eğdi “Evet Uğur abi onu biliyoruz. Orası biraz farklı bir durum”

………

Derken sohbette bulunan bir vatandaş da kendi camisinde aynı durumun geçerli olduğunu söyleyivermez mi?

Baktım Tahir Başkan bozuldu hemen konuyu değiştirdim.

Çünkü bu iş Tahir Başkan’ı aşar. Geçen yıl Müftülüğü bile aşmıştı çünkü…

………..

Derken aynı söz konusu camii cemaatinden bir abimiz geçtiğimiz cumartesi akşamı iftar sofrasında iken arıyordu; “Uğur kardeşim bizim camide akşam namazları kılınmaz. Artık alıştık. Ama biliyor musun bugün ezan da okunmadı şerefenin ışıkları da yanmadı. İftarı diğer camilerden duyduğumuz ezan ile açtık”…

………..

Yaaa Nalçacı’nın göbeğinde mübarek ramazan ayında akşam namazı kılınamaz. Hatta geçen hafta olduğu gibi ezan da okunmayabilir ise gerisini siz düşünün.

………

Bu konuyu geçen yıl da yazdım.

Yazılarımızı günlük olarak takip eden Valimizden ve de Müftülükten tek bir satır yalanlama gelmedi.

Anlıyoruz ki bu sene de görevin yerine getirilmesi de söz konusu değil.

Şimdi ne yapacağız biliyor musunuz?

Evet abimiz ile o gün anlaştık.

Önce Külliye’ye sonra da BİMER’e camii cemaatinden abimizin adına mail atacağız.

Ondan sonra da bekleyip göreceğiz inşallah.

Sonra sağ olursak seneye de ramazan ayında yine konunun takipçisi olacağız.        

Gelecek sene de aynı şeyler yaşanırsa o zaman gidip birinin elini öpeceğim.

Öpmez ise eşeğim. Burada anıracağım.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar kötü imiş. 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Gecenin ilerleyen saatlerinde sulanan döner kavşaklardan akan ve cadde boyu su ile kaplanan yollardaki su israfına son verdiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz. 

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (4)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.