Otlakçı

Yusuf Alpaslan Özdemir

Memduh Şevket Esendal yaşarken siyasi, öldükten sonra da edebiyatçı kimliğiyle anılmış, başladığı tüm okulları yarım bırakmış, ailesi çiftçi olmasına rağmen kendi çabasıyla üç yabancı dil öğrenmiş nevi şahsına münhasır bir yazarımızdır. Müfettişlik görevi sayesinde Anadolu’nun birçok yerini gezme ve bu toplumun insanını yakından tanıma fırsatı bulmuş, bunu da hikayelerine yansıtmıştır. İlk baskısı 1958 yılında yapılan Otlakçı adlı hikâyeler toplamının, elimizdeki 15. Baskısı Bilgi yayınevi tarafından 2017’de yayınlanmış. Mustafa Şerif Onaran’ın Mahmut Şevket Esendal’ın edebi kişiliği ve hikayeciliğini değerlendirdiği ‘Esendal’ başlıklı makalesi de bu baskıya eklenmiş.
Aile, kadın, bürokrasi, ,1.Dünya savaşı, değişim ve dönüşüm gibi konuların işlendiği 25 hikayenin yer aldığı Otlakçı’da cümlelerin kısa, sade ve anlaşılır olduğunu görüyoruz. Bu yönüyle M.Ş.Esendal’ın sade Türkçe’ye Ömer Seyfettin’den önce yöneldiğini söyleyebiliriz. Yirmi beş hikayeden sadece ‘Mülahazat Hanesi’(düşüncelerin yazılması için defterde ayrılan bir bölük) adlı hikayenin dilinin ağır olduğunu ve anlamı günümüz Türkçe’sinden uzak bir dilde yazıldığını görüyoruz.
Necip Tosun’dan mülhem, o Türk öykücülüğünde sadelikle de derinliğin yakalanabileceğinin parlak örneklerini vermiştir. Onun öykülerinde olağanüstü şeyler olmaz. Küçük bir diyalog, bir anın tespitidir yapılan. Ama seçtiği şeyler, anlamlı ve tam öykülüktür. Onun öyküleri sarsıcı, çarpıcı değildir ama sıcak, içten inandırıcıdır. Esendal; insanımızın zayıf ve güçlü yanlarını, onları yaşatan iç dinamikleri, değişim karşısındaki tavırlarını öyküleriyle ortaya koymuştur. Onun öyküleri tümüyle duyum, gözlem ve tanıklıklara dayanır. Öykülerinde hiçbir olağanüstülük yoktur. Her gün çevremizde görebileceğimiz sıradan olaylar, sıradan insanlardır anlatılan’ (Öykümüzün Kırk Kapısı, Dedalus Yayınları, Mart 2018, s. 39)
Anadolu insanının konuşmayı sevmesi, sokak ağzı, kahvehane kültürü, Otlakçı’da yerini alır. Kahvehane konuşmaları, sokak dili, uzun diyaloglar, hatta hikayenin tamamının neredeyse diyaloglardan ibaret olması Otlakçı’ya yansıyan bir diğer özellik.
Otlakçı’da ve Esendal’ın diğer pek çok hikayesinde aile kurumu önemli bir yer teşkil eder. Yazar, toplumun ana damarı saydığı aile kurumuna çok önem verir, geleneksel kadın erkek ilişkisi tarafında yer alır. ‘Bir Kadının Mektubu’ ve ‘İki Kadın’ adlı hikayelerinde kadını haklı, güçlü ve kararlı bir profilde çizer. Tamamı bir mektuptan oluşan ‘Bir Kadının Mektubu’ adlı hikayesinde karanlık işler çeviren kocasından ayrılmak isteyen kararlı bir kadını,’ İki Kadın’da ise toplumun benimsediği zengin bir mühendisten sabahlara kadar kumar oynadığı ve dürüst olmadığı için boşanıp bir usta başıyla evlenen Behin’i, örnek karakterler olarak gösterir okuyucuya.
Memduh Şevket Esendal; ‘Arabacı Ali’de ise 1. Dünya Savaşı sonrası Anadolu’daki bozulmayı, asker kaçaklarının eşkıyalığa başlamasını sürükleyici bir dille anlatır.
Bürokrasi de Esendal’ın kitaptaki hikayelerinde üzerinde durduğu temel konulardan biri olarak yer alır. ‘ İşin Bitti’ adlı hikayede, toplumun alt seviyedeki insanları na layık bir muameleye maruz kalan köylülerin, dönemin muktedirleri nce ezilmeleri etkileyici bir şekilde anlatılır. Tek parti döneminde ikinci adamlığa kadar yükselen yazar, bürokrasinin kanunları insanların aleyhine kullanmasını çarpıcı bir şekilde işler.
Bireylerin kişisel özellikleri de mizahi tarzda, bolca ironiyle verilir. Kitaba ismini veren Otlakçı’da boşboğazlık, cimrilik, yüzsüzlük gibi zaaflar öyle başarılı aktarılır ki, hikayenin odağındaki olumsuz karakteri okurken kendimizi ona karşı son derece sinir olmuş bir ruh halinde bulabiliriz. ‘Bildim’ adlı öyküde de kaymakamla vatandaşın sohbetindeki iletişim kopukluğu, yanlış anlamalar okuyucuyu güldüren nitelikleri haizdir.
Hasılı Memduh Şevket Esendal, Otlakçı’da bize bizi anlatmış, sade ve anlaşılır bir dille de derin fikirlerin işlenebileceğini ispatlamış; içtenliğe önem vermiş, bireye hata yaptığında dahi sevgiyle yaklaşmasını bilmiş değeri yeterince bilinmemiş üzerinde ehemmiyetle durulmaya layık bir isim.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.