Rahmetli Yazıcıoğlu anısına

Prof. Dr. Hüseyin Muşmal

Bugün, 25 Mart 2009 tarihinde Türkiye’yi yasa boğan elim Helikopter kazası sonucunda vefat eden Türkiye Cumhuriyeti Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünün 6. yıl dönümü vesilesiyle hislerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Hemen hemen herkesin ortak yorumudur ki Muhsin Yazıcıoğlu bir milletvekili olmakla birlikte siyaset üstü bir insandı. İnsanlar, onun başında bulunduğu siyasi partiye mensup olsun olmasın, savunduğu görüşlere katılsın veya katılmasın Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu hakkında “Adam gibi Adamdı” tabirini kullanmaktadır. Yazıcıoğlu’nun ve arkadaşlarının ölüm şekli yediden yetmiş yediye herkesi hüzünlendiren bir şekilde gerçekleşmiş olduğundan ve üstelik yıllar önce cezaevinde yazmış olduğu şiirin bu açıdan çok manidar bulunmasından dolayı, insanlar hüzünlerini daha kuvvetli bir şekilde yaşamışlardır. Hayata karşı verdiğimiz mücadele, hayata bakış açımız, yaşam biçimimiz veya siyasi düşüncemiz ne olursa olsun sonuçta hepimiz insanız. Bu noktada hüzün de insana özgü bir duygudur. Ben de hayata duygusal bakan bir insan olarak, bu acı ölümden ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun gazete, dergi ve televizyonlarda günlerce yer bulan şiirinden çok etkilenmiştim. Bu duygu yoğunluğu içerisinde, babasını genç yaşta kaybetmiş birisi olarak Rahmetli Yazıcıoğlu’nun defnedildiğini gördüğüm dakikalarda dudaklarımdan dökülenleri bir şiir haline getirmiştim. Bu dizeleri, Yazıcıoğlu’nun ölümünün 6. yıldönümü münasebetiyle sizlerle paylaşmak istedim. Bu vesile ile rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ve yakın zamanda kaybettiğimiz annemiz Fidan Yazıcıoğlu’na Allah’tan gani gani rahmet diliyorum.

 

Zirveye çıkardın yüce davanı

Beyazlar üstüne kırmızı düştü

Üşürken ağlattın seni seveni

Arkandan binlerce yiğitler koştu

Adam gibi adam dedi her duyan

Yıldızdı bildik ya o gökte kayan

İnanmadı ölüşüne seni görmeyen

Ümidimiz her gün yeniden coştu

Hücrede yatarken göğsünü gerdin

Binlerce Mehmed’e sen azim verdin

Vatana millete hizmetti derdin

Çektiğin çileye bakışın hoştu

Gözleri kamaşan günden güneşten

Zorluktan kaçanlar el çeken işten

Bilmedi kıymetin sevdi de içten

Sevdamız gönüllere sığmadı taştı

Sonsuzluğu özledin acı çekerken

Tırnağınla geldin de gidişin erken

Sen gökte uçmağa kanat açarken

Duamız yerleri gökleri aştı

Sen üşüme yeter çok ağıt yaktık

Akif’in yanına gittik bıraktık

Şimdi üşümek bizedir artık

Oysa yürekler yandı tutuştu

Eşrefoğlu sus artık nedir bu figan

Ölüm hak bilirsin bilir inanan

Şehidini arkasından rahmetle anan

Türk’ün sınavı kordu ateşti

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.