‘Prof. Dr. Erol Güngör’ü Okuldan Kovmuşlar!

Mustafa Balkan

Millî şuura sahip Cengiz Dönmez Bey, sosyal medya hesabından paylaşınca haberim oldu demeyeceğim. Ama iki fotoğrafı yan yana koyunca; aradaki farkın bariz bir şekilde ortaya çıkması karşısında “susan dilsiz şeytan” olmamak adına ‘neden’, ‘niçin’ ve ‘nasıl olur’a dair bir şeyler karalamak gerektiğine inandım.


Kıymetli okurlara, Karatay İlçesi, Akabe Mahallesi Alaaddin Kap Caddesi’nin sağ tarafında yer alan Konya Türk Telekom Sosyal Bilimler Lisesi’nin değişen adından bahsetmek istiyorum. 2006-2007 Eğitim ve Öğretim yılında “Konya Prof. Dr. Erol Güngör Sosyal Bilimler Lisesi” adıyla 42 öğrenciyle, bir başka okulun giriş katında eğitime başlayan bu okulumuzun adı; 2009-2010 Eğitim ve Öğretim yılında Türk Telekom tarafından yapılan kendi binasına taşındıktan sonra “Türk Telekom Erol Güngör Sosyal Bilimler Lisesi” olarak değişiyor. Okulun sitesinde yer alan Okulumuzun Tarihçesi bölümünde okulun adıyla ilgili şu bilgi dikkati çekiyor:
“Türk fikir ve düşünce hayatında önderlik yapmış değerli şahsiyetlerimizin isimlerinin yaşatılması ve gelecek kuşakların bu şahsiyetleri tanıyarak örnek almaları amacıyla; ülkemizin önemli sosyal bilimcilerinden olan Prof. Dr. Erol Güngör’ün isminin okulumuza verilmesi bakanlığımızca uygun görülmüştür.”
Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygun görülen “Erol Güngör” ismi o halde neden okul tabelasından çıkartıldı? Facebook’taki hesabımdan konuyu “‘Câmideki Rektör’ü Okuldan Kovmuşlar!” başlığı altında irdeledim. Yapılan yorumlardan ve bilgilerden okulun tabelasından “Erol Güngör” adının neden çıkartıldığını da böylece öğrendim. Cumhurbaşkanımız tarafından “Millî” ve “Yerli” kelimeleri son zamanlarda ne kadar sıkça telaffuz edilse de adının önüne “Millî” kelimesi gelmesiyle eğitim sisteminin milli olunamayacağını dağdaki çoban da öğrendi artık. Özelleştirilen Türk Telekom’un yüzde 55 hissesini alan Suudi şirketi Oger Telekom, Türk Mahkemelerine başvurarak, MEB tarafından uygun görülen “Erol Güngör” adının tabeladan çıkartılmasını istemiş. Türk Mahkemeleri de o ismin çıkartılmasına karar vermiş. MEB yetkilileri bu karara mahkemede şaşıp kalmışlar ve kendileri tarafından o okula uygun gördükleri “Erol Güngör” ismini savunamamışlar.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın düştüğü şu hallere bir bakar mısınız?..
Eğitimizin düştüğü durum ise zaten içler acısı!..

***
Konyalı, hayatında ilk defa "Camide bir rektör" görmüştü. 1983'te Selçuk Üniversitesi'ne rektör olarak tayin edilen Türkiye'nin yetiştirdiği büyük sosyolog Prof. Dr. Erol Güngör'ü Konyalılar, severek bağırlarına basmıştı. Sekiz aylık görevi sırasında üniversiteyi ayağa kaldırarak ehliyet ve liyakat çerçevesinde büyük bir kadrolaşma gerçekleştirerek Selçuk'u ayağa kaldırmıştı. Selçuk,  onun sayesinde ilim ve irfan yuvası haline gelmişti.
İslâm'ın Bugünkü Meseleleri adlı eserinde, “İslâm dâvasının öncelikle siyasi bir dâvâ olduğuna inanmıyoruz. Müslümanlar yeni bir medeniyet kurarak varlıklarını korumak ve yüceltmek mecburiyetinde bulunuyorlar” diyen Erol Güngör hoca, İslâm dâvasının politik arenadan çıkartılıp, medeniyetler çatışması noktasında değerlendirilmesi ve Müslümanların da bu medeniyetler çatışmasında mutlaka zafere ulaşmaları gerektiğine dikkati çekiyor. 
Batı medeniyetinin bugünkü durumunu da şöyle özetliyor: “Bir medeniyeti ancak dini bir maya, canlı tutabilirdi; Modern Batı teknolojisi, ilme olan aşırı güvenin esiri oldu ve insanlığa Faşizm ve Komünizm gibi belâlar getirdi. Batını o çok övdüğü ve kendi medeniyetinin temeli saydığı rasyonalizm ve hümanizm, hakikatle Batı medeniyetinin "özünü" bozan, onu içinden yıkan birer mikrop sayılmaktadır.”
Erol Hoca, bu kitabında en çarpıcı tesbitlerini ise "İslâm Hukukunun Meseleleri" bölümünde yapmıştır: "Bugünkü İslâm dünyasının en önemli meselelerinden biri de hem İslâm'a, hem modern hayata uygun bir hukuk sisteminin kurulmasıdır" der. Erol Güngör; "İslâm davasının asıl yükü, fikir adamlarının omuzlarında" olduğunu biliyor ve "Müslüman aydınlar ve din adamları, âlimler, mütefekkirler, sanatkârlar bu sorumluluğun şuuruna ermek zorundadırlar. Medeniyet âlimlerle sanatkârların işidir. Yeni bir İslâm medeniyeti de elbette ilim, fikir ve sanat eseri yaratanların omuzlarında yükselecektir" şeklinde haykırıyor. 

***
İşte o ilim, fikir ve sanat eserini meydana getirecek insan unsuru da eğitim sayesinde şekilleniyor. Eğitim sistemimiz 14 seneden bu yana insanı eğitmiyor, un değirmeninin çarkları gibi arasına aldığı insanımızı âdeta öğütüyor. YAP-BOZ TAHTASI haline gelen eğitim sisteminin bir okulundan "EROL GÜNGÖR" adı, kimin neresine battı da rahatsızlık yarattı bilemiyorum.
'Camideki Rektör'ü okuldan kovanlara bir çift sözüm olacak: 
Bundan böyle rahatça Hind, bulamazsanız Arap kınası yakabilirsiniz.

AZİZİM DİYOR Kİ…
Buradan Konya Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerine sesleniyorum. Vefa diye bir semt var İstanbul’da. Kurucusu Konyalı’dır. Vefa’nın anlamını biliyor ve Erol Güngör ismine vefalı bakabiliyorsanız, kalbinizin bir tarafında o isme karşı bir sevgi ve dostluk kaldıysa; bir başka okulumuza “Konya Erol Güngör Anadolu İmam Hatip Lisesi” adını vererek o şerefi tekrar elde edebilirsiniz.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.