KONYA’NIN HER YERİ Mİ NİFAK YUVASI?

Uğur Özteke

Sürekli ister buradan yazarak istersek toplum içerisinde yüksek sesle “ben öyle bilinçli, iyi yetiştirilmiş, hafız, hoca ya da sizler gibi iyi bir Müslüman olmayabilirim. Ben mahalle camimizde, caminin imanı Rahmetli Mevlüt Hoca’nın önünde diz çökerek sureleri, Kur’an-ı Kerim ve namaz kılmayı öğrendim. Yani sizlerin yanında ben kara cahil bir Müslümanım (Allah kabul ederse inşallah).

Malumunuz sizlerle artık çok iyi farkındasınız ki şimdi her yerimiz, dört bir yanımız hocalarla imamlarla, hafızlarla, hacılarla çevrili. Ben etrafıma böyle bakıyorum ve “dört bir yanımız dua ordusu ile çevrelenmiş” durumda diyorum.

Bu durumda önce halime şükrediyorum. Ne güzel bir durum Allah’ım bu insanların sayesinde yeni yeni şeyler öğreniyorum” diyorum. Bunu derken bir yandan da yaşadıklarım ile bu çevrelenmiş olduğum kesimin yaptıklarından, söylediklerinden, anlattıklarından dolayı da bu dünyada yanıyorum. (Allah muhafaza öbür dünyada bunların sayesinde sonumuz ne ocak ki?)

Dün sabah ilk telefon bir başladık bu satırları yazıyoruz ne telefonumuz duruyor, ne yazışmaların ardı arkası geliyor ne de ziyaretler bitiyor.

Ne mi oluyor?

Sürekli birileri birilerinin aleyhinde, doğru mu yanlış mı? Aslı var mı yok mu? Kul hakkına girer mi girmez mi? Hiçbir şekilde bunu tartan yok. Dilimizin ölçüsü filan kalmamış.

Bu satırları yazmaya başlarken yeni bir günaha da girmemek için fitneden fesatlıktan o kadar yılmış durumdayım ki dayanamadım bilgisayara fitne yazdım.

Bakın ilk karşıma ne çıktı;

NİFAK VE MÜNAFIKLAR

Nifak ve münafıklık ilk İslam toplumunda hicretten sonra Medine ile birlikte ortaya çıkan bir olgudur. Nifak olgusuna Mekke'de rastlanmaz. Mekke'de müminler ve müşrikler şeklinde ikili bir saflaşma söz konusudur. Medine'de ise üçüncü bir kategori, İslam toplumu bünyesinde yer almakla birlikte müminlerden farklı bir grup olarak münafıklar boy gösterir.

Bir sosyal küme; liderleri, önderleri, sözcüleri ile birlikte organizeli bir topluluk; belli bir tutum ve tavırlar bütünlüğü anlamında münafıklık denilen hal Medine'de ortaya çıkar. Bununla birlikte biz burada münafıklık olgusunu sadece belli bir düşünce ve inanç halini sergileyen insan kümesi ile sınırlı bir anlamda değil, koşullara bağlı olarak ve zaaflarla birlikte farklı kesimlerde de ortaya çıkabilecek belli yaklaşım, tutum ve tavırlar şeklinde de ele almaya çalışacağız. Bu yazıda başlıca kaynak olarak Ahmet Sezikli'nin Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yayınlanan Hz. Peygamber Devrinde Nifak Hareketleri adlı çalışmasından yararlanılmıştır.

NİFAK KAVRAMININ ANLAMI

Nifak kelimesinin 'nafika'dan türediği rivayet edilmiştir. Nafikaul yerbhu 'köstebek yuvası' veya köstebeğin ininden yeryüzüne çıktığı yer anlamındadır. Bu hayvanların yer altında iki yuvası veya yuvasına inen iki yolu olduğu söylenir.

Bunlardan biri tamamen yeryüzüne açık, diğeri kapalıdır. Kapalı olan delik köstebeğin kafasıyla hafifçe vurmasıyla açılacak durumdadır. İşte dışarıdan görülmeyen bu deliğe 'nafika' denir. Hayvan bu deliği daima gizler, diğerinden girip çıkar. Ta ki avcı peşine düştüğünde gizlediği delikten çıkıp izini kaybettirsin.

Kelimenin bu anlamından benzetmeyle, münafık da dinin bir kapısından girer. Bu İslam kapısıdır, herkes görür. Ancak o diğer kapıdan çıkar. Çıktığı kapıyı gizlediğinden kimsenin haberi olmaz.

KUR’AN'DA MÜNAFIKLARIN ÖZELLİKLERİ

Istılahi manasıyla münafık gerçekte inanmadığı halde inanmış görünendir. Kuranı Kerim'de nifak, münafıkun ve münafıkat kelimeleri geçmektedir. Kuran'daki kullanımıyla münafık 'sadık'ın zıddıdır.  Kuran münafıkları "kalpleri kuşkuya düşmüş ve şüpheleri içinde bocalayıp duranlar" şeklinde tanımlamaktadır. Kadınıyla erkeğiyle birbirleriyle dayanışma içinde bulunan bir topluluk şeklinde vasfedilen münafıklarda istikrar yoktur. Hoşlarına giden durumlarda müminlerle birlikte davranırken, zorluk ve meşakkat durumlarında karşı tavır almakta gecikmezler.

Bu yüzden iman ile küfür arasında gider gelirler. O kadar tereddüt içindedirler ki, sürekli olarak durumlarını açığa çıkartacak bir süre gelmesi korkusu içindedirler.

Fıskın tipik niteliklerinden biri olan amel ve söz uyuşmazlığı nifakın da en temel öğesidir.

Bu nedenle münafıklar fasık olarak tanımlanırlar. Ayrıca Kuran nifak ile küfrün iç içeliğine dair bildirimlerde de bulunur ve kafirler ile birlikte münafıklarla da savaş emredilir. Ve münafıklar ateşin en dibinde olacaklardır.

…………..

Bu kadarı yeter anlayan anlar, anlamayan bilmeyen varsa da bundan kendisine dersini çıkarır.

Gelelim bugünkü yazı konularımıza…

UĞUR BAŞKAN’I TEBRİK EDİYORUM

Dün sabah gelen telefonlardan birisinde de Uğur İbrahim Altay Bey’in, Büyükşehir Belediyesinde pek çok üst düzey bürokratın kullandığı Büyükşehir Belediyesi makam araçlarına dahası, araç saltanatına son verdiği idi.

İnanın bu gelişmeyi duymamıştım.

Ama Uğur Başkan, Büyükşehir’de kendisi adına riskli ama doğru bir kararı uygulamaya koymuş. Bu otomobil ve makam aracı yetkilileri üzebilir. (Üzmüş de. Dahası incitmiş) Olsun başkan doğrusunu yapmış, helal olsun.

İki, başkan şoför saltanatına da son vermiş. Bazı başkanlar ve müdürler hizmet amaçlı olarak makam araçlarını kullansalar da şoför kullanmayacaklarmış. Kendi işlerini kendileri takip edeceklermiş. Gidecekleri yerde araç park sorunu var ise o zaman havuzdan şoför alacaklarmış.

Vallahi helal olsun diyorum. Başka da bir şey demiyorum. Bu üst kesim tabaka bürokratlar için kötü gibi olsa da doğru tektir ve Başkan doğru olanı yapmış.

MUHACİR PAZARI’NDAKİ KEMİKLER DE BİZİ YORDU 

Büyükşehir Belediyesinin tarihi Muhacir Pazarı’ndaki yenileme çalışması sırasında pazarın altına otopark yapılamamasının nedeni bu bölgede kazı yapıldığı zaman mezarlıktaki kemiklere rastlanması idi.

Buranın eski adı Yüksek Mezarlık olduğuna göre elbette insanların kemiklerine rastlanacaktı.

Şimdi dünden bu yana yeni bir görüş daha ortaya çıktı.

Hani dedik ya biz dini bütün biri değiliz yaaa. Bize aktarılanlara göre hocalar bu konuda fetvalar vermişler. Böyle alanlar hizmet alanları olduğu için bu yerlerde kazı yapılabilirmiş. Çıkan kemikler bir şekilde toplanıp başka bir yere defnedilebilirlermiş. Bunu üç ayrı hoca ve aynı zamanda iş adamı hatta biriside müteahhit söyledi. Hatta bizim müteahhitlik yapan ünlü tanınmış olan hoca “Yarın eski stadyumun olduğu yere Millet Bahçesi yapılacak. Burasına da kepçeyi vurdun mu yer yerden kemik fışkıracak. O zaman buraya da mı bir şey yapılamayacak?” diyordu.

Dedik ya bazen Allah’a şükrediyorum iyi ki böyle her konuda bilgi verecek, konuşacak kadar bilgili Müslüman yani fetva ehli değilmişim.

SELÇUK BAŞKAN İLE ARAMI YİNE BOZAMADINIZ

Dün buradan açık açık yazdım. Başkan ya da ekibi yanlış hatalı bir şey yaparsa ve bununda yazılabilecek bir yanı varsa yazarım. Çünkü ben dost olarak bunu yaparım. Selçuk Başkan da eğer benim yazdıklarım doğru ise düzelttirir yanlış ise de yanlış der. Sonuçta Selçuk Başkan, Başkan olmadan biz nasıl abi-kardeş isek bugün de aynı şekilde daha da samimi ve dostuz. Haaaa bizim Başkan başkan olunca bizim iş biraz resmileşti. Yarın başkanlık işi bitsin biz yine can ciğer, kuzu sarması oluruz. (Allah’ın izni ile)

Bu böyle biline.

Gelelim dün bize verilen bilgiler ve yazamazsın diyerek söylenenlerde yanlış dahası eksik bilgi varmış. Biz dünkü yazımız ile hem Selçuk Başkanı üzdük hem de bu konu ile ilgili olarak çalışan ekibin tüm elamanlarını töhmet altında bıraktık.

KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ BU İHALE İLANI İLE YÜZDE YÜZ DOĞRU YAPMIŞ.

Neden mi, çünkü yapılanlar doğru imiş?

Bakın üniversitenin bu konuda yetkili ve uzmanı iki genç ismi geldi ve bizim yazdıklarımıza karşı şu bilgileri verdiler.

KTO Karatay Üniversitesi'nin açık hava reklamları kapsamında 26 Haziran 2019 tarihinde web sitemiz üzerinden KTO Karatay Üniversitesi Hizmet Alım İhalesi ilanı yayımlanmıştır.

Üniversitemiz ihalelerine dair süreç şu şekilde işlemektedir. İlk olarak ihale ilanı web sitesinde yayınlanmakta akabinde, ihaleye katılacak olanlar ihale doküman bedelini yatırarak ihale dokümanlarını satın alabilmekte (bu ihale için 100 TL'dir) ya da katılacak olsun veya olmasın ücretsiz olarak KTO Karatay Üniversitesi Mali İşler Koordinatörlüğü Satın Alma Ofisi'nde görebilmektedir.

KTO Karatay Üniversitesi Hizmet Alım İhalesi adı altında ilana çıktığımız ve halen ilanda bulunan ihalemiz için 5 firma dosya almıştır.

İhale Saati Belli Değil

İhale 03.07.2019 Çarşamba günü (dün) saat 14:00'de KTO Karatay Üniversitesi B Blok Mali İşler Koordinatörlüğü Toplantı Salonunda, açık ihale usulü yapılacaktır.

KTO Karatay Üniversitesi Açık Hava Reklam Hizmeti İhalesi İdari Şartnamesi Genel Şartlar Madde 2'de açık olarak ifade edilmektedir.

KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ AÇIK HAVA REKLAM

HİZMETİ İHALESİ İDARİ ŞARTNAMESİ

(Burada sadece bizim dün yazdıklarımız ile ilgili olan kısmına yapılan bilgilendirmeleri yazıyorum. Yani tamamını değil)

Yetki Belgesi

Açık hava reklamları için düzenlenen ihalelere tek tedarikçi ile birlikte herhangi bir mecrayı elinde bulundurmayan ajanslar da girebilmektedir. Bu bağlamda üniversitemizin menfaatlerini göz önünde bulundurarak yetki belgesi olan firmaların teklifleri değerlendirmeye alınacaktır. Yetki belgesi olan ve ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahiplerine kısmi olarak ihale edilecektir.

Bu hususta ihale ilanı madde 8'de "İstekliler tekliflerini, Hizmet kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden sözleşme imzalanacaktır" şeklinde düzenlenmiştir.

16 ŞEHİRDEKİ KULLANIMLARIN YER LİSTESİ

Şehir içi lokasyon bölgeleri ihale üzerinde kalan firma tarafında üniversiteye verilecek ve üniversitenin medya planlamasına göre belirlenen noktalara asılacaktır.

Herhangi bir il için istenen açık hava reklam noktalarının doğrudan ihale kapsamında belirtilmesi, üniversitenin tanıtım stratejilerinin rakipleri karşısında ifşa olması manasına gelecektir. Öte yandan bazı illerdeki örneğin billboard sayıları bellidir. 100 adet billboard olan bir ilde KTO Karatay Üniversitesinin, 100 adet billboard satın alacak olması ilgili haftada tüm mecraları kullanması demektir.

Ayrıca İhale Teknik Şartnamesi 4. Madde kapsamında kullanılacak mecraların üniversite ve tedarikçi iş birliğinde tespit edileceği, üniversitenin önerilen yerleri kabul ya da iptal hakkına sahip olduğu açıkça belirtilmektedir.

ANTALYA'DA MOBİLBOARD TALEP EDİLMESİ VE BUNUN YASAK OLDUĞU DURUMU

KTO Karatay Üniversitesi olarak kullanmak istediğimiz mecraları tespit eder ihaleye çıkar ve bu hizmeti karşılayacağını belirten firmaya ihale kapsamında istenen teminatlar çerçevesinde ihale etmekteyiz.

Ancak ihale öncesi piyasa araştırmasında görüşülen firmalardan bu mecranın kullanımının yasak olmadığı bilgisi sözlü olarak alınmıştır. Geçtiğimiz tercih döneminde bazı firmaların Antalya'da mobillboard kullandığı ve ilgi çektiği tespit edilmiştir. Bu doğrultuda ihale kalemi olarak eklenmiştir.

…………….

Sonuç; başını Başkan Selçuk Öztürk’ün çektiği ekip hatasız eksiksiz ve yasalara uygun harfiyen bu ihaleyi yapıyormuş. Yani bize aktarıldığı gibi iddia edildiği gibi eksik yarım ve yamuk bir durum yokmuş.

Eksik bilgi, hatalı durum bu işe talip olan birilerinde imiş.

MERAK EDENLERE DİP NOT: Dün de Selçuk Başkan ve ekibi ile aramızda en ufak bir sıkıntı ya da üzüntü dahi olmadı. Biz yine bildiğiniz gibi kaldığımız yerden yürüyorduk.

………………

Konya çok sıkıntılı çooooooooooooook.

Allah bize, size cümlemize ecir sabır güç kuvvet versin. İlk duamızda dualarımızda ilk cümlemizde “Cenab-ı Allah’ım bizleri başımızı öne eğdirecek hata ve hatalar yaptırmasın”………….

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Başkasının sizin hakkınızdaki düşüncesi sizin gerçeğiniz olmasın

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kuldan utanıp Allah’tan korktuğumuz zaman daha iyi ADAM oluruz.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (15)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.