SABIR HACI SABIR

Muzaffer Kırmacı

Bizim ihtiyar delikanlılara bir haller olmuş.

      Yerlerinde duramıyorlar.

      Bir kısmı Yeniçeriler gibi kazan kaldırmış.

      Sanki yasaksız günlerde günün 24 saati şehirde fink atıyorlarmış gibi, yasak denince huysuzlanıyorlar.

      Yasak olmasaydı da yaşlılarımız aklî selim davranacak, “ne olur ne olmaz” diye kolay kolay evden dışarı çıkmayacaklardı.

      Bir de tersinden bakalım isterseniz.

      Yasak konmasaydı. Yaşlı insanların ölüm oranı yükselseydi, o zaman da yetkiler suçlanacak, krizi iyi yönetemedikleri söylenecekti.

      Yani eşeğin kuyruğunu kesme. Kimi uzun der kimi de kısa.

       Kırk yıl sırtınızda taşıdığınız kişiye “Çok yoruldum. Biraz dinleneyim" deseniz sizden kötüsü olmaz.  

      Yani demem o ki insanları memnun etmek çok zor.

      Nüfus sayımında 1 gün sokağa çıkma yasağı olurdu da, zaman geçmek bilmezdi. Saat 17'de yasak bitecek diye saate bakıp dururduk.

      Ama şimdiki durum başka.

      Durumlar çok vahim. Olağanüstü günlerden geçiyoruz. Sonu aydınlık olacak inşallah.

      Bir kere çevremize baksak, yasaklara rağmen şükredeceğimiz ne büyük nimetlerin olduğunu görürüz.

      Bütün dünyası yattığı yatak ve içinde yaşadığı oda olan insanlar ne yapsınlar?

      Eğer meseleye bu açıdan bakacak olursak, şükredecek  ne çok şeyimizin olduğunu görürüz.

      Her şeyin daha iyisi olduğu gibi, daha kötüsü de vardır.

      Biraz da bu açıdan bakmak gerekmez mi?

      Adamı derdest etmişler yaka paça sürükleyerek götürürlerken kalabalıktan birisi sormuş.

      “Hayrola hemşehrim. Nereye götürüyorlar seni?”

      “İdama"  demiş adam.

      “Allah beterinden saklasın" demiş soruyu soran adam.

      Mahkum sinirlenmiş.

      “Ulan idama götürüyorlar idama. Bunun beteri mi olur?”

      Adamı idam sehpasına çıkarmışlar. İlmeği tam boynuna geçireceklermiş ki bir ses duyulmuş.

      “Durdurun idamı. Karar değişti. İdam edilmeyecek.”

      Mahkum biraz sevinecek gibi olmuş. Ama sevinci uzun sürmemiş.

      Adam sözüne devam etmiş.

      “Mahkum kazığa oturtulacak.”

      Adam “eyvah" demiş ama ne çare.

      Ne diyor şair?

      “Beterin beteri var haline şükret dostum.”

     

     

     

     

     

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.