Noktayı koyuyorum!!!

Uğur Özteke

Sık sık sohbetlerde söylerim, hatta köşemizde de paylaşırız. Sosyal hayatta en zayıf olduğum noktalardan birisi müziktir. Müzik kabiliyetim eksi 50, müzik bilgim ise sıfırdır.

Amma velakin kulak arkası ile de olsa gündemi takip ederim.

Mesela bugünlerde gazetede ne zaman elim boşa çıksa, çocuklara diyorum ki, “Bana ben yoruldum hayatı” çalın...

Gerçekten yoruldum...

Çalışmaktan; koşturmaktan yorulmadım, insanların iki yüzlülüğünden de değil, yüzsüzlüğünden yoruldum. Şerefsizliklerinden, haysiyetsizliklerinden, Allah deyip, münafıklıklarından yoruldum.

Hatta geçen günlerde patronumuz Harun Akgül abi ile de gecenin bir vaktinde yazışırken, sektörden yılgınlığım ile bir cümle kullanınca bizim patron “Hayatta hiçbir şey sıkıntı yapmaya değmez” diye yazıverdi.

Benim hayat felsefemde tek bir hareketin, tek bir cümlenin çok ama çok anlamlı önemleri olmuştur.

Harun abinin bu cümlesini de yazdım. Görüp bakacağız bakalım. Mevlam neylerse güzel eyler inşallah. 

..........

Güne çok duygusal başlamıştım.

Buna bir de değerli büyüğüm, rektör yardımcısı büyük sosyolog Prof. Abdullah Topçuoğlu Hoca’nın ziyareti ve yaklaşık 2.5 saatlik sohbeti, dersi(!) eklenince dellendim.

Ve kararımı verdim.

AK Parti, Davutoğlu ve MKYK ile ilgili bugün son yazımı yazıyorum.

.................

Şöyle bir bakıyorum da ağzı olan konuşuyor.

Okumaya bakmaya çalışıyorum. Herkes bir şeyler yazıyor.

Acı olan ne biliyor musunuz?

Konuşulanların hiçbiri birbirini tutmuyor, yazılanların hiç biri biri ile örtüşmüyor.

...........

Hangisi doğru, hangisi yanlış?

Kim doğru kim eğri?

İşin içindekiler bile bilmiyor, için içinden de çıkamıyorlar.

O zaman bize inanan güvenen isimlere son kez ve de Allah’ın izni ile düne kadar dahi yazamadığımız bazı gerçekleri yazıp olayı noktalıyoruz.

Ha bundan dolayı da yine bir bedel ödeyeceksek onu de ödeyeceğiz.

Yeter ki bir Cenab-ı Allah’a karşı bir de bize güvenen dost isimlere karşı mahcup olmayalım inşallah.

.................

50 defa bu sütunlarda yazdık 150 defa daha yazarız.

AK Parti’nin bir tek lideri vardır, o da Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Bu işe kellesini koyarak yola çıkan Reis’in Reis nefes aldıkça alternatifi olamaz.

Başbakan Davutoğlu, her ne kadar Sayın Erdoğan’ın isteği ile de oraya gelmiş olsa da girdiği seçimden büyük bir başarı ile çıkmış ve de rüştünü ispatlamıştır.

Ama Sayın Davutoğlu’nu buraya layık görerek bunu sağlayan tek isim Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Bunu tartışan kimse var mı?

Peki bugün için Cumhurbaşkanımızın cephesinden de, Başbakanlıktan da şahıs olarak buna karşı çıkabilecek bir yiğit var mıdır?

...........

Ülkenin 1 numarası ile 2 numarası her şeye rağmen bugün de yan yanadırlar.

İnanmıyorsanız bakın ve görün.

Sümeyye Erdoğan’ın düğününe iyi bakın. Cumhurbaşkanının yanında Sayın Davutoğlu, Emine Hanım’ın yanında Sare Hanım olacaktır.

Haaaa o düğüne dikkat iyi bakın, o gece Konya’dan başka kimler orada.

Görebilirseniz bizi daha iyi anlayabileceksiniz.

.................

Gelelim dananın koptuğu MKYK’nın imza işine.

MKYK’da üç kişinin imzası yok.

Cemil Çiçek, Prof. Mehmet Babaoğlu ve Selçuk Öztürk.

............

Şimdi o çokbilmiş partililere ve ne acıdır ki meslektaşlarıma soruyorum;

“Bu üç isim imza mı atmamışlar, yoksa imza işini organize edenler bu isimlere imza listesini götürmemişler midir?

...............

Yine o çok bilmişlere soruyorum;

İmza atanlar içerisinde yer alan ve bugün bile Cumhurbaşkanımızın yanında yer alan Devlet adamı, güçlü siyasetçi, Başbakanlık için ismi geçen isim; herkesin içinde “ .... beni niye kandırdınız? Kime niye imza attığımı bile bilmiyorum.......” dedi mi, demedi mi?

................

Başbakan Davutoğlu veda kararı alıp kongre tarihini açıkladığı basın toplantısında kime bakarak “Yoldan önce yol arkadaşı” dedi.

..................

Kamuoyuna MKYK’da imza kavgası, kargaşası diye sunulan ve asla aslı astarı olmayan olay neydi?

Evet çok değerli samimi dost okurlarımız.

Burada Başbakan Davutoğlu’nu kıran olay bu kararın imzaya açılması değil. Kendisi Katar’da iken kendisi için böyle bir imza kampanyasının başlatılmış olmasaydı. 

Sayın Davutoğlu haksız mıydı?

Yatağında uyumak yerine uçakta üç saat uyku ile Türkiye için çırpınan bir insana ülke dışında iken yapılan bu çalışmayı tasvip eden olmuş mudur?

Hayır...

.........

Kimse kusura bakmasın. 40 yıldır bu mesleği en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum.

Yaptıklarımız da Allah’a şükürler olsun ki ortada.

Bu yaştan sonra rüştümüzü ispat edecek değiliz.

Çok kızarsak çekiliriz bahçemize beş tavuk, iki horuz, iki köpek ve 4 tosbağa ile oyalanır, ezan okunmadan yarım saat önce de abdestimizi alır camiye gideriz.

..............

Bu lüzumsuz kavgaya onurlu şahsiyetli adam gibi adam Konyalıları alet eden, siyasetin dışından ekmek mücadelesi vermelerine rağmen paça çekiştirenler artık beni yordu.

..................

Ben yoruldum hayat.

Şimdilik bu konuya noktaya koyuyorum. Allah var keder yok.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Şerefsizlikten daha sert yatak, daha keskin soğuk, daha acı sefalet olur mu?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Adam olmaktan ümidimizi kaybetmediğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (7)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.