SEVDİM SENİ BİR KERE

Hasan Durucan

Konyaspor camiası olarak içerisinden birçok ders çıkarabileceğimiz bir Galatasaray müsabakasını daha geride bıraktık, bırakıyoruz. Çalışma şartlarımdan dolayı İstanbul'a gidememiş olsam da benim gibi takımını ekran karşısında yalnız bırakmayan yüzbinlerce taraftardan biri olarak her zamanki gibi takımımıza canı gönülden destek verdim.

Maçın kritiğini daha iyi yapabilmek adına biraderi de alıp ismi lazım değil bir kafeye geçtim. Konya'nın diğer birçok mekanın da olduğu gibi bulunduğumuz mekanda belki de Konyalıdan çok Galatasaraylı taraftar vardı. Daha doğrusu Konyalı olup da Galatasaray'ın kaçırdığı fırsatlarda dizini döven, attığı gollerde masadan zıplayıp sevinen insanlar vardı ki artık bunlara alıştık. İçten içe çok hazmedemesem de şahsım adına ben buna saygı duyuyorum. Duymak da zorundayız. Ama bizim onlara duyduğumuz saygının onda birini bize gösteremeyecek kadar hödükler de var. Şunu hatırlatmak gerekir ki Konyaspor bu şehrin sadece bir futbol takımı değil; Konya'nın markası, dışarıya açılan pencerelerinden biri, ticaretin köprüsüdür. Doğup büyüdüğünüz, karnınızı doyurduğunuz topraklara sırf bu yüzden ihanet ediyorsunuz. Bu takım bir Trabzonspor olamıyorsa bunun en büyük nedenlerinden biri budur. Çocuklarınıza yaşadıkları şehirlerin takımlarını sevmeyi öğretin. Belki her zaman mutlu olamazlar ama gerçekten sevmeyi öğrenirler.

Kendi açımızdan bakıldığında içinde bulunduğumuz süreç öyle sıkıntılı ki adeta kabus dolu bir sezon geçiriyoruz. Ligin 25. haftasına geldiğimiz halde sadece 21 puan toplayabildik. Bu puan da bizi düşme hattında tutuyor. Aykut Kocaman'dan sonra Mustafa Reşit Akçay ve Mehmet Özdilek ile üst üste alınan başarısız sonuçlar bizi dibe vurdurdu. Aynı sezonda üçüncü teknik heyeti başımızın üzerinde taşımaya başladık ki şimdi Sergen Yalçın ile kritik virajda son kozumuzu oynuyoruz.

Önümüzde gerçekten çok riskli bir dokuz maçlık periyot var. Yeri geldi yapıcı eleştirdim, yeri geldi incitmeden kinaye yaptım yeri geldi bazı noktalarda sitem ettim ama şimdiye kadar hiçbir şey övgülerimin üzerine geçemedi, geçemez de! Çünkü her koşulda, her durumda takımımı canı gönülden seviyorum. Gün birlik olma vaktidir. Sergen Yalçın ile temiz bir sayfa açtık ve şu noktadan sonra zerre kadar eleştirinin kimseye faydası olmaz. Olmadığı gibi iğne ucu kadar bir olumsuzluk bile bize çok ağır patlayabilir. İçerisi dışarısı yok.

Biri üçü yok, puan puandır ve bir puan bizi ligde tutacağı gibi saf dışı da bırakabilir. İşte bu yüzden beğenmemezlik yapmayalım ve sonuna kadar destekleyelim. Biri gelmişti, bu takımı üst üstte iki yıl Avrupa'da oynatıp bir kupa alıp ikinci kupanın alınmasına vesile olduğu için kahraman ilan edilmişti. Şimdi diğeri geldi, üç yılda yakalanan başarının üzerine miras gibi konanların beş ayda yediği takımı düşme potasından alıp takımı ligde tut; bu şehir seni de kahraman ilan etsin der ve susarım.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.