Şaşırmamız Lazım

Macit Uluçamlıbel

Belki de en çok duyduğunuz cümle ‘artık olup bitenlere şaşırmıyorum’ oldu. Şaşırmalıyız… Müslüman olduğunu iddia eden insanların, evlerine, çoluk çocuklarına rızık götürdükleri işlerinin başındayken bile ahlaksızlık yapmalarına şaşırmalıyız. Gencecik bir kızımıza önce tecavüze kalkışıp sonra türlü türlü eziyetle canına kast edebilecek canilerin aramızda dolaşıyor olmasına şaşırmalıyız. Savunmasız bir kız çocuğunun canını alırken arkadaş yardımlaşması yapılıyor olmasına şaşırmalıyız. Bir ana kuzusu can çekişirken onun canına kast eden evladına yardım edebilen babaların olmasına şaşırmalıyız. Tabi bunlara şaşırmak için bu tarz haberleri az duymamız lazım. Her gün ülkemizin bir yerlerinden taciz, tecavüz, cinayet haberleri geliyorken. Özellikle kadınlar türlü bahanelerle sokak ortalarında öldürülüyorken. Hala töreleri, namusu bahane ederek ölüm kararları alanlar ve kendi evlatlarını kendi evlatlarına öldürtenler varken. Koskoca şehirlerimizde gencecik kızlarımız birileri tarafından lime lime doğranıp bavullarla çöpe atılıyorken. Bu vahşilere aileleri yardım ve yataklık ediyorlarken. Sürekli bu iğrenç mahlukların katliamlarını okuyor izliyorken nasıl şaşıracağız?

Özgecan’ın tek suçu annesinin de söylediği gibi o caninin o sapığın kullandığı minibüse binmesiydi. Yüzbinlerce üniversite öğrencisi gibi o da okulundan evine gitmek için belki daha önce yüzlerce kez yaptığı gibi toplu ulaşım araçlarından birisini tercih etti böyle bir vahşet kimin aklına gelirdi ki onun aklına gelsin. O canilerin alacağı ceza ne ailesini nede duyarlı milletimizi tatmin etmeyecek inşallah adillerin en adili olan yüce yaradan daha bu dünyada kahhar sıfatıyla o canileri kahretsin.

Bu konuda söylenecek çok şey var lakin burada yazamıyorum. Allahtan kardeşimize Rahmet kederli ailesine başsağlığı diliyorum.

Söyledik ya şaşırma özürlüyüz. Olup bitenlere şaşırma özürlü toplumumuzun bir de ne yapacağını şaşırmış olan kısmı var. Gencecik bir kızın ölümü üzerinden rant sağlamak olup bitenlerden siyasi çıkar devşirmeye çalışan tuhaf insanlar. Sorsan Müslümanım diyen ama vahşice öldürülmüş bir kızımızın ardından bir Fatiha yollamak yerine, güya olan biteni dans ederek protesto edenler var. Bir acıyı bahane edip bindikleri otobüste ücret ödemeyerek otobüsün şoförüne hakaretler edip tartaklayanlar var. Bu saydıklarım da ne yapacağını şaşıranlar.

Aldığım notlar hep siyaset üzerineydi bir haftadır. Ama derinden etkilendiğimiz bir olayla ilgili yazmadan edemezdim. Doğruyu konuşmak gerekirse yazımın ilk kısmını defalarca yazdım bu vahşeti gerçekleştirenlere ne söylesem az ama yazdıklarımı okuyanlara karşı saygımdan dolayı sansür uygulamak zorunda kaldım. Bu tarz suçlarda uygulanacak cezaların arttırılmasını dileyerek, şimdilik bu konuya nokta koyuyorum.

28 Şubat’ın yıldönümüne yaklaşırken 28 Şubat davasıyla ilgili ilginç bir gelişme yaşandı. Davada mağdur olarak ifadesi alınan ve yargılananlardan şikayetçi olup olmadığı sorulan Şevket Kazan ‘Hayatımın en zor kararıdır bu dosya için şikayetçi olmak. Ben şikayetçi değilim’ dedi. 28 Şubat’ta eziyet çeken, mağdur edilen ve kendilerine güvenen, inanan insanlara bu kararının mantıklı bir açıklamasını yapacak mı acaba Şevket Kazan. Dedik ya şaşırmıyoruz hiçbir şeye. Ben şahsen buna da şaşırmadım.

Hayırlı Cumalar.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.