Özgürlüğe kilit vurulamaz

Halil Özkan

Büyüklerimiz darbenin ne olduğunu ve nasıl bir şey olduğunu gördüler, yaşadılar, biliyorlardı ama genç nesiller olarak bizler bilmiyorduk. Bildiğimiz sadece kulaktan dolma bilgilerdi ve neredeyse efsaneleşen lakırdılardı diye biliriz. Biri de sokağa çıkma yasağı; özgür ve demokrat bir ülkede o ülkenin insanlarına engel koymak ne kadar özgürlük olur o ayrı bir konu.

Geçen sene bugün; devletin araçlarına, ordu malına, teçhizatına el koyarak kısaca gasp ederek, halka karşı bir ayaklanma başlatan, yıllarca sinsice Türk ordusunun içine sızmış FETÖ’ye karşı, tek yürek olan Türk milleti dünyaya örnek olacak şekilde demokrasisine ve huzuruna sahip çıkmıştı.

15 Temmuz öncesi darbeleri görenlerde pişmanlık vardı o günlerde korktukları için 60 ve 80’lerde sokağa çıkıp dik duruşunu ve Atatürk’ün bu millete verdiği hakkı “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” koruyamadı. Bu darbe girişiminde de geçmişte yaşadıkları, pişmanlık ve korkularını yenmek adına canları pahasına sokaklara çıkarak hükümete ve vatanımıza sahip çıkmak için canlarını hiçe sayarak taşla, sobayla, atletle, donla tankların ve gözü dönmüş asker bozmalarının önüne geçerek Çanakkale ruhuyla demokrasi geçilmez dedi ve vatanı müdafaa ettiler.

O gün her görüşten insan Türkçüsü, milliyetçisi, Kemalisti, sağcısı, solcusu, dindarı, CHP’lisi, MHP’lisi, AK Parti’lisi, halkımız o gece görüş farkı gözetmeksizin kenetlenerek adeta bir vücutta can bulmuş bir Bozkurt gibi tek yürek, tek bilek olarak kardeşçe, kahramanca savaştı. Bu birliktelik daha önce görülmedik bir birliktelikti o gece tıpkı Kurtuluş savaşı gibiydi. Vatan sevgisi ve iman gücüyle güzel ülkemizi hain terör örgütlerine karşı savunduk. Hain darbe girişimi halkın hükümete ve devlete sahip çıkmasıyla geri püskürtüldü. İlerde ders kitaplarına yansıyacak tarihi bir olaydır bu. Bu bir destandır, halk destanıdır.

Vatandaşımız o gün; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur” diyerek verdiği nasihati yerine getirip Türk’e kafa tutulamayacağını tüm cihana bir kez daha ruhun aynı ruh, bedenin aynı beden, kanın aynı kan olduğunu ispatlamış olduk.

Gece yarısına kadar meydanlarda düzenlenen nöbetlere katılan, meydanların boş olmadığını, sahipli olduğunu gösteren aziz Türk milletinin bu davranışı takdire şayandı doğrusu. Allah onlardan razı olsun. Bu uğurda canlarını seve seve feda eden demokrasi şehitlerimize Allah’tan rahmet diler, hainleri de lanetliyorum. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir aksini düşünene o gece cevabımızı tüm ulus olarak verdik. Allah bir daha bu millete böyle günler yaşatmasın…