Mimarlar Odası sorgulanmalı mı?

Hasan Özdemir

Mimarlar odası 1954 yılında kanunla kurulmuştu. Ögün den bugüne gelinceye kadar üye sayımız bir hayli arttı.

Bu üye sayısının fazla olması ve üst kuruluşu TMMOB da hesaba katılırsa bu sayının daha da artması demektir.

BUNUN NETİCESİNDE;

* Üyelere ulaşma sorunu yaşanmaya başlaması, tamamen bürokrasiye bürünülmesi, devletleşmesi, hantal bir yapıya ulaşması sonucunda üyelerin sorunlarından uzaklaşıldı.

*Meslek harici işler, söylemlerle, sistemlerini devam ettirmeye çalışıp ana görevleri olan üye sorunlarından ve şehre katkı yapacakları görüş ve önerilerden çok uzaklaştılar.

* Üyeler bürokrasi, yönetmelik, işsizlik, meslek ahlaki sorunları ile uğraşırken üst perdeden keller yağırlar birbirini ağırlar hesabınca birbirlerine mesaj verdiler ve üyeleri kişisel mücadele içine ittiler.

*Mimar odasında oluşan maddi ve manevi güç üyelerden ziyade koltuk koruma mücadelesinde kullanıldı.

*Üyelerin sorunlarını yerinde tespit etmeyi mahkeme mahkeme dolaşmaktan zaman bulamadılar adeta baronun bir şubesi olarak çalıştılar.

*Bellidir grubu siyasi görüşü görünümü hala ciddi manada koruyor. Mutlaka herkesin siyasi bir görüşü olacak ama bunu icra edecek yer meslek odaları olmamalı

*İcranın her yaptıklarına muhalefet refleksi oluşturdular.

*Bunun sonucu olarak en büyük zararı serbest çalışan meslektaşlarımız yaşıyor ve mesleğimiz zaten meslek olmaktan çıkmak üzereyken bir darbede bütün bu yapılanlarla mesleğin itibarını yeterince zedeliyor.

                               Peki, şimdi ne yapmalıyız?

İl özelinde bile aynı görüşlerin birleşmesi, mimarlar odasından uzaklaşan, kopan lonca ve dernekleşmeye gidebilecek üyeler sayısı artabilir bunun için bölünmeden birlikteliği sağlamak için;

*Mimarlar odasının yapısının sorgulanması bakış açısının değişikliğine ihtiyacı vardır.

*Küçülüp ihtisaslaşıp birbirimizle daha sıkı ilişki ve birbirini kontrol edebilme özelliğine sahip olmalıyız

*STK benzer yapılarda İL ODASI yapılanmasına gidilmeli ve illerde bile kamu, üniversite ve serbest çalışanlar gibi ihtisaslaşmaya gidilmeli.

*İL ODASI geçilirse icranın bakış açısının bir nebze değişmesi ve üyelerin haklarını arama noktasında ciddi kazanımlar olur

*Böyle bir yapılanmada daha sıcak ilişkiler olur

*Üyelerin odalara maddi katkıları daha da artar

*Mesleğini kötü kullananlara sosyal baskı oluşur

*Üyelerinden güç alıp farklı amaçlarla koltuğu kullanma işi asgariye iner

*Yerel yönetimlere daha rahat ulaşılıp üyelerin sorunlarının çözümü kolaylaşır.

*il özelindeki yardıma muhtaç üyelere daha rahat ulaşılır

Bu örnekler daha fazla çoğaltılabilir.

Birlikteliği sağlayamadığımız müddetçe, bizi denetleyen sosyal bir çevremiz olmadığı müddetçe, meslek ahlakından, bürokrasiden daha çok bahseder ve üzülen yine meslektaşlarımız olur bunun için papatya falı açmaya gerek yok. Birlikteliği İL ODASI olarak sağlayıp tek ağızdan gür bir sesimiz çıkarsa bürokraside, icrada bu ses çok rahat duyulur.

                                              Sağlıcakla kalın

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.